Ağacın bulunduğu alanın, 1923’te imzalanan Türk-Yunan nüfus mübadelesi kapsamında, 1923-1924 döneminde Mersin’e gelen Selanik mübadilleri yerleştirilmeden önce Rum Yuvanaki’ye ait bir çiftlik olduğu belirtilirken, mahalle sakinleri mübadiller bölgeye geldiğinde ağacın çiftliğin içerisinde zaten bulunduğunu anlatıyor.

1922 yılına ait hatıratlarda adı geçen Mersin’deki Yuvanaki Çiftliği, o dönemde Rum Yuvanaki’ye ait tarımsal bir arazi olarak biliniyordu. Çiftlik, Cumhuriyet’in ilk yıllarında gerçekleşen nüfus mübadelesine kadar bölgedeki varlığını sürdürdü.
Mübadeleyle Demirhisar’a dönüştü
Lozan Antlaşması’nın ardından hayata geçirilen Türk-Yunan nüfus mübadelesi kapsamında, Selanik’in Demirhisar kazasından gelen Türk mübadiller bu çiftlik arazisine yerleştirildi. Bölgeye gelen mübadiller için konutlar inşa edilerek yeni bir iskân alanı oluşturuldu. Zamanla yerleşime, mübadillerin geldikleri bölgenin adı olan ‘Demirhisar’ verildi.
Mübadeleye tanıklık etti
Mübadiller bölgeye ilk geldiğinde, çiftlik arazisinin içerisinde bulunan dut ağacının da yerinde olduğu mahalle sakinlerinin aktarımları arasında yer alıyor. Demirhisar sakinlerinden Nevzat Kıdış, ağacı çocukluğundan bu yana bildiğini belirterek, ağacın kendisinden önceki kuşakların da hafızasında yer aldığını söyledi.
Kıdış, “Ben 1952 doğumluyum 74 yaşındayım. Çocukluğumdan beri bu ağacı güçlü ve kocaman haliyle hatırlıyorum. O dönem ağacın geçmişini merak edip babama ve dedeme sorduğumda, onların da buraya geldiklerinde ağacın zaten var olduğunu anlattıklarını hatırlıyorum. Dedem hep, ‘Ben buraya geldiğimde bu ağaç vardı’ derdi” dedi.

Çiftlikten günümüze ulaşan başka ağaçların da bulunduğunu belirten Kıdış, “Bu ağaç gibi o dönemden kaldığı söylenen birkaç ağaç daha var. O dönem çiftlik arazisinde bataklık ve sivrisinekle mücadele amacıyla dikildiği anlatılan okaliptüs ağaçları da hala ayakta” diye konuştu.
Ağacın yaşı bilimsel olarak henüz tespit edilmedi
Ağaçların yaşının bilimsel olarak da araştırılmasını isteyen Kıdış, “Keşke bir bilim insanı gelip bu ağaçların yaşını araştırsa. Bir araştırmacı tarafından incelenip gerçek yaşlarının ortaya çıkarılmasını çok isteriz. Ben kendimi bildim bileli bu ağaç burada” ifadelerini kullandı.

Bugün devasa gövdesi, yaşlı dalları ve yılların izlerini taşıyan kabuğuyla ayakta kalan ağaç, adeta “Ben tarihim” diye haykırıyor. Gövdesindeki derin yaralar, odunsu dokular ve yıllar içerisinde oluşan şekil bozukluklarıyla dikkat çeken ağaç, henüz resmi ve bilimsel bir yaş tespitinden geçirilmiş değil.
Zaman içerisinde defalarca budanan ve gövdesinde yaşlılığın izlerini taşıyan Dut Ağacı, bugün Demirhisar’ın geçmişiyle günümüz arasında yaşayan bir köprü olarak ayakta duruyor.


