Kocamaz, ülkenin dört bir yanındaki göllerin ve barajların kuruduğunu ve suların artık ne içmeye ne de sulamaya yetmediğini belirterek, bu durumun temel nedeninin küresel ısınma yüzünden meydana gelen iklim değişikliği olduğunu vurguladı.

Bakan Uraloğlu'ndan Karadeniz'deki gemilere ilişkin açıklama
Bakan Uraloğlu'ndan Karadeniz'deki gemilere ilişkin açıklama
İçeriği Görüntüle

Su Kaynaklarında Kritik Alarm: Yağışlar Son 52 Yılın En Düşüğünde

Vekil Kocamaz’ın dile getirdiği su kıtlığı endişeleri, resmi verilerle de doğrulanıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) raporlarına göre, 2025 su yılı (1 Ekim 2024 - 30 Eylül 2025) yağışları, son 52 yılın en düşük seviyesine inmiştir. Ülke genelindeki yağışlar, uzun yıllar ortalamasının yüzde 26 altında gerçekleşti. Özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde son 65 yılın en düşük yağış seviyeleri kaydedilmiştir.

Yanlış sulama yöntemleri, kuraklık ve azalan yağış rejimi nedeniyle Türkiye’deki doğal göllerin yüzde 60’ı kuruma veya su kaybı riski altındadır. Tuz Gölü, Beyşehir Gölü ve Manyas Gölü gibi önemli su havzalarında su seviyeleri kritik ölçüde düşmüştür.

Çevre Katliamının Kaynağı: "Akıllı İnsanoğlu"

Kocamaz, yaşanan olumsuzlukların tamamının insanların ihtirası ve vurdumduymazlığı yüzünden olduğunu söyledi. Doğayı katleden, çevreyi kirleten, maden ve taş ocaklarıyla ormanları tahrip eden ve yakıp yok edenin bizzat "akıllı olduğunu iddia eden zavallı insanoğlu" olduğunu ifade etti.

Vekil, özellikle çimento sanayisine yönelik eleştirilerini yineledi:

"Gelişmiş Ülkeler çimento fabrikalarının üretimini azaltırken, ya da durdururken, bizim Ülkemizde hala çimento fabrikalarına her geçen gün yenileri ekleniyor! Hatta, Ülkemizi yönetenler... çimento ihracatı ile övünüyorlar! Oysa açılan her yeni fabrika, yeni taş ocaklarının açılması... ormanlarımızın biraz daha yok edilmesi demektir!"

Kocamaz, bu durumu bir "vahşet" olarak nitelendirerek, tüm dünya insanlarının bu gidişata itiraz etmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Haber Merkezi