Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılına ilişkin yapay zeka kullanım istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan veriler, yapay zeka teknolojilerinin hem bireysel günlük yaşamda hem de iş dünyasındaki kapsama alanını bir önceki yıla kıyasla yaklaşık iki katına çıkardığını ortaya koydu.

Genç nüfus ve yükseköğretim mezunları liderlik ediyor

Üretken yapay zeka kullandığını belirten bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 19,2 seviyesindeyken, 2026 yılında yüzde 37,6'ya yükseldi. Cinsiyet dağılımında oranlar birbirine oldukça yakın seyrederken; kadınların yüzde 38,1’i, erkeklerin ise yüzde 37,2’si yapay zekadan yararlandığını aktardı.

Yaş ve eğitim faktörleri kullanım oranlarındaki en belirleyici etkenler olarak öne çıktı:

Bak: “Gençlerimize güveniyoruz onlar için çalışıyoruz”
Bak: “Gençlerimize güveniyoruz onlar için çalışıyoruz”
İçeriği Görüntüle
  • Yaş Grupları: Yapay zekayı en yoğun kullanan kitle yüzde 64,9 ile 16-24 yaş grubu oldu. Bu grubu yüzde 55,7 ile 25-34, yüzde 38,1 ile 35-44 yaş grubu takip etti.

  • Eğitim Seviyesi: Yükseköğretim mezunlarında kullanım oranı yüzde 62,7’ye ulaşırken; lise ve mesleki lise mezunlarında yüzde 45,4, ilköğretim mezunlarında yüzde 35,5, ilkokul mezunlarında ise yüzde 8,5 olarak kaydedildi.

Bireylerin yapay zeka araçlarına başvurma amaçlarında ilk sırayı yüzde 86,4 ile özel kişisel kullanım aldı. Mesleki amaçlı kullanım yüzde 37,3, örgün eğitim kaynaklı kullanım ise yüzde 32,6 seviyesinde gerçekleşti. Cinsiyet bazlı detaylarda erkeklerin mesleki amaçlı kullanımı (yüzde 43,2), kadınlara (yüzde 31,2) kıyasla daha yüksek ölçülürken; kadınlarda eğitim odaklı kullanım (yüzde 36,1) öne çıktı.

Büyük işletmelerde entegrasyon yüzde 37’yi aştı

İş dünyasında herhangi bir yapay zeka teknolojisinden yararlanan girişimlerin oranı 2021’deki yüzde 2,7 ve 2025’teki yüzde 7,5 seviyesinden 2026’da yüzde 14’e tırmandı. Şirketlerin ölçeği büyüdükçe teknolojiyi benimseme oranı da belirgin biçimde arttı:

  • 250 ve üzeri çalışanı olan girişimler: Yüzde 37,1

  • 50-249 çalışanı olan girişimler: Yüzde 17

  • 10-49 çalışanı olan girişimler: Yüzde 12,8

Sektörel bazda yapay zekaya en fazla uyum sağlayan alan yüzde 63,7 ile telekomünikasyon, programlama ve bilişim sektörü oldu. Bu sektörü yüzde 57,1 ile yayımcılık, radyo-TV ve içerik üretimi, yüzde 32,4 ile bilgisayar ve iletişim ekipmanları onarım faaliyetleri izledi.

Şirketler en çok pazarlama ve Ar-Ge alanında yararlanıyor

Girişimlerin yapay zeka sistemlerini en sık kullandığı alan yüzde 51 ile pazarlama veya satış faaliyetleri oldu. Araştırma-geliştirme (Ar-Ge) ve yenilikçi süreçler yüzde 46,3 ile ikinci sırada yer alırken, üretim ve hizmet süreçleri yüzde 43,4’lük bir pay aldı.

Teknoloji temin yöntemlerinde ise açık kaynaklı yazılımlar tercihlerde öne çıktı. Yapay zeka kullanan şirketlerin yüzde 67,8’i açık kaynaklı, yüzde 49,1’i kapalı kaynaklı sistemleri tercih etti. Yazılımların yüzde 46,5’i dış sağlayıcılar aracılığıyla tedarik edilirken, şirketlerin yüzde 32,1’i çözümleri kendi iç kaynaklarıyla geliştirdi.

Kişisel veri kullanımı ve dönüşümün önündeki engeller

Yapay zeka kullanan girişimlerin yüzde 16,6’sı; yaş, cinsiyet, adres, satın alma verileri veya yüz görüntüleri gibi bireysel verileri işlediğini beyan etti.

Haliçte yapay zeka kullanmayan ancak planlayan girişimlerin oranı yüzde 8,3 seviyesinde kaldı. Teknolojiyi henüz benimsememiş işletmelerin karşılaştığı temel engeller şu şekilde sıralandı:

  • Uzmanlık eksikliği: Yüzde 72,3

  • Hukuki belirsizlikler ve sorumluluk karmaşası: Yüzde 66,4

  • Veri gizliliği ve koruma endişeleri: Yüzde 65,4

Kaynak: Haber Merkezi