Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, özel bir televizyon programında sabah haberine konuk oldu. Burada gündeme dair açıklamalarda bulunan Başkan Seçer, ülkede ekonomik krizin ötesinde bir buhran yaşandığını savunarak, “Ekonomik bunalım ve uzun süreli devam eden, kolay kolay da üstesinden gelinemeyecek bir dönemden geçiyoruz. Sadece emekliler değil, işçisi, esnafı, memuru, çiftçisi bütün halk çok büyük ekonomik zorluk içerisinde. Bu geriden gelen, çeyrek asırdır ülkeyi yöneten bir bakış açısı var. Ekonomiyi de o bakış açısıyla yönetiyorlar. Uzun yıllar yapılan hataların birikimi aslında. Kriz dediğiniz bugün olur, çevresel faktörler vardır, bu kendi iç dinamiklerinizdir, dünya dinamiklerinizdir bir şekilde tedbirler alıp, bunları aşabilirsiniz. Ancak bu krizler silsilesinin sonucu olarak birikmiş, yani sorunlar halının altına süpürülmüş, süpürülmüş, süpürülmüş orada artık o sorunlar bir yumak haline gelmiş, şimdi çözülmesi öyle kolay değil. Biz muhalefet partisine mensup siyasiler olarak, vatandaşa çözüm konusunda konuşmamız lazım. Şu anda herkes zaten vatandaşların sıkıntı çektiğini biliyor. Biz ne yapacağız? Belediyeler bunun neresinde? CHP bunun neresinde? Bunları konuşmak lazım. Tam da biz devreye giriyoruz. Şu anda CHP’li 400’den fazla belediye başkanımız var. Bu 400’den fazla belediye başkanı ülke nüfusunun yüzde 65’ine hizmet veriyor. İşte burada CHP’li belediyeler devreye giriyor. Bu sınavı da başarılı bir şekilde veriyor. Son derece becerikli, yoktan var eden belediyelerimiz var. Biz vatandaşı daha ana karnındayken düşünüyoruz. Belediyeler vatandaşın, annenin çocuğun sağlıklı bir birey olarak doğurmasını sağlamak için hamile sütü gönderiyorsa iyi belediyecilik yapıyor. Çocuk doğduğu zaman evine bebek paketini gönderiyorsa iyi belediyecilik yapıyor. Kreş ihtiyacını karşılıyorsa iyi belediyecilik yapıyor. Çocuk okula gittiği zaman bir üst sınıfa hazırlanması için eğitim desteği veriyorsa, sınava hazırlanması için kurs merkezleri açıyorsa iyi bir belediye hizmeti örneği veriyor. Bunları çoğaltabiliriz. Belediyecilik böyle bir şey. Sıfırdan 360 derece. Anne karnından, ölüme kadar hizmet. Belediye başkanlarımız da bunu çok iyi yapıyor. Nerede beceriksizlik?” diye konuştu.
"Ekrem İmamoğlu CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayıdır"
Ekrem İmamoğlu'nun CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olduğunu vurgulayan Seçer, "Şuanda da diploma davası karara erişmedi. Daha sonraki gelişmelere üzerinden neler olacak onu ayrı tartışmak lazım. Bugünde buradan ayrıldıktan sonra Silivri’ye gidip Ekrem başkanı ziyaret edeceğim ve vaktim doğrultusunda da diğer tutuklu arkadaşlarımızı ziyaret edeceğim. Bizim Cumhurbaşkanlığı adayı konusunda CHP çok mümbit bir alan. Bir ön seçim yapıldı Ekrem Bey cumhurbaşkanı adayı seçildi. Ancak tutuklamalar, davalar tabii bir sorun süreci yaşıyoruz ama sonuç ne olursa olsun yapılacak seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak CHP içinden bir aday çıkaracak ve bu seçimde iddialı olan CHP olacak. Bakın Adalet ve Kalkınma Partisi’ne Sayın Recep Tayip Erdoğan dışında bir alternatif yaratmakta zorlanırsınız. Ama CHP’nin böyle bir sorunu yok. Kadroları son derece zengin. Tabii ben isim üzerinde yorum yapmam doğru olmaz ama, birçok arkadaşımız bu işe son derece başarılı bir şekilde yapabilecek kapasiteye sahip. Oluşturacağımız kadrolar, kabine son derece yetenekli, liyakatli kadrolarımız olduğu için başarılı işler yapabiliriz. Zaten belediye başkanlarımızın yaptığı başarılı hizmetler bunun göstergesi. Bir ülkeyi yönetmekle belediyeyi yönetmek arasında nüansların dışında önemli bir fark yok. Nihayetinde siz orada bir bütçe kullanıyorsunuz. Aynı yurttaş aynı ülke aynı sorunlar. Onu yerel bazda çözüyorsunuz. O hizmetleri yerel bazda yapıyorsunuz. Ama ülkeyi yönettiğiniz zaman yine aynı yurttaşlara ülke genelinde hizmet götürüyorsunuz, ülke genelinde sorunlar çözüyorsunuz" şeklinde konuştu.
"Biz Mutlaka Bir An Önce Seçim Olmasını Arzu Ediyoruz"
CHP'li belediyelerin başarılarından dolayı iktidar tarafında endişe oluştuğunu savunan Seçer, "Sayın İmamoğlu’nun, Sayın Karaların ve diğer belediye başkanlarımızın bugün içerde olma nedenleri tutuklu olma nedenleri bunlar. Başarılı hizmetler yapıyorlar. Yerel yönetim başarılarını, yerel yönetimlerin taşıyacağı endişesini öngördüler hatta endişeden öteye gitti. Bundan dolayı bu operasyonlar hızlandırıldı. Ve bugün yargı kararları tartışılır kararlar neticesinde arkadaşlarımız ceza evinde bulunuyor. Biz demiyoruz ki belediye başkanları yargılanmaz onların dokunulmazlığı var. Böyle bir şey yok. Ama masumiyet karnesi diye bir ilke ortadan kalktı bugün Türkiye’den Hukuk devleti tartışılıyor demokrasi tartışılıyor ifade özgürlüğü tartışılıyor yargı bağımsızlığı tartışılıyor. Belediye başkanı yargılanabilir ama bu tutuksuz olur görevini yapmaya devam eder. Yüzbinlerin milyonların oyunu almış insanlar bugün 17 metre kare ceza evinde, hücrede olmaz. Şehrinde, vatandaşın arasında olur. Bakın yoksulluktan bahsediyorsunuz emeklilerin durumundan bahsediyorsunuz, belediye başkanları becerisizlikle suçlanıyor neden iktidar hizmetleri üzerinden onları zayıflatmaya çalışıyor. Neden? Halk indiğinde kabulü var belediye başkanlarının. Bırakın bu belediye başkanlarını şehirlerine hizmet etmeye devam etsin. Demokratik bir yarış yapalım. Centilmence bir yarış yapalım. Siz niye faullü oynuyorsunuz. Neden hakemleri baskı altına alıyorsunuz. Bırakın müsabaka devam ediyor, çıkalım sandıkta yarışalım, bu bir hizmet yarışı olsun, hizmeti en iyi yapan, kendini en iyi anlatan, vatandaşın gönlüne giren, güvenini kazanan insanlar gelsin bu ülkeyi yönetsin. Ancak siz iktidarın gücünü kullanarak, her tarafımızı bağlarsanız, elimizi, kolumuzu kullanamaz hale getirirseniz bunun adı demokrasi olmaz. Bunun adı hukuk devleti olmaz. Şikayetlerimizin hepsi bu yöndedir. Biz mutlaka bir an önce seçim olmasını arzu ediyoruz. Türkiye’de derin yoksulluk yaşanıyor. Bur muhram dönemi yaşanıyor. Sadece ekonomik değil sosyal, toplumsal anlamda bir bunalım yaşanıyor. Kriz olabilir. Yarın aşılacak diye insanlar umut edinebilir ancak bugün umut edemiyor. Gençler kendini yurt dışına nasıl atabilirim diye düşünüyor. Çalışanlar emekli olduklarında bir zorlu hayatın kendilerini beklediğini biliyor" ifadelerini kullandı.
"Siyasi Etik Açısından Yadırgıyorum"
AK Parti’ye geçen Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır ile ilgili de konuşan Seçer, “Hasan Ufuk Bey CHP’den milletvekili seçildi. Dolayısıyla CHP’li seçmenin hakkı var. Sadece Hasan Ufuk Bey için değil parti değiştiren tüm milletvekillerine bunu söylüyorum. Bunu siyasi etik açısından yadırgıyorum, eleştiriyorum, bu doğru bulmuyorum. Hasan Ufuk Bey CHP kökenli bir siyasetçi değil. Babası merkez sağ kökenli, il başkanlığı, ilçe başkanlığı yapmış biri. Bizim CHP’li kadrolardan milletvekili seçildi. Böyle bir karar aldı. Keşke bu değişimi yapmasaydı. Özellikle geçiş döneminde yaptıklarını çok yadırgadım. Bizim bir Başkomutanımız var oda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’dür. Bu tartışılmazdır. Ne diyelim. Siyasette bunlar gördüğümüz sahneler. Bu ilk de değil, sonda değil. Dolayısıyla üzüldüm. Yani kendi kendimden böyle bir olayın olması, bir milletvekilimizin başka partiye geçmesi, bu kadar abartılı söylemlerle, abartılı gösterilerle, tavırlarla yapması bir başka incitici durum oldu. Ben vatandaşların takdirine bırakıyorum.




