Toroslar’ın Ayvagediği Yaylası’nda yıllardır üreticilerin ürünlerini doğrudan tüketiciye ulaştırdığı pazar yeri, yalnızca alışveriş yapılan bir alan değil, yaylanın yerel üretim kültürünün de önemli noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 60 tezgahın bulunduğu pazarda yaş sebze ve meyveden peynire, yöresel ürünlerden el emeği ürünlere kadar çok sayıda ürün satışa sunuluyor.

Belediyeye bağışlanan alan pazar yerine dönüştü
Pazar yerinin geçmişi, Hamit Tuna’nın Toroslar Belediye Başkanlığı dönemine kadar uzanıyor. Röportaj yapılan kadın üreticinin aktardığına göre alanın yasal sahibi burayı belediyeye bağışlayarak köy meydanı ve üreticilerin pazarcılık yapabileceği bir alan olarak kullanılmasını sağladı. Belediye de süreç içerisinde alana ilişkin düzenlemeler yaptı. Yıllar içinde üreticilerin tezgah açtığı alan, bölge halkının alışveriş yaptığı sürekli bir pazar noktasına dönüştü. Üreticiler, alanın uzun süredir bu amaçla kullanıldığını ve kendilerinin de burada üretimlerini tüketiciyle buluşturduğunu belirtiyor.
“İşgalci değiliz” tepkisi
Pazar yerinin geleceği ise bir dönem tartışma konusu oldu. Röportajda aktarılan bilgilere göre bazı girişimlerle alanın kaldırılması gündeme gelirken, burada satış yapan yaklaşık 60 kişiden alandan ayrılmalarının istendiği belirtildi. Kadın üretici, kendilerine “işgalci” denilmesine tepki göstererek alanın yıllardır pazar yeri olarak kullanıldığını ve satıcıların burada üretimlerini değerlendirdiğini ifade etti. Sürecin daha sonra Valilik ve milletvekili Ali Kıratlı’nın girişimleriyle farklı bir noktaya taşındığını belirten üretici, Kıratlı’nın pazarı ziyaret ederek konuyu yetkililerle görüştüğünü ve pazarın faaliyetini sürdürmesinin sağlandığını söyledi.
Tezgahların yüzde 90’ında kadınlar var
Ayvagediği’ndeki pazarın dikkat çeken yönlerinden biri ise kadın üreticilerin yoğunluğu. Pazarda satış yapanların yaklaşık yüzde 90’ının kadınlardan oluştuğu belirtiliyor. Tezgahlarda şeftali, incir, kabak, fasulye gibi mevsim ürünlerinin yanı sıra peynir, çökelek, sıkma, börek ve el emeği ürünler de yer alıyor. Aslanköy, Burhan, Anamur ve çevre mahallelerden getirilen bal, zeytinyağı, karadut, andız, kekik suyu gibi yöresel ürünler de tüketiciyle buluşuyor. Bu yönüyle pazar, yalnızca sebze ve meyve satışının yapıldığı bir nokta olmaktan çıkıp çevre yerleşimlerdeki küçük üreticilerin ürünlerini değerlendirebildiği bir buluşma alanı niteliği taşıyor.
Üretici ürününü tarladan tezgaha taşıyor
Pazardaki temel farkın ürünün üreticiden doğrudan tüketiciye ulaşması olduğunu söyledi. Özellikle meyve üretiminde hal fiyatının tek başına üreticinin maliyetini yansıtmadığını dile getiren üretici, ürünün ilaç, su ve diğer girdilerle birlikte tarlada oluşan maliyetine dikkat çekerek tezgahlarda ise ürünlerin seçilerek ve farklı kalite gruplarına göre uygun fiyatlarla satışa sunulduğunu belirtti.
“Herkese kapı açık”
Pazarın en önemli özelliklerinden birinin üreticiye açık olması olduğunu vurgulayan kadın üretici, kendi tarlasında yetiştirdiği ürünü olan herkesin burada satış yapabileceğini ifade etti. Bir kilogram ürününü dahi getiren üreticinin tüketiciyle doğrudan buluşabileceğini söyleyen üretici, bu sistemin özellikle küçük ölçekte üretim yapan kadınlar açısından önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu belirtti.
Ayvagediği’ndeki pazar, böylece bir yandan yayla halkının taze ve yöresel ürünlere ulaşmasını sağlarken diğer yandan çevre mahallelerdeki üreticilerin aracısız satış yapabildiği bir alan olarak varlığını sürdürüyor. Pazarın geleceğine ilişkin tartışmalar ise üreticilerin bu alanın korunmasına yönelik beklentisini canlı tutuyor.


