Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Sigara içen kişiler ramazanı fırsat bilip bıraksınlar"
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Sigara içen kişiler ramazanı fırsat bilip bıraksınlar"
İçeriği Görüntüle

Egzamanın ciltte kızarıklık, kuruluk ve yoğun kaşıntı ile ortaya çıktığını dile getiren Medical Park İstanbul Onkoloji Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gizem Eren, “Hastalık genellikle küçük kabarcıklar, pullanma ve kabuklanma ile kendini gösterir. Uzun sürede kaşımaya bağlı olarak ciltte kalınlaşma oluşabilir. Egzama, cildin koruyucu bariyerinin bozulması sonucu gelişir” diye konuştu. Egzamanın farklı alt tipleri bulunduğunu ifade eden Uzm. Dr. Eren, “Kontakt egzama, temizlik ürünleri, parfüm, makyaj malzemeleri, saç boyaları ve metallerle temas sonucu gelişir. Atopik egzama ise alerjik yatkınlığı olan bireylerde görülür ve genellikle bebeklik döneminde başlar” dedi. Seboreik egzamanın saçlı deri, kaşlar ve burun kenarında ortaya çıktığını söyleyen Uzm. Dr. Eren, “Numuler egzama genellikle el ve bacaklarda madeni para şeklinde lezyonlarla seyreder. Dishidrotik egzama ise avuç içi ve ayak tabanında sıvı dolu küçük kabarcıklarla kendini gösterir” ifadelerini kullandı. Egzamanın birçok iç ve dış faktörle tetiklenebildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Eren, “Sabunlar, deterjanlar, parfümler, bazı metaller, bitkilerle temas, nem, toz, polen ve küf egzamanın ortaya çıkmasına yol açabilir. Soğuk ve kuru hava da cilt bariyerini bozarak şikâyetleri artırabilir” dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 02 16 101605

Alerjik egzamanın bağışıklık sistemiyle ilişkili olduğunu belirten Uzm. Dr. Eren, “Alerjik egzama, vücudun bazı maddelere karşı aşırı tepki vermesi sonucu gelişir ve genellikle tekrarlayıcıdır. Tahrişe bağlı egzama ise deterjan, sabun ve kimyasal maddelerin cildi doğrudan zedelemesiyle ortaya çıkar” açıklamasında bulundu. Egzamanın bulaşıcı bir hastalık olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Eren, şu bilgileri paylaştı: “Egzama kişiden kişiye geçmez. Temas yoluyla bulaşan bir hastalık değildir. Egzama en sık eller, parmak araları, ayak tabanları ve yüz bölgesinde görülür. Bebeklerde genellikle yanaklarda ortaya çıkar. Çocuklar ve erişkinlerde ise dirsek içleri ve diz arkaları daha sık etkilenir. Egzamanın en önemli belirtisi kaşıntıdır. Kuruluk, kızarıklık, pullanma ve kabuklanma sık görülür. Uzun süreli kaşıma sonucunda cilt sertleşebilir ve kalınlaşabilir. Stres egzama üzerinde etkilidir. Stres bağışıklık sistemini ve cilt bariyerini olumsuz etkileyerek egzamanın ortaya çıkmasına veya şiddetlenmesine neden olabilir. Temizlik ürünleri de ciltte tahrişe yol açabilir. Deterjanlar, sabunlar ve çamaşır suları cildin koruyucu bariyerini bozarak egzama oluşumuna zemin hazırlayabilir.”

“Uygun tedavi, düzenli cilt bakımı ve tetikleyicilerden kaçınmak atakların sıklığını azaltır”

Günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken noktaları sıralayan Uzm. Dr. Eren, “Ilık suyla kısa süreli banyo yapılmalı, sert lif ve kese kullanılmamalıdır. Parfümsüz ve nötr sabunlar tercih edilmeli, banyo sonrası cilt mutlaka nemlendirilmelidir. Ev düzenli havalandırılmalı, temizlik sırasında eldiven kullanılmalıdır. Pamuklu giysiler tercih edilmeli ve tahriş edici maddelerden uzak durulmalıdır” dedi. Egzamanın çoğu kişide tekrarlayıcı seyir gösterdiğini kaydeden Uzm. Dr. Eren, “Uygun tedavi, düzenli cilt bakımı ve tetikleyicilerden kaçınmak atakların sıklığını azaltır” diye konuştu. Yanlış uygulamaların hastalığı ağırlaştırabildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Eren, “Doktor önerisi olmadan krem kullanmak, kortizonlu ürünleri uzun süre kontrolsüz kullanmak ve nemlendirici kullanımını ihmal etmek sık yapılan hatalar arasındadır. Kortizonlu kremler doğru kullanıldığında etkilidir. Doktorun önerdiği süre ve dozda kullanıldığında güvenlidir. Ancak uzun süreli ve kontrolsüz kullanım ciltte incelmeye yol açabilir” uyarısında bulundu. Egzama ve mantarın farklı klinik özellikler gösterdiğini belirten Uzm. Dr. Eren, “Egzama genellikle düzensiz sınırlı ve yoğun kaşıntılıdır. Mantar ise çoğunlukla kenarları belirgin, ortası daha açık renkli lezyonlarla seyreder” dedi. Çocuklarda cilt bariyerinin daha hassas olduğunu söyleyen Dr. Eren, “Bebek ve çocukların cildi daha ince olduğu için dış etkenlere karşı daha duyarlıdır. Genetik yatkınlık ve alerjik bünye de riski artırır” diye konuştu. Mutlaka uzman desteği alınması gereken durumlara değinen Uzm. Dr. Eren, “Şikayetlerin uzun süre geçmemesi, yaygın kızarıklık, iltihap, akıntı veya ateşin eşlik etmesi halinde dermatoloji hekimine başvurulmalıdır” dedi.

Kaynak: DHA