TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu, hazırladığı "Mersin Körfezi Mikroplastik Kirliliği Durum Raporu"nda Doğu Akdeniz'de çevresel baskının her geçen yıl arttığını ortaya koydu. Raporda, Mersin Körfezi'nin yalnızca yerel kirlilikten değil, Seyhan ve Ceyhan nehirleri aracılığıyla taşınan kirleticilerden de etkilendiği belirtilirken, mikroplastiklerin deniz suyu, dip sedimentleri ve deniz canlılarında yaygın olarak tespit edildiği ifade edildi.
Mikroplastikler gıda zincirine kadar ulaşıyor
Raporda mikroplastiklerin artık yalnızca çevresel bir sorun olmaktan çıktığına işaret edilerek, balıklar, midyeler ve diğer deniz canlıları üzerinden gıda zincirine taşındığı kaydedildi. İnsanlarda yapılan araştırmalarda mikroplastiklerin kan, dışkı, akciğer dokusu, plasenta ve anne sütünde de tespit edildiği aktarılırken, mevcut bilimsel verilerin sağlık üzerindeki uzun vadeli etkileri ortaya koymak için henüz yeterli olmadığına dikkat çekildi.
Atık ithalatı ve geri dönüşüm tesisleri mercek altında
Raporda Türkiye'nin son yıllarda Avrupa'dan en fazla plastik atık ithal eden ülke konumunda bulunduğu hatırlatıldı. Özellikle Avrupa'dan gelen plastik atıkların önemli bölümünün Adana'daki geri dönüşüm tesislerinde işlendiği belirtilirken, mekanik geri dönüşüm süreçlerinde oluşan mikroplastiklerin endüstriyel atık sularla çevreye taşınabildiği ifade edildi.
TMMOB, bu kirleticilerin drenaj kanalları ile Seyhan ve Ceyhan nehirlerine, oradan da Akdeniz'e ulaştığına ilişkin bilimsel bulgular bulunduğunu aktararak, Mersin Körfezi'nin hidrodinamik yapısı nedeniyle atıkların uzun süre körfez içerisinde kalabildiğine dikkat çekti.
Kirliliğin tek nedeni değil
Raporda Mersin Körfezi'ndeki mikroplastik kirliliğinin yalnızca geri dönüşüm tesislerinden kaynaklanmadığı da vurgulandı. Liman faaliyetleri, tarımsal üretim, balıkçılık, sanayi deşarjları ve kentsel atıkların da körfez üzerindeki baskıyı artıran başlıca etkenler arasında yer aldığı belirtilerek, kamu kurumlarının denetimlerinin artırılmasının önem taşıdığı ifade edildi.
Sürekli izleme sistemi önerisi
Raporda, bölgede standart yöntemlerle yürütülecek sürekli bir mikroplastik izleme programının oluşturulması gerektiği kaydedildi. Bunun yanında atıksu arıtma tesislerinin etkin işletilmesi, sanayi deşarjlarının düzenli denetlenmesi, tarımsal kimyasal kullanımının kontrol altına alınması ve katı atık yönetiminin güçlendirilmesinin birlikte yürütülmesi gerektiği belirtildi.
Yedi maddelik acil önlem çağrısı
TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu, raporun sonuç bölümünde çözüm için yedi başlıkta öneri sundu. Buna göre endüstriyel ve kentsel deşarj standartlarının sıkılaştırılması, Doğu Akdeniz havzaları için koruma planlarının güncellenmesi, nehirlerde çevrim içi su kalite izleme sistemlerinin kurulması, atıksu analizlerine mikroplastik parametresinin eklenmesi, plastik geri dönüşüm tesislerinde ileri arıtma ve filtrasyon teknolojilerinin zorunlu hale getirilmesi, tarım ve hayvancılık kaynaklı kirliliğin kontrol altına alınması ile sanayi altyapısının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Raporda ayrıca, yurt dışından plastik atık ithalatının sınırlandırılması ya da yasaklanmasının değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, karasal kaynaklı mikroplastik girişinin önlenmeden Mersin Körfezi'ndeki plastik kirliliğinin kalıcı biçimde azaltılmasının mümkün olmayacağı değerlendirmesine yer verildi.




