Araştırmada kullanılan üç modlu ultrason sistemi, uyanık deney hayvanlarında insan glioblastom hücrelerinin beyne yerleşmesinden itibaren tümörün çevre dokularla etkileşimini 11 gün boyunca canlı olarak takip etti. Görüntülemelerde tümörün sağlıklı beyin bölgelerini fiziksel olarak ittiği ve çevresindeki damar ağını kendi ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirdiği belirlendi.
Tümörün damar ağıyla etkileşimi izlendi
Araştırmacılar, tümör çevresindeki kan damarlarının daraldığını ve kan akışının belirgin şekilde yavaşladığını tespit etti. Glioblastomun çevresindeki sağlıklı beyin dokusunun kan akışından bağımsız, kendine özgü bir mikro dolaşım düzeni oluşturduğu da gözlemlendi. Beş yıllık sağ kalma oranı yüzde 5 ile 7 arasında bulunan glioblastomun, sağlıklı beyin hücreleriyle doğrudan kaynaşması nedeniyle tedavisi en zor kanser türlerinden biri olduğu belirtildi.
Araştırma ekibinin lideri kimya mühendisi Mikhail Shapiro, yöntemin tümörün canlı beyindeki mekansal yayılımını hücresel düzeyde incelemeye imkan verdiğini ifade etti. Araştırmacılar, teknolojinin tümörün çevre dokuları nasıl ele geçirdiğinin gerçek zamanlı izlenmesine ve gelecekte ilaç ve tedavilerin tümör ile damar ağı üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.





