Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Mersin Şubesi, Çamlıyayla Kasım Ekenler Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü ve sendika üyesi Abdullah Cankara’nın görevden alınmasına ilişkin basın açıklaması yaptı. Şube adına açıklamayı okuyan Özlük-Hukuk Sekreteri Funda Gök, “Çamlıyayla ilçesinde yaşananlar, bireysel bir mağduriyetin çok ötesindedir. Yaşananlar; liyakatin tasfiye edildiği, kamu kaynaklarının siyasal ve ekonomik rant aracı haline getirildiği, hukukun ise bu düzeni korumak için araçsallaştırıldığı bir sürecin açık göstergesidir” ifadelerini kullandı.

“Denetimsizliğin egemen olduğu bir yapı inşa edilmektedir”

Sözlerine devam eden Gök, “Bugün Çamlıyayla’da karşı karşıya olduğumuz tablo, doğrudan doğruya siyasal iktidarın yarattığı bu antidemokratik ve hukuksuz iklimin ürünüdür” şeklinde dikkat çekerek, “İktidara ve yereldeki uzantılarına yakınlık üzerinden görev verilen idari kadrolar eliyle eğitim kurumları birer kamu hizmeti alanı olmaktan çıkarılmakta; keyfiyetin, yandaşlığın ve denetimsizliğin egemen olduğu bir yapı inşa edilmektedir. Bu yapı, yerelde oluşturulan çetevari ilişkiler ağıyla kamu kaynaklarını talan etmekte; bu düzeni teşhir edenleri ise baskı, soruşturma ve kumpaslarla susturmaya çalışmaktadır” dedi.

Gemini Generated Image 5Cy3Ol5Cy3Ol5Cy3

“Haksızlıklara sessiz kalmayız”

Eğitimin siyasal ve ideolojik dayatmanın aracı haline getirilemeyeceğinin altını çizen Gök, “Eğitim; kamusal, bilimsel, laik ve anadilinde eğitim ilkeleri temelinde yürütülmek zorundadır. Yolsuzluğa, usulsüzlüğe ve hukuk dışılığa asla izin vermeyeceğiz! Sendikamızın üyeleri, görevlerini bu ilkelere bağlı kalarak yerine getirir. Liyakatleriyle görev alan eğitim emekçileri ve yöneticiler; karşılaştıkları usulsüzlüklere, yolsuzluklara ve haksızlıklara sessiz kalmaz. Siyasi icazetle değil emekleriyle o görevlere geldikleri için, kamusal eğitime zarar veren hiçbir uygulamayı görmezden gelmezler. Üyemiz Abdullah Cankara’ya yönelik süreç tam da bu nedenle başlatılmıştır. Çamlıyayla Kasım Ekenler Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde müdür olarak görev yapan üyemiz, görevini liyakatle yürütürken İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde yaşanan usulsüzlükleri dile getirmiştir. Bunun üzerine hakkında başlatılan soruşturmalar hukuki değil, siyasi saiklerle yürütülmüş; önceden kurgulanmış bir senaryo doğrultusunda itibarsızlaştırılmak istenmiş, ardından görevinden alınarak sürgün edilmiştir” diye konuştu.

“Bu sürecin ne kadar keyfi ve dayanaksız olduğunu ortaya koymaktadır”

Sürecin bir disiplin soruşturması olmadığını, bir kumpas ve tasfiye operasyonu olduğunu kaydeden Gök, “Dosya kapsamında ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘iftira’ ve ‘kumpas’ şüpheleri yargıya taşınmış; Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma başlatılmıştır. Ancak yargı süreci devam ederken, gerekli teknik incelemeler tamamlanmamışken idari yaptırım uygulanmak istenmesi hukukun açık ihlalidir. Savcılık süreci devam ederken dosyanın ‘bekletici mesele’ yapılmaması, idarenin niyetinin gerçeği ortaya çıkarmak değil, hedef aldığı bir eğitimciyi cezalandırmak olduğunu açıkça göstermektedir. Dahası, müfettiş raporunda açıkça ‘okulda huzursuzluk yaşandığına dair ifade bulunmasa da…’ denilmesine rağmen görevden alma önerilmesi, bu sürecin ne kadar keyfi ve dayanaksız olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 04 30 154228

“Vahim bir tabloyu ortaya koymakta”

Soruşturmayı yürüten müfettişlerin tarafsızlığının ciddi biçimde tartışılması gerektiğini vurgulayan Gök, “Şikayetçi tarafın yönlendirmesiyle hareket eden, tarafsızlıktan uzak uygulamalarla yürütülen bu süreç, başlı başına bir hukuk ihlalidir. Çamlıyayla’da tespit ettiğimiz usulsüzlükler ise çok daha vahim bir tabloyu ortaya koymaktadır. ‘İhtiyaç olmadığı halde okulların ve kamu kurumlarının iktidara yakın müteahhitlere ihale edilerek tadilata sokulması. Kamu lojmanlarının siyasi yakınlık esas alınarak usulsüz biçimde dağıtılması. Yöneticilerin açıkça siyasi parti bağlantılarını kullanması. Öğrencilerin tarikat, cemaat ve çeşitli dernekler aracılığıyla ideolojik yapılara yönlendirilmesinin idareciler eliyle organize edilmesi.’ Bunların tamamı suçtur ve kamu zararına yol açmaktadır. Üyemiz Abdullah Cankara, ‘susmak suça ortak olmaktır’ diyerek bu düzene boyun eğmemiştir. Bugün maruz kaldığı sürgün, bu kirli düzeni korumaya çalışanların bir intikam girişimidir” ifadelerini kullandı.

Mersin’de uçan kurye, siparişi yamaç paraşütüyle teslim etti
Mersin’de uçan kurye, siparişi yamaç paraşütüyle teslim etti
İçeriği Görüntüle

"Tüm usulsüzlükler bağımsız ve tarafsız bir şekilde soruşturulmalıdır"

Yapılan açıklamanın aynı zamanda bir suç duyurusu olduğunu belirten Gök, “Buradan açıkça ilan ediyoruz. Savcılıkları göreve çağırıyoruz. Üyemize yönelik tüm idari işlemler derhal durdurulmalı, yürütülen soruşturmalar iptal edilmelidir. Çamlıyayla’da ortaya koyduğumuz tüm usulsüzlükler bağımsız ve tarafsız bir şekilde soruşturulmalıdır. Eğitim Sen olarak; kamusal eğitimi, eğitim emekçilerinin onurunu, liyakat ilkesini ve kamu yararını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Bu hukuksuz düzeni kuranlar da, sürdürenler de er ya da geç hukuk önünde hesap verecektir” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: Ahmet Atala