Binlerce yıllık tarihi, farklı inançlara ev sahipliği yapan yapısı ve zengin gastronomisiyle Tarsus, turizmde sahip olduğu potansiyeli daha güçlü şekilde değerlendirmeyi hedefliyor. Kentin özellikle inanç ve kültür turizmi açısından önemli bir destinasyon olduğunu belirten Wyndham Tarsus St. Paul Otel Genel Müdürü Tunç Gezer, Tarsus’un turizmde daha fazla tanıtılması ve konaklamalı bir destinasyon haline gelmesi gerektiğini belirtti.

Tarsus’un zenginliği misafir profilini şekillendiriyor

Tarsus’un otellerindeki misafir profilini de şekillendirdiğini belirten Gezer, “Tarsus, binlerce yıllık tarihi ve farklı inançlara ev sahipliği yapan çok özel bir şehir. Bu zenginlik doğal olarak otelimizin misafir profilini de şekillendiriyor. Özellikle St. Paul Kuyusu’na olan yakınlığımız sayesinde inanç turizmi kapsamında yurt içinden ve yurt dışından misafirler ağırlıyoruz. Bunun yanında kültür turizmi için bölgeyi ziyaret eden misafirlerimiz ve iş amaçlı seyahat eden konuklarımız da önemli bir yer tutuyor” dedi.

St Pau Kuyusu

“Günübirlik ziyaret edilen değil, konaklanan destinasyon”

Tarsus’un sahip olduğu potansiyelin kendiliğinden turiste dönüşmediğini ifade eden Gezer, “Ancak bu potansiyelin kendiliğinden turiste dönüşmediğinin de farkındayız. Yaklaşık bir yıldır Tarsus’un daha güçlü bir turizm destinasyonu haline gelmesi için ciddi bir tanıtım, pazarlama ve satış çalışması yürütüyoruz. Uluslararası fuarlara katılıyor; İstanbul, İzmir, Ankara, Kapadokya, Kuşadası ve Antalya başta olmak üzere birçok şehirde acenteler ve tur operatörleriyle birebir görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Amacımız Tarsus’un yalnızca günübirlik ziyaret edilen değil, konaklanan ve programlara dahil edilen bir destinasyon haline gelmesini sağlamak” diye konuştu.

Yürütülen çalışmaların sonuçlarını almaya başladıklarını belirten Gezer, “Bugün farklı ülkelerden misafir ağırlayabiliyorsak, bunda Tarsus’un sahip olduğu tarihi ve dini değerler kadar, sahada yürüttüğümüz bu aktif tanıtım ve satış çalışmalarının da önemli bir payı olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Kubat Paşa Medresesi

“Tarsus, Hristiyan dünyası açısından çok önemli”

Tarsus’un Hristiyan dünyası açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Gezer, “Tarsus, Hristiyan dünyası açısından çok önemli bir inanç ve kültür mirasına sahip. Bu değerin uluslararası turizmde daha güçlü karşılık bulabilmesi için yerel yönetim, turizm işletmeleri, seyahat acenteleri ve ilgili kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Uluslararası tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini belirten Gezer, “Özellikle uluslararası tanıtım faaliyetlerinin artırılması, inanç turizmine yönelik özel rotaların oluşturulması, tarihi ve dini noktaların yabancı ziyaretçiler için daha erişilebilir ve anlaşılır hale getirilmesi önemli. Çok dilli yönlendirmeler, tanıtım materyalleri, dijital içerikler ve uluslararası fuarlarda Tarsus’un daha güçlü temsil edilmesi bu süreci destekleyecektir” diye konuştu.

Danyal Cami

Kamu ve özel sektör iş birliği vurgusu

Özel sektör olarak Tarsus’un turizm programlarına dahil edilmesi için çalışmalar yürüttüklerini aktaran Gezer, “Biz özel sektör olarak yaklaşık bir yıldır farklı şehirlerde acente ve tur operatörleriyle görüşerek Tarsus’un programlara dahil edilmesi için aktif çalışmalar yürütüyoruz. Bu süreçte Tarsus Belediyesi, Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası ve Tarsus Ticaret Borsası başta olmak üzere kentimizin önemli kurumlarından destek görüyor olmamız da bizim için çok kıymetli. Tarsus’un gerçek anlamda güçlü bir turizm destinasyonu haline gelmesinin, kamu ve özel sektörün bu ortak çalışma kültürünü daha da büyütmesiyle mümkün olacağına inanıyorum.” dedi.

Tarsus mutfağı turizmin önemli parçası

Tarsus’un gastronomi alanında da önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Gezer, “Elbette. Tarsus mutfağı çok güçlü ve kendine özgü bir gastronomik kültüre sahip. Biz de otelimizin yiyecek-içecek hizmetlerinde mümkün olduğunca bu yerel değerleri misafirlerimize yansıtmaya özen gösteriyoruz. Menü planlamalarımızda Tarsus’a özgü lezzetlere yer vermeye, özellikle bölgeyi ilk kez ziyaret eden misafirlerimize şehrin gastronomisini de tanıtmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Tarsus Gastronomi

Mersin Spor Sezona Farklı Galibiyetle Başladı: 70-100
Mersin Spor Sezona Farklı Galibiyetle Başladı: 70-100
İçeriği Görüntüle

Yerel üreticiye destek

Yerel üretici ve tedarikçilerle çalışmaya önem verdiklerini belirten Gezer, “Tedarik tarafında da yerel esnafla çalışmayı önemsiyoruz. Uygun kalite ve standartları sağlayabildiğimiz ürünlerde Tarsus’taki üretici ve tedarikçilerden faydalanıyoruz. Çünkü turizmin yalnızca otelin içinde kalan bir ekonomik faaliyet olmaması gerektiğine inanıyoruz. Misafir şehre geldiğinde konaklamadan gastronomiye, alışverişten yerel üreticiye kadar mümkün olduğunca geniş bir alana katkı sağlamalı. Biz de bu anlayışla Tarsus’un hem kültürel hem ekonomik değerlerini desteklemeye çalışıyoruz” dedi.

200 yıllık tarihi yapılarda konaklama deneyimi

Otelin tarihi yapısının kendileri açısından önemli bir farklılık oluşturduğunu vurgulayan Gezer, “Bizim en önemli farkımız, misafirlerimize yalnızca bir oda değil, Tarsus’un tarihinin içinde bir konaklama deneyimi sunabilmemiz. Otelimiz yaklaşık 200 yıllık, 17 tarihi konaktan oluşan çok özel bir yapıya sahip. Bu nedenle misafir, klasik bir şehir oteline girdiği hissinden çok, geçmişi olan bir yapının içinde konakladığını hissediyor.” ifadelerini kullandı.

Tarsusta Tarihi Oteller

“Daha butik ve kişisel bir misafir ilişkisi”

Misafir ilişkilerinde kişisel hizmet anlayışını önemsediklerini belirten Gezer, “Bunun yanında büyük bir zincirin hizmet standartlarını korurken, daha butik ve kişisel bir misafir ilişkisi kurmaya özen gösteriyoruz. Misafirlerimizin geliş amaçlarını, beklentilerini ve mümkün olduğunca kişisel tercihlerini takip ederek daha sıcak ve birebir bir hizmet sunmaya çalışıyoruz.” dedi.

“Tarihi dokuyu hissetmek”

Gezer, sözlerini şöyle tamamladı: “Kısacası bizim için deneyim; tarihi dokuyu hissetmek, Tarsus’un kültürünü tanımak ve aynı zamanda uluslararası otelcilik standartlarında güvenli ve konforlu bir konaklama yaşayabilmek anlamına geliyor.”

Muhabir: Emrah Birgül