Haber sitemize açıklamalarda bulunan Diş Hekimi Ozan Küçük, diş sağlığıyla ilgili merak edilen konulara dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.
Diş ağrısı geçtiğinde sorun gerçekten bitmiş olur mu?
Hayır. Diş ağrısının geçmesi, sorunun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Hatta bazı durumlarda ağrının kendiliğinden kesilmesi, dişteki problemin ilerlediğini gösterebilir.
Diş ağrısı geçtiğinde asıl tehlike başlamış olabilir mi?
Diş hekimliğinde bazen en yanıltıcı durum, hastanın ağrısının geçmesiyle sorunun çözüldüğünü düşünmesidir. Çünkü ağrı, dişin hastalığı değil; hastalığın bir belirtisidir. Diş ağrısı azaldığında üç farklı süreç yaşanıyor olabilir.
İyileşme: Sorunun nedeni ortadan kalkmıştır ve dokular iyileşmektedir.
Geçici rahatlama: Ağrıya neden olan uyaran azalmış, ancak çürük veya iltihap devam etmektedir.
Sinir dokusunun canlılığını kaybetmesi: Ağrıya neden olan pulpa dokusu nekroze olmuş olabilir. Ağrı azalsa bile enfeksiyon kök ucuna ilerleyebilir.
Peki diş ağrısı geçtikten sonra enfeksiyon vücuda yayılabilir mi?
Evet. Tedavi edilmemiş bir diş kaynaklı enfeksiyon, bazı durumlarda çevre dokulara ve yüz-boyun bölgelerine yayılabilir. Nadir fakat ciddi durumlarda daha derin dokuları da etkileyebilir. Özellikle yüz şişliği, ateş, ağız açmada belirgin kısıtlılık veya genel durum bozukluğu varsa acil değerlendirme gerekir. Nefes alma ya da yutma güçlüğü gelişirse acil servise başvurulmalıdır. Bu nedenle ağrının geçmesini beklemek veya yalnızca ağrı kesicilerle rahatlamaya çalışmak, altta yatan nedeni tedavi etmez. Diş ağrısının geçmesi, hastalığın bittiğini değil, yalnızca ağrı belirtisinin ortadan kalktığını gösterir. Sorunun gerçekten çözülüp çözülmediği, nedenine ve dişin klinik durumuna göre belirlenir. Ağrının susması, hastalığın sustuğu anlamına gelmez.
Diş eti kanaması hangi hastalıkların habercisi olabilir?
Diş eti kanaması normal kabul edilmemelidir. Özellikle diş fırçalarken, diş ipi kullanırken veya kendiliğinden ortaya çıkıyorsa diş eti hastalıklarının yanı sıra bazı sistemik hastalıkların da belirtisi olabilir. En önemli nokta, kanamanın yalnızca ağız içindeki bir sorundan mı kaynaklandığını, yoksa genel sağlığı ilgilendiren bir durumun işareti mi olduğunu ayırt etmektir.
Bembeyaz dişler her zaman sağlıklı dişler midir?
Hayır. Bembeyaz dişler her zaman sağlıklı dişler değildir. Aynı şekilde, doğal olarak sarımsı renkte olan dişler de sağlıksız olmak zorunda değildir.
Dişlerin rengi; mine tabakasının kalınlığına, dentinin doğal rengine, yaşa, genetik özelliklere ve dış etkenlere bağlıdır. Dişlerin sağlıklı olup olmadığını belirleyen temel ölçüt renkleri değil, dokularının ve çevrelerinin durumudur.
Evde karbonat ve limonla diş beyazlatmak dişlere zarar verir mi?
Evet. Karbonat ve limonu karıştırarak diş beyazlatmaya çalışmak dişlere zarar verebilir. Özellikle limonun asidik yapısı, diş minesini mineral kaybına uğratabilir. Karbonatın aşındırıcı etkisi de uygulama şekline ve sıklığına bağlı olarak bu riski artırabilir. Dişlerin ilk başta daha beyaz görünmesi, mineye zarar verilmediği anlamına gelmez.
Tedavi edilmeyen diş çürükleri genel sağlığımızı etkiler mi?
Evet. Tedavi edilmeyen diş çürükleri yalnızca ağız sağlığını değil, bazı durumlarda genel sağlığı da etkileyebilir. Ancak her çürüğün vücutta başka bir hastalığa neden olacağı düşünülmemelidir. Risk, çürüğün derinliğine, enfeksiyon gelişip gelişmediğine ve kişinin genel sağlık durumuna bağlıdır.
Vatandaşların diş sağlığı konusunda yaptığı en büyük hata nedir?
Bence en büyük hata vatandaşın hatası. Diş ağrımadıkça dişlerin sağlıklı olduğunu düşünmektir. Çünkü diş çürükleri ve diş eti hastalıkları, erken dönemlerinde hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir. Ağrı başladığında ise sorun çoktan büyümüş olabilir. Ancak bu, toplumda sık karşılaşılan hatalardan yalnızca biri. Diş sağlığını olumsuz etkileyen başka alışkanlıklar da var.


