Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından tercih heyecanı yaşayan adaylar kadar ailelerin tutumunun da önem kazandığını belirten Uzman Aile Danışmanı Fatma Allı, sınav sonuçlarının çocukların değerini belirleyen bir ölçüt olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Ailelerin bu süreçte eleştirmek ya da kıyaslamak yerine çocuklarını dinleyen ve destekleyen bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurgulayan Allı, tercih döneminde baskıcı tutumların yerine rehberlik eden bir iletişimin çocukların geleceği açısından daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını ifade etti.
''Çocuğunuzu puanıyla değerlendirmeyin''
YKS'nin öğrencilerin yalnızca bilgi düzeyini ölçen bir sınav olduğunu belirten Fatma Allı, "YKS, öğrencilerin bilgi düzeyini ölçen bir sınavdır; kişiliğini, karakterini ya da hayattaki değerini belirleyen bir ölçüt değildir. Bu nedenle ailelerin ilk tepkisi eleştirmek ya da kıyaslamak değil, çocuğunu dinlemek ve duygularını anlamaya çalışmak olmalıdır" dedi.
''Kıyaslama motivasyonu düşürür''
Çocukların akranlarıyla kıyaslanmasının özgüven ve motivasyonlarını olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Allı, "Komşunun çocuğu, kuzeni ya da arkadaşlarıyla yapılan kıyaslamalar öğrencide yetersizlik duygusunu artırır. Her bireyin öğrenme hızı, hedefi ve yaşam koşulları farklıdır. Kıyaslamak yerine çocuğun kendi gelişimine odaklanmak çok daha sağlıklı sonuçlar verir" diye konuştu.

'Tercih sürecinde baskı değil rehberlik yapın'
Tercih döneminin sınav kadar kritik olduğuna dikkat çeken Allı, ailelerin çocuklarının ilgi alanlarını ve hedeflerini dikkate alması gerektiğini belirterek, "Tercih dönemi, sınav kadar önemlidir. Aileler kendi gerçekleştiremedikleri hayalleri çocuklarına yüklemek yerine onların ilgi alanlarını, yeteneklerini ve hedeflerini dikkate almalıdır. Karar sürecinde yönlendiren değil, destekleyen bir tutum benimsenmelidir" ifadelerini kullandı.
Olumsuz sonuç dünyanın sonu değil
Beklenen puanın alınamamasının hayatın sonu olmadığını vurgulayan Fatma Allı, "Beklediği puanı alamayan öğrenciler umutsuzluğa kapılabiliyor. Ancak unutulmamalıdır ki başarıya giden tek yol üniversite sınavından geçmiyor. Gerekirse yeniden hazırlanmak, farklı bir bölüm tercih etmek ya da başka kariyer yollarını değerlendirmek de güçlü seçeneklerdir" dedi.



