CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, artan hayat pahalılığı ve emekli aylıklarındaki erimeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de yaşanan tablonun artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir kriz haline geldiğini belirterek, “Emekli pazara 500 lirayla çıkıyor, bir kilo biberin 200–250 liraya dayandığı bir ülkede fileyi dolduramadan geri dönüyor. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değildir” dedi.
“Zam daha cebe girmeden eriyor”
Mart 2026 itibarıyla yılın ilk üç ayında enflasyonun TÜİK’e göre yüzde 10,04’e ulaştığını hatırlatan Kış, yıl başında işçi ve Bağ-Kur emeklilerine yapılan yüzde 12,19’luk artışın büyük ölçüde eridiğini vurguladı. “Daha yılın ilk çeyreğinde verilen zammın yüzde 82’si yok oldu. Bugün emekli devletten alacaklı hale gelmiştir. Bu, rakamların ötesinde doğrudan hayatın içindeki kayıptır” ifadelerini kullandı. En düşük emekli aylığının 20 bin liraya çıkarıldığını ancak bunun gerçekte bir iyileşme yaratmadığını belirten Kış, “Bu maaşın yaklaşık 2 bin lirası daha ilk üç ayda eridi. Emeklinin geliri artmıyor, kaybı büyüyor” dedi.
Enerji zamları geçim yükünü ağırlaştırıyor
Temel giderlerdeki artışın emekli üzerindeki baskıyı daha da artırdığını belirten Kış, özellikle enerji fiyatlarına dikkat çekti. Elektrik ve doğalgaz tarifelerinde yapılan artışların, sabit gelirli vatandaşları doğrudan etkilediğini söyledi. Kademeli tarife uygulamasının bazı tüketiciler için çok daha yüksek oranlarda zam anlamına geldiğini ifade etti.
Bu artışların yalnızca faturalarla sınırlı kalmadığını belirten Kış, üretim ve taşımacılık maliyetleri üzerinden tüm fiyatlara yansıdığını dile getirdi. Sonuç olarak gıda başta olmak üzere birçok temel üründe fiyatların yükseldiğini ve bunun da emeklinin harcama gücünü daha da düşürdüğünü kaydetti.
“Hedefler tutmuyor, gerçek hayat farklı”
İktidarın 2026 yılı için yüzde 16 enflasyon hedefi koyduğunu hatırlatan Kış, mevcut verilerin bu hedefin inandırıcılığını ortadan kaldırdığını söyledi: “Daha ilk üç ayda yüzde 10 enflasyon gerçekleşti. Yani hedefin yüzde 63’ü şimdiden aşılmış durumda. Kalan aylarda enflasyonun çok düşük seyretmesi gerekiyor. Ancak vatandaşın yaşadığı hayat bu tabloyu doğrulamıyor.”
“Türkiye’de sorun sadece enflasyon değil, bölüşüm krizi”
Kış, açıklamalarında yalnızca enflasyona değil, gelir dağılımındaki dengesizliğe de dikkat çekti. Türkiye’de en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı payın oldukça yüksek olduğunu, buna karşılık en düşük gelir grubunun payının sınırlı kaldığını belirtti. Bu durumun, ekonomik eşitsizliği daha görünür hale getirdiğini ifade etti.
Gelir dağılımındaki bu tabloyu “bölüşüm krizi” olarak tanımlayan Kış, ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine eşit yansımadığını söyledi. Emeklilerin bu süreçte en kırılgan gruplardan biri haline geldiğini vurguladı.

“Emekli artık sessiz değil”
Tüm Emekliler Sendikası’nın Türkiye genelinde gerçekleştirdiği eylemlere de dikkat çeken Kış, şunları söyledi: “Hafta sonu Türkiye’nin 81 ilinde emekliler meydanlardaydı. Bu sadece bir eylem değil, geçinemeyen milyonların ortak sesidir. Emekli artık susmuyor, hakkını talep ediyor.”“CHP olarak çözümü sunduk, reddedildi”
Cumhuriyet Halk Partisi olarak emeklilere yönelik çözüm önerilerini Meclis’te defalarca dile getirdiklerini belirten Kış, “En düşük emekli aylığı en az asgari ücret olsun dedik, kabul etmediler. Bayram ikramiyelerini 5 bin liraya çıkaralım dedik, onu da reddettiler. Emeklinin lehine olan her düzenleme bilinçli şekilde geri çevrildi” dedi.
“Bu tablo vicdani bir meseledir”
Kış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“AKP iktidarı emekliyi seçim zamanı hatırlıyor, geçim zamanı unutuyor. Saraydan bakınca her şey güllük gülistanlık olabilir ama pazarda, mutfakta, faturada gerçek çok ağır. Bugün emekli sadece enflasyonla değil; kira artışlarıyla, gıda fiyatlarıyla ve borç yüküyle mücadele ediyor. Bu bir ekonomik tablo değil, vicdani bir meseledir. Bu ülkede emekli sadaka istemiyor. Hakkını istiyor. Onuruyla yaşayabileceği bir gelir istiyor.”




