DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulunda, DEM Parti’nin “Selahattin Demirtaş hakkında AİHM kararının uygulanması” konulu genel görüşme önergesi üzerine söz aldı. Ekmen, önergenin yalnızca Selahattin Demirtaş’la sınırlı olmadığını, Türkiye’de yargı kararlarının nasıl işlediğine dair daha kapsamlı bir değerlendirme imkanı sunduğunu belirtti.

“Bu Bir Hukuk Devleti Testidir”
Konuşmasında, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının keyfi biçimde uygulanmamasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade eden Ekmen, “Bu sadece Selahattin Demirtaş’a ait bir genel görüşme değildir. Bu; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi, hatta Yargıtay kararlarının bazı siyasetçiler hakkında nasıl uygulandığının konuşulacağı bir genel görüşmedir. Muktedirin gazabını çeken bir siyasetçiye yönünü çevirenlerin, daha sonra aynı muameleye maruz kalmasının konuşulacağı bir fırsattır. Bu görüşme, cezaevinde medeni ölüme mahkûm edilmiş birinin resim çizerek, beste yaparak, hikâye ve roman yazarak ayakta kalabildiğinin ve muktedire rağmen direnme hakkını kullandığının genel görüşmesi olmuştur” diyerek değerlendirmede bulundu.
“Görevlendirildiği Eylemler Daha Sonra Suç Sayıldı”
Ekmen, çözüm sürecine de atıfta bulunarak, “2013 yılında devlet tarafından verilen görevleri ifa ederken, 6551 sayılı yasayla güvence altına alınmış eylemleri nedeniyle defalarca kez yargılanmış ve mahkûm edilmiş bir kişiden söz ediyoruz. Devletin görevlendirdiği bir kişinin eylemleri, aynı devlet eliyle suç sayılmıştır. Nasıl bir ironidir ki 14 Mayıs seçimlerinden bu yana kendisine siyaset yapma ve siyaset konuşma yasağı konulmuş olan Sayın Demirtaş, âdeta iflah olmaz bir siyasetçi ve uzlaşmacı bir kişilikle bu yasağı yine başka bir süreç için kaldırmıştır. Selahattin Demirtaş hakkında verilen tüm kararlar; Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından tespit edilen hak ihlalleriyle birlikte, içinde bulunduğumuz süreci bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu sürecin gereği, Sayın Demirtaş’ın bu kararların gereği olarak serbest bırakılması ve edindiği tüm tecrübelerle, yaptığı tüm çıkarımlarla sürece destek verme arzusunun hayata geçirilmesidir” ifadelerini kullandı.
“Siyasetçilerin Yeri Cezaevi Değil, Halkın Yanıdır”
Ekmen, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Selahattin Demirtaş hakkında verilen AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları, açık hak ihlallerini ortaya koymuştur. Sayın Demirtaş hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, geçtiğimiz dönemde üç kez; bu dönemde ise beş ayrı hususta hak ihlali kararı vermiştir. Aynı şekilde, Anayasa Mahkemesi de yapılan birçok başvuru arasında birini Sayın Demirtaş lehine hak ihlali olarak karara bağlamıştır. Bu kararların gereği olarak Sayın Demirtaş’ın serbest bırakılması gerekmektedir. Siyasetçilerin, direnenlerin, aktivistlerin yeri cezaevi değil; kürsüler, meydanlar ve halkın yanıdır. Bu ihlallerin konuşulabilmesi için bu önerge önemli bir fırsattı. Bu nedenle önergeye ‘evet’ oyu verdiğimizi bildirmek isterim.”




