Emekli Edebiyat Öğretmeni Ramazan Yılmaz, 21 yıllık titiz bir saha çalışmasının ardından unutulmaya yüz tutmuş 196 yöresel oyunu "Gençlik Oyunları" adlı eserde topladı. Müslüman Milletler Anadolu Turan Derneği iş birliğiyle yürütülen projede, dijital bağımlılıkla mücadele eden yeni neslin geleneksel oyunlarla buluşturulması ve eserin kamuoyuna kazandırılması için hayırseverler ile yetkililere çağrı yapıldı.
21 yıllık emeğin ürünü dijital nesle miras kalacak
Meslek hayatı boyunca görev yaptığı yedi vilayette, ilçelerde ve memleketi Isparta'nın Yalvaç ilçesine bağlı Bağkonak köyünde gözlemlediği oyunları kayda geçiren 76 yaşındaki araştırmacı-yazar Ramazan Yılmaz, çalışmasının Türk kültür hafızası açısından kritik bir zemin oluşturduğunu belirtti.
Derleme sürecini ve kitabın çıkış amacını aktaran Yılmaz, “32 yıl edebiyat öğretmenliği yaptım. Görev yaptığım şehirlerde ve doğduğum topraklarda bizzat izlediğim, çocuklara oynattığım 196 Türk kültür oyununu derledim. Bunları kayda geçirmek tam 21 yılımı aldı. Şimdiki nesil maalesef bu oyunları bilmiyor. Gençlerimiz dijital ortamda, sosyal medyada vakit geçirirken erken yaşta radyasyona maruz kalıyor, göz ve işitme sorunları yaşıyor. 76 yaşındayım; gözlüksüz çalışabiliyor, rahatça duyabiliyorum. Kendi kültürümüzden uzaklaştıkça kendimizi de çocuklarımızı da kaybediyoruz. Bu kitap roman veya hikâye değil, unutulmaya yüz tutmuş oyunlarımızın zabıtnamesidir. Kitabımı 5 bin yıllık tarihimizin bir birikimi olarak bütün Türk çocuklarına ve öğretmenlerimize armağan ettim” dedi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile örtüşen kültürel hamle
Projenin toplumsal ve kültürel boyutuna dikkat çeken Müslüman Milletler Anadolu Turan Derneği Genel Başkanı Güney Tüzün ise oyun tabanlı eğitimin çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimindeki hayati rolüne değindi. Esere sahip çıkılması gerektiğinin altını çizen Tüzün, “Çocukluk dönemi, bireyin tüm fiziksel ve duygusal gelişiminin temelidir. Günümüzde aileler ve çocuklar dijital mecralara kilitlenmiş durumda. Millî Eğitim Bakanlığımızın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonunda da yer aldığı gibi, eğitimin kalbinde oyun vardır. Biz bu sokak oyunlarıyla çocuklarımızı sınıf içi teorik bilgiden çıkarıp günlük hayatta yaşayarak öğrenmeye yönlendirmek istiyoruz. Bu oyunlar takım ruhunu, saygıyı, karar verme yetisini ve dayanışmayı güçlendiriyor. Hedefimiz bu eseri sadece ülkemizde değil, tüm Türk dünyasındaki çocuklara ulaştırmaktır. Ölmeyecek bir kültürel miras niteliğindeki bu proje için tüm kurum, kuruluş ve STK'ların desteğini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.



