Mersin Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde Kültür Yolu Festivali kapsamında bağlama kursu verildi. Düzenlenen bağlama kursu atölyesinde Kaya, katılım sağlayan kişilere sazın yapım sürecini uygulamalı olarak anlattı. Atölyede bağlamanın tamamen doğal malzemeler kullanılarak büyük emekle üretildiğini anlatan Kaya, tekne kısmının özel keser ve çekiçlerle oyulduğunu belirtti. Oymacılık sürecinin günler sürdüğünü dile getiren Kaya, ağacın kuruma aşamasının ise bir yaz mevsimi boyunca devam ettiğini belirtti.

"Kayseri’den geliyor bu ağaçlar"
Bağlamanın yapımında sabır ve ustalığın önemli olduğunu vurgulayan Kaya, “Özel aletlerimiz var. Çekiç benzeri uzun meyilli keserlerimiz var. Onlarla içini oyuyoruz. Yani oyması işte 3-4 gün sürüyor. Ondan sonra kurumaya bırakıyoruz. Yani kurumasının ortalama üzerinden hesaplarsak bir yaz mevsimi boyunca geçiyor. İşçiliği bayağı bir zahmetli. Örneğin zımpara aşamasından sonra bu hale getiriyoruz. Keskin yerler düzeliyor. Bizim ayrıca makinelerimiz var. Makinelerimiz olduğu için sapları biz makine ile yuvarlıyoruz. Ama eskiden rende kullanıyorduk. Örneğin şu şekilde. Ufak ufak talaş parçaları ekiliyordu. Zımparalayıp bu hale getiriyoruz. Sazın üstünde görünen kağıtlar hepsi yapışkan ardıç ağacından yapılıyor. Ardıç ağacı nadir bulunan bir ağaçtır dünyada, kesimi yasak yaş halinin. Çünkü nadir bir ağaçtır. Ağacı nasıl buluyorsunuz derseniz köylülere serbest Kayseri’den geliyor bu ağaçlar. Kayseri'de daha yoğundur ardıç ağacı. Sap argürgen ağacı Balıkesir tarafında daha çok yetişiyor. Kapağımız Artvin’den gelen ağaçtan yetişiyor” dedi. Bağlamanın farklı bölümlerinde Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden getirilen ağaçların kullanıldığını belirten Kaya, teknenin dut ve ardıç ağacından, sap kısmının gürgen ağacından, kapağın ise Artvin’den gelen ladin ağacından yapıldığını ifade etti.

"Çocuklar ve gençler kültürel mirası tanımalı"
Atölye boyunca öğrencilere bağlamanın teknik yapısını da anlatan Kaya, sazın “tekne”, “sap” ve “göğüs” olmak üzere üç ana bölümden oluştuğunu belirtti. Bağlamanın tezene ile çalınabildiği gibi “şelpe” adı verilen parmak tekniğiyle de icra edilebildiğini aktaran Kaya, bu yönüyle enstrümanın zengin bir icra geleneğine sahip olduğunu da kaydetti.
Türk halk müziğinin köklerini Orta Asya’daki kopuz geleneğine dayandıran Kaya, bağlamanın aşık geleneğinin en önemli taşıyıcısı olduğuna dikkat çekti. Bağlamanın Anadolu insanının duygularını, hikayelerini ve toplumsal hafızasını kuşaktan kuşağa aktaran güçlü bir anlatım aracı olduğunu söyleyen Kaya, çocukların ve gençlerin bu kültürel mirası tanımasının önemine vurgu yaptı.




