Halk arasında “açlık otu” olarak bilinen ve özellikle kabızlık sorunu yaşayanların tercih ettiği bitki, son dönemde zayıflamak isteyenlerin de ilgisini çekiyor. Bağırsaklar üzerindeki etkileri ve bilinçsiz tüketimin yol açabileceği sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aktar Sezer Mahmut Ögen, açlık otunun doğru ve kontrollü kullanılmasının önemine dikkat çekti.
“Açlık otu çoğunlukla çay şeklinde hazırlanarak tüketilir”
Bu bitkinin, baklagiller familyasına ait olduğunu ve sıcak iklimlerde yetiştiğini belirten Ögen, bitkinin kurutulmuş yaprakları veya meyveleri genellikle çay olarak demlenip tüketildiğine dikkat çekti.
Genellikle vücuttan ödem atmak ve bağırsakların daha düzenli çalışmasına yardımcı olmak amacıyla kullanılan bitkilerden biri olarak bilindiğini ifade eden Ögen, “Şu anda güncel kilo fiyatı 500 liradan satıyoruz. Özellikle kabızlık problemi yaşayan kişiler tercih ediyor. Bağırsak hareketlerini artırıcı özelliği nedeniyle sindirim sistemini kısa sürede harekete geçirebildiği düşünülür. Bu bitkiyi, sıcak suda kaynatarak veya demleyerek içiyorlar. Kullanım şekli kişiden kişiye değişmekle birlikte, bazı kişiler aç karna, bazıları ise akşam yemeğinden sonra tüketmeyi tercih etmektedir. Ancak bağırsakları oldukça yoğun şekilde çalıştırabildiği için fazla miktarda tüketilmemesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Kilo vermek amacıyla bilinçsiz ve aşırı kullanım doğru bir yaklaşım değildir”
Son dönemlerde açlık otunu kilo vermek amacıyla kullanan kişilerin de olduğu gören Ögen, bağırsakların çalışmasını hızlandırmasını ve vücuttaki fazla suyun atılmasına yardımcı olduğu düşüncesi nedeniyle zayıflamaya destek olabileceği düşünüldüğünü belirterek, “Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta, bağırsakların çalışmasının veya vücuttan su atılmasının doğrudan yağ kaybı anlamına gelmemesidir. Bu nedenle kilo vermek amacıyla bilinçsiz ve aşırı kullanım doğru bir yaklaşım değildir” dedi.
“İhtiyaç halinde ve aralıklı olarak kullanılması gerekiyor”
Çok sık ve uzun süre kullanılması konusunda da dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Ögen,”Sürekli kullanıldığında bağırsakların doğal çalışma düzeninin etkilenebileceği ve bağırsakların tembelleşmesine yol açabileceği yönünde halk arasında yaygın bir görüş bulunmaktadır. Bu nedenle uzun süreli ve kontrolsüz kullanım yerine, ihtiyaç halinde ve aralıklı olarak kullanılması gerektiği düşünülmektedir” ifadelerini kullandı.
“Bilinçsiz şekilde kullanılmaması önemlidir”
Türkiye'nin farklı bölgelerinde yetişebilen bir ot olduğu ve çeşitli yerlerde bulunabildiği ifade ederek, görünüşü ve kullanım şekli yöreden yöreye değişiklik gösterebildiğine de dikkat çeken Ögen, “Tadının ise oldukça acı olduğu söylenmektedir. Bu acı tadı hafifletmek için çayına limon ekleyen veya az miktarda şeker kullanan kişiler bulunmaktadır. Böylece içimi biraz daha kolay hale getirilmektedir. Bununla birlikte, her bitkisel ürün gibi açlık otunun da bilinçsiz şekilde kullanılmaması önemlidir. Özellikle düzenli ilaç kullanan, kronik bir rahatsızlığı bulunan, hamile veya emziren kişilerin tüketmeden önce bir sağlık uzmanına danışması daha güvenli olacaktır. Bitkisel olması, her koşulda ve sınırsız miktarda kullanılabileceği anlamına gelmiyor. Yani açıkcası açlık otunun kullanımında miktara, kullanım sıklığına ve kişinin kendi sağlık durumuna dikkat edilmesi gerekir” diyerek sözlerini tamamladı.




