İngiltere’de son günlerde görülen hızlı vaka artışı bulaşıcı hastalıklar konusunda yeni bir alarmın verilmesine neden oldu. Paylaşılan güncel veriler özellikle yılın ilk haftalarında sindirim sistemi enfeksiyonlarında dikkat çekici bir yükseliş yaşandığını ortaya koyuyor. Halk arasında süper virüs olarak adlandırılan norovirüsün yayılım hızının artması hem bireysel hem de toplumsal önlemlerin yeniden gündeme gelmesine yol açtı.
İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı tarafından açıklanan son gözetim verileri 2026 yılının ilk iki haftasında norovirüs vakalarının önceki dönemlere kıyasla yaklaşık yüzde 47 oranında arttığını gösteriyor. Özellikle bakım evleri ve hastaneler gibi kapalı ve kalabalık ortamlarda virüsün daha hızlı yayıldığına işaret ediliyor.
Norovirüsün Belirtileri Neler?
Norovirüs enfeksiyonu çoğunlukla ani başlayan ve yaşam kalitesini kısa sürede düşüren belirtilerle kendini gösteriyor. Hastalığa yakalanan kişilerde şiddetli ishal, tekrarlayan kusma, mide bulantısı ve karın ağrısı sık görülüyor. Bunlara ek olarak baş ağrısı, yoğun halsizlik ve dikkat dağınıklığı gibi şikayetler de tabloya eşlik edebiliyor. Belirtiler kısa sürede ortaya çıkıyor ve özellikle yaşlı kişilerde daha ağır seyrediyor.

Paylaşılan verilere göre norovirüs vakalarının önemli bir kısmı 65 yaş ve üzerindeki kişilerde görülüyor. Bağışıklık sisteminin yaşla birlikte zayıflaması bu grubun enfeksiyona karşı daha savunmasız hale gelmesine yol açıyor. Bakım evlerinde ve hastanelerde alınacak önlemlerin bu yaş grubunu korumada belirleyici olduğu ifade ediliyor.
Hijyen Konusunda Önlem Alınması Yönünde Uyarılarda Bulunuldu!
Norovirüsün yayılımını sınırlamak için temel hijyen kurallarının titizlikle uygulanmasını öneriliyor. Ellerin sabun ve sıcak suyla sık sık yıkanması virüsün bulaşma zincirini kırmada en etkili yöntemler arasında gösteriliyor. Ortak kullanılan yüzeylerin çamaşır suyu bazlı temizlik ürünleriyle düzenli olarak dezenfekte edilmesi gerektiği belirtiliyor. Alkol bazlı el dezenfektanlarının bu virüse karşı yeterince etkili olmadığı özellikle vurgulanıyor. Kapalı alanların sık sık havalandırılması da enfeksiyon riskini azaltan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.Formun Altı





