Mersin Çevre ve Doğa Derneği, Mersin’de yapılan ve yapılması planlanan balık çiftliklerine karşı mücadelesini sürdürüyor. Dernek, daha önce Anamur’da kurulması planlanan bir balık çiftliğinin iptali için başvuruda bulundu. Firmanın ÇED raporu almasına rağmen yatırım yapmaması üzerine rapor iptal edilirken, aynı şirketin yeniden başvuruda bulunması tepkilere neden oldu.

Mersin Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Sabahat Aslan, balık çiftliklerine başından beri karşı olduklarını belirterek, “Anamur, Aydıncık ve Silifke sahillerinde 2019 yılında 21 şirket için ÇED raporu alındı. Ancak Anamur ve Aydıncık’ta planlanan balık çiftlikleri hayata geçirilemedi. Aradan geçen sürede herhangi bir yatırım yapılmadığı için bazı projelerin ÇED süreçleri geçerliliğini yitirdi” dedi.

Dernek olarak projelerden biri hakkında iptal başvurusunda bulunduklarını ifade eden Aslan, “Biz de bu projelerden biriyle ilgili iptal başvurusunda bulunduk ve başvurumuz sonucunda ÇED raporu iptal edildi. Şimdi tekrardan Gümüşdoğa adlı şirket, Anamur kıyılarında yeniden balık çiftliği kurmak amacıyla başvuruda bulundu. Yarın bir gün belki diğerleri de başvuracaklar. Biz en baştan beri karşı çıktık, tekrar karşı çıkacağız” diye konuştu.

“Deniz ekosistemi üzerinde ciddi kirlilik baskısı oluşturuyor”

Balık çiftliklerinin deniz ekosistemi üzerindeki etkilerine dikkat çeken Aslan, “Öncelikle bu tesislerin deniz ekosistemi üzerinde ciddi kirlilik baskısı oluşturduğunu düşünüyoruz. Kafeslerde yoğun biçimde yetiştirilen balıkların dışkıları ve tüketilmeyen yemler deniz tabanında birikerek su kalitesini ve ekosistemin doğal dengesini olumsuz etkileyebilir” ifadelerini kullandı.

Yetiştiricilikte kullanılan yemler ve ilaçların da sorgulanması gerektiğini belirten Aslan, “Bu üretim modelinde balıkların beslenmesinde kullanılan yemlerin içeriği, antibiyotik ve diğer veteriner ilaçlarının kullanımı, dezenfektanlar ve yetiştiricilik koşulları da sorgulanması gereken konular arasında. Balıkların yoğun biçimde bir arada tutulması, hastalıkların yayılma riskini artırabilir ve ilaç kullanımını gündeme getirebilir” dedi.

“Projeler bilimsel veriler ışığında değerlendirilmeli”

Balıkların besin değerleri konusunda da değerlendirmelerde bulunan Aslan, “Omega-3, deniz çaylarıyla beslenen balıklarda bulunur. Bu tesislerde yetiştirilen balıklar deniz çaylarıyla beslenmediği için omega-3 üretimleri de doğal koşullardan farklıdır. Ayrıca yeterince güneş ışığından faydalanamıyorlar" diye konuştu.

Tesislerin kurulmasının planlandığı bölgelerin doğal hassasiyetine dikkat çeken Aslan, “Anamur kıyılarının bazı bölümleri doğal sit alanlarına ve korunması gereken ekosistemlere yakın konumdadır. Bu nedenle söz konusu projelerin çevresel etkileri bilimsel veriler ışığında ve büyük bir titizlikle değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

“Mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz”

27 Ekim’de Anamur’da yapılacak halkın katılımı toplantısına işaret eden Aslan, “Denizlerimizi, kıyılarımızı ve doğal yaşamı korumak hepimizin sorumluluğudur. Anamur, Aydıncık ve Silifke sahillerinin geleceğini ilgilendiren bu süreçte, yarın değil, bugünden harekete geçmek gerekiyor” dedi.

Ersin Tatar’a Toros Devlet’te tetkik yapıldı
Ersin Tatar’a Toros Devlet’te tetkik yapıldı
İçeriği Görüntüle

Toplantıda projeye ilişkin itirazlarını dile getireceklerini belirten Aslan, “Bu nedenle 27 Ekim’de Anamur’da yapılacak halkın katılımı toplantısında bütün bu konuları gündeme taşıyacağız. Hukuki ve demokratik mücadelemizi yeniden başlatacağız. Kıyılarımızı ve denizlerimizi korumak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” diye konuştu.

Muhabir: Emrah Birgül