Milli maçta kalp krizi geçiren gazeteci, hayatını kaybetti
Milli maçta kalp krizi geçiren gazeteci, hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

Son yıllarda artan iklim değişikliğiyle birlikte geçtiğimiz sene Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde kuraklık etkili oldu. Ancak bu sene ülkemizde kış aylarında yağan kar ve yağmurlar sonucu kuraklık tehdidi kısmen ortadan kalktı. Ancak uzmanlar, bu durumun her an tersine dönebileceğini, 1 hafta 10 gün sürebilecek sıcak hava dalgasıyla suların buharlaşıp yeniden kuraklık riskiyle karşı karşıya kalınacağını belirtti. Öte yandan uzmanlar tarafından Türkiye'nin en sıcak illerinden Adana'ya da bu sene yağan şiddetli yağış ve doluların, iklim değişikliğinin en doğal özelliklerinden olduğu vurgulandı.

A W679556 04

"Çukurova bölgesine 50 kilogram yağış indi"

Konuyla ilgili Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Son günlerde Adana ve çevresinde yaşanan ani ve şiddetli yağışları değerlendiren Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, bu durumun sık karşılaşılan meteorolojik anormalliklerden biri olduğunu ifade ederek, "Çukurova bölgesinde yaklaşık 45 dakika içerisinde 50 kilogram yağış indi. Benzer şekilde Osmaniye Kadirli ilçesinde dakikalar içerisinde ani ve baskın yağmurlar görüldü. Geçen yıl mart ayında Adana'nın yaylaları da dahil olmak üzere yoğun bir kuraklık yaşıyorduk ve tarihinde görülmemiş şekilde yaylalara tankerlerle su dağıtılıyordu. Bu sene ise Adana'da yer yer 100 kilogramı aşan günlük ani yağışlar oldu. Bir tarafta kuraklık yaşanırken diğer tarafta yoğun sel felaketleriyle karşı karşıya kalıyoruz" diye konuştu. Artan nüfus, tarımsal ve endüstriyel faaliyetler nedeniyle su kullanımının giderek arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Başıbüyük, su yönetimi konusunda uyarılarda bulunarak şunları söyledi: "Bugün barajlardan su taşıyor, barajlar yüzde yüz dolu ancak bu bizi yanıltmasın. Yarın bu yağışlar kesildikten sonra arkasından gelebilecek yoğun ve tekrarlayan sıcak hava dalgaları durumunda kendi su kaynaklarımız ve derelerimiz kuruyacaktır. Suyu enerji, tarım ve içme suyu olarak yoğun bir şekilde kullanıyoruz. Bu yüzden suyu mutlaka çok daha dikkatli bir şekilde kullanmamız ve iyi yönetmemiz lazım."


İklime bağlı meteorolojik krizlerin giderek artacağını ve bu durumun kalıcı olduğunu belirten Prof. Dr. Başıbüyük, şehirlerin altyapılarının buna uygun hazırlanması gerektiğini de belirterek, "Bugünden yarına hiçbir şey değişmeyeceğine göre önümüzdeki yıllarda da biz bu aşırı yağışları ve kavurucu sıcak hava dalgalarını göreceğiz. Buna bağlı olarak dolu ve fırtına gibi her türlü meteorolojik afete önceden hazırlıklı olmamız lazım. Aksi takdirde bu senaryolarla sık sık karşılaşacağız. Başta şehirlerin altyapısı olmak üzere, ilgili tüm kurumların kendisini bu yeni normal duruma göre ayarlaması gerek" diye konuştu.

Kaynak: İHA