Modern tıp ve teknolojik gelişmelere rağmen, yaşam tarzındaki değişiklikler ve nüfusun yaşlanması kalp sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. TÜİK’in Haziran 2025’te yayımlanan güncel verilerini değerlendiren Prof. Dr. Mustafa Gür, kalp ve damar hastalıklarının Türkiye’de açık ara en büyük ölüm nedeni olduğunu vurguladı.
Riskler çocuklukta başlıyor, ileri yaşta öldürüyor
Hastalığın temellerinin sanılanın aksine çok erken yaşlarda atıldığını belirten Prof. Dr. Gür, "Gençlik yıllarında sigara ve dengesiz beslenme ile başlayan süreç; orta yaşlarda iş stresi ve hareketsizlikle birleşerek tansiyon ve diyabeti beraberinde getiriyor. İleri yaşta ise bu tablo obezite ve yüksek kolesterol ile birleşerek ölümcül hale geliyor," dedi.
Sadece göğüs ağrısına bakmayın!
Hastalığın teşhisinde erken farkındalığın hayat kurtardığını ifade eden Gür, klasik belirtilerin dışındaki "atipik" işaretlere dikkat çekerek, “Özellikle kadınlarda ve diyabet hastalarında görülen geçmeyen hazımsızlık, bulantı ve mide üzerindeki baskı hissi. Gece sık idrara çıkma ve gün sonunda ayak bileklerinde oluşan ödemler kalp yetmezliğinin habercisi olabilir. Göğüs üzerinde baskı ve yanma hissi; çeneye, sol kola veya sırtın üst kısmına yayılıyorsa vakit kaybetmeden uzmana başvurulmalı” dedi.
"Genetik mirasınızı yaşam disipliniyle yenin"
Genetik yatkınlığın riski %40 ila %60 oranında etkilediğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gür, bu durumun değiştirilemez bir kader olmadığını söyledi. Korunma yolları için "yaşam disiplini" şartı koşan Gür, "Günlük tuz tüketimini 5 gramın altına indirmek, tansiyon kontrolünde en etkili adımdır. Akdeniz tipi beslenmeyi benimseyin; doymuş yağlar yerine zeytinyağını tercih edin. Haftada en az 150 dakika orta şiddetli egzersiz yapın. Sigarayı bıraktığınız an vücut kendini onarmaya başlar" şeklinde uyarıda bulundu.
Yüksek tansiyon kalbi yıpratıyor
Yüksek tansiyonun çoğu zaman belirti vermeden kalbi bir pompa gibi yorduğunu ifade eden Gür, "Verilen her 1 kilo, büyük tansiyonda yaklaşık 1 mmHg düşüş sağlar. Tansiyon ilaçları 'iyileşince bırakılacak' ilaçlar değildir; ilaç uyumu inme ve kalp krizi riskini minimize eder," uyarısında bulundu.





