1887 yılında faaliyete geçen Kızılay Amane Fırını, 1962 yılından bu yana Aman ailesi tarafından işletiliyor. Cemal Paşa Caddesi üzerinde bulunan Mağribi Camii’nin bitişiğinde yer alan fırın, üç kuşaktır aynı aile geleneğini sürdürüyor. Dededen babaya, babadan oğula geçen işletmede, sabahın erken saatlerinde taş fırında pişirilen taze simitler müşterilere sunuluyor. Kent merkezinde bulunan Kızılay Amane Fırını, özellikle sabah saatlerinde işe gidenlerin uğrak noktalarından biri haline gelmiş durumda. Yıllardır devam eden bu gelenek, fırının kentteki kültürel ve gastronomik mirasın önemli bir parçası olmasını sağlıyor.

Amane Fırını

Okuldaki şiddete karşı sorumluluk hepimizde
Okuldaki şiddete karşı sorumluluk hepimizde
İçeriği Görüntüle

Üç kuşaktır değişmeyen lezzet

Kızılay Amane Fırını İşletmecisi İsmet Aman, üç kuşaktır sürdürülen fırın geleneğini korumaya çalıştıklarını belirterek, “Bizim için önemli olan ürünlerin doğal olması ve yıllar içerisinde değişmeyen o eski lezzetin korunması. Nasıl yapılıyorsa bugün de aynı şekilde yapmaya özen gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

Dünden Bugüne Amane Fırını

Avrupa’dan gelen müşteriler de uğruyor

Yıllardır kendilerini tercih eden müşterilerin bulunduğunu ifade eden Aman, Avrupa’dan Mersin’e gelen bazı müşterilerin de fırına uğramadan kentten ayrılmadığını belirtti. Aman, “Yıllar önce gelip burada yedikleri ürünlerin tadını hatırlıyorlar ve özlemle tekrar geliyorlar. Onların fırına geldiklerinde eski günleri hatırlamaları, nostalji yaşamaları ve aynı lezzeti bulmaları bizi de çok mutlu ediyor” diye konuştu.

Sabah Simitleri Hazır

Amane Fırını mahallede adres noktası oldu

Amane Fırını’nın zamanla mahallede bir adres noktası haline geldiğini dile getiren Aman, “Burası artık sadece bir fırın değil. İnsanlar adres tarif ederken ‘Amane Fırını’nın orada’ şeklinde tarifler yapıyor. Üç kuşaktır burada aynı işi sürdürmek ve mahalleyle böyle bir bağ kurabilmek bizim için çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

Sabah Saatlerinde Sıcak Simitler

Taş fırında geleneksel üretim

Ürünlerin geleneksel yöntemlerle hazırlandığını belirten Aman, “Ürünlerimizin tamamını taş fırında hazırlıyoruz. Simitlerimiz ve diğer ürünlerimiz nohut mayası ve tatlı maya kullanılarak hazırlanıyor. Herhangi bir katkı maddesi kullanmamaya özen gösteriyoruz. İnsanların buraya geldiğinde eskiden hatırladığı tadı bugün de bulabilmesi bizim için en büyük değerlerden biri” dedi.

Muhabir: Emrah Birgül