Tarsus’un coğrafi tescilli ürünlerinden birisi olan ‘Tarsus İğne Oyası’, Mersin Büyükşehir ile yeniden hayat buldu. Kadınların yüz yıllardır annelerinden görerek bugünlere getirdiği ve uzun zamandır yalnızca hobi olarak yapılan Tarsus İğne Oyası, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı öncülüğünde kadınlar için gelir kapısı haline geldi.

Coğrafi̇ Tesci̇lli̇ Tarsus İğne Oyasi Mersi̇n Büyükşehi̇r İle Geli̇r Kapisi Oluyor (5)

Tarsus İğne Oyası’nın kökleri yüzyıllar öncesine dayanıyor

Kadınların mutluluklarının, sevinçlerinin, hüzünlerinin iğne ile hayat bulduğu Tarsus İğne Oyası’nın kökleri yüzyıllar öncesine dayanıyor. Yörede yetişen nergis, papatya, sümbül, murt çiçeği ve badem gibi bitkiler iğne ve iplikle ilmek ilmek yeniden kadınların ellerinde hayat buluyor. Ayrıca kadınlar bu motifler ile vermek istedikleri mesajları da büyük bir sabırla işliyor. Yalnızca bir el sanatı değil, aynı zamanda kadınların duygularını yansıttığı özel bir anlatım dili olan iğne oyası, geçmişten aldığı ilhamla geleceğin yenilikçi ürünlerini kadın emeğiyle birleştiriyor. Sultan II. Abdülhamid’in koleksiyonunda yer alan İtalyan oryantalist ressam Fausto Zonaro'nun ‘Anne Sevgisi’ adlı dünyaca ünlü tablosundan esinlenilen ‘Anne Sevgisi’ motifi de iğne oyası ile yeniden hayat bularak ilgi çekiyor.

Moda ve tasarım alanında da kendine yer bulan iğne oyası, kadın elinin inceliklerini ekonomik değere dönüştürüyor. Bin bir ilmek ile işlenen oyalara hak ettiği değeri vermek için kolları sıvaya Mersin Büyükşehir, Tarsus ve Mersin merkezde kurulan pazarlarda bu ürünlerin satışına destek oluyor. Mersinden Kadın Kooperatifi de iğne oyasının satış ve tanıtım çalışmalarını sürdürerek kadınlara istihdam alanı yaratıyor. e-Ticaret sitesi üzerinden ürün satışı ile kadınların el emeğini ekonomik kazanca dönüştüren Mersinden Kadın Kooperatifi, ulusal ve uluslararası fuarlar aracılığıyla da ürünlerin tanıtımını yaparak yeni talepleri takip ediyor.

Coğrafi̇ Tesci̇lli̇ Tarsus İğne Oyasi Mersi̇n Büyükşehi̇r İle Geli̇r Kapisi Oluyor (1)

Sert: “Kadınların her emeğini desteklediğimiz gibi Tarsus İğne Oyası’nı da destekliyoruz”

‘Kadın Elinden Üretim Projesi’ kapsamında kadınların her emeğini görünür kılmaya çalıştıklarını aktaran Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı personeli Burcu Sert, “Bugün Tarsus ilçemizde geleneksel el sanatlarından iğne oyasının tanıtımını gerçekleştiriyoruz. Amacımız kadın üretiminin ekonomik hayata katılımını güçlendirmek, el emeği ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturmak ve yerel üretime katkı sağlamak. Büyükşehir Belediyesi olarak biz üretici kadın sanatlarımızı Tarsus’ta her hafta belirli noktalarda açıyoruz. Aynı zamanda Uluslararası Tarsus Festivali sayesinde dünyaya tanıtılıyor. Mersin’de de açılan stantlarda bu tarz ürünlere yer veriyoruz. Bu şekilde kadın üreticilerimize destek oluyoruz” sözlerine yer verdi.

Tarsus İğne Oyası’nın coğrafi tescilli bir ürün olduğuna dikkat çeken Sert, “Kadınların her emeğini desteklediğimiz gibi iğne oyasını da ayrıca destekliyoruz her alanda. Tarsus’un iğne oyasını kazanç kapısı haline getirdik bundan dolayı mutluyuz” dedi.

“İğne oyası, duyguların oyaya dökülmüş hali”

Mersinden Kadın Kooperatifi’nde iğne oyası çalışmalarının koordinasyonunu yürüten ve aynı zamanda kooperatifin kurucu ortaklarından Beyhan Gürbüz, iğne oyasının yalnızca bir el sanatı değil, aynı zamanda kadınların duygularını yansıttığı özel bir anlatım dili olduğunu belirterek, “Aslında iğne oyası, duyguların oyaya dökülmüş hali. Eğer bir kadın, işlediği oyasında yeşil tonlarını çok kullanıyorsa bu, içinin huzurlu olduğu anlamına geliyor. Biberli dediğimiz bir model var, onu takıyorsa içinin çok acıdığı anlamındadır. Menekşeli modelimiz ise ‘Ben çok huzurluyum, hayatta mutluyum’ mesajı veriyor. Kısacası oyalar, kadınların duygularını da dile getiriyor” dedi.

Hatay'da anız yangınında alevler bahçelere sıçradı
Hatay'da anız yangınında alevler bahçelere sıçradı
İçeriği Görüntüle

İğne oyasının kadınlar için önemli bir ekonomik değere dönüştüğünü vurgulayan Gürbüz, “Kadınlar aslında bunun ekonomik değerinin çok farkında değildi. Tarladan ya da bahçeden geldiklerinde yaptıkları oyaları çerçilere satıp kendi ihtiyaçlarını karşılıyorlardı. Kooperatif olarak bizler, bunun ekonomik anlamda da bir değer taşıdığını anlattık. Kadınlar bunun farkına vardıktan sonra kimisi çocuğunu okuttu, kimisi düğün yaptı. Talep arttıkça üretim çeşitlendi. Böylece hem kadınlar kendi emeklerinin değerini gördü hem de yeni bir istihdam alanı oluştu” ifadelerini kullandı. Kooperatif olarak iğne oyasının satış ve tanıtım çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Gürbüz, sosyal medya ve fuarlar aracılığıyla hem ürünleri tanıttıklarını hem de yeni talepleri takip ettiklerini belirtti.

Geçmişten ilham alan çalışmalar da yaptıklarını anlatarak, Sultan II. Abdülhamid’in koleksiyonunda yer alan İtalyan oryantalist ressam Fausto Zonaro'nun ‘Anne Sevgisi’ adlı dünyaca ünlü tablosundan esinlendiklerini söyleyen Gürbüz, “Annenin çocuğuna sarıldığı o tabloda yer alan oya figürünü inovatif bir şekilde ürünlere dönüştürdük. Bunun broşunu, bilekliğini ve kolyesini yaptık. Bir dönem bu ürünler Milli Saraylar’da satışa sunuldu. Bu bizim için önemli bir başlangıç oldu. Şimdi de iğne oyasını farklı alanlarda nasıl değerlendirebileceğimiz üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Biz iğne oyasıyla yola çıkarken kadın amaçlı hareket ettik"

İğne oyasının moda ve tasarım alanında da kendine yer bulduğunu kaydeden Gürbüz, ünlü modacı Dilek Hanif ile gerçekleştirdikleri iş birliğine de değinerek, “Dilek Hanım ile yollarımız kesişti ve kendisiyle Gözne’deki dokumalar üzerine çalışmalar yapıyorduk. Dilek Hanım bu ürünlere iğne oyalarını da ekleyerek çok farklı ve inovatif bir ürün ortaya çıkardı. Böylece iğne oyasının farklı alanlarda nasıl değerlendirilebileceğini görmüş olduk” diye konuştu. Kadın kooperatifi olarak yola çıkarken temel amaçlarının kadınlara destek olmak olduğunu vurgulayan Gürbüz, “Biz iğne oyasıyla yola çıkarken kadın amaçlı hareket ettik. Ne kadar çok kadına ulaşırsak o kadar çok istihdam yaratırız diye düşündük. Geldiğimiz noktada bu amacımıza ulaştığımızı görüyoruz. Kadınlarla birlikte üretmeye ve yol almaya devam edeceğiz” dedi. İğne oyasının yalnızca bir el sanatı değil; sabrın, emeğin ve kültürel mirasın bir yansıması olduğunu ifade eden Tarsus Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Burçin Güner, “İğne oyası diğer el sanatlarından farklıdır. Küçücük bir iğne ve iplikle çok ince, zarif, estetik motifler ortaya çıkarılır. Her motif bir anlam ve hikâye taşır. Kimi zaman bir üzüntüyü, mutluluğu, hüznü ve hasreti anlatır. Son yıllarda özellikle geleneksel değerlere ilginin artmasıyla iğne oyası yeniden önem kazanmıştır. Bizler de hem gençler hem de ekonomik kazanç sağlayan kadınlar için gelir kaynağı haline gelen iğne oyasına önem veriyor ve bunu yaşatmak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Geçmiş ile geleceği birbiriyle buluşturan bu kültür köprüsünü değerli bir mirası yaşatmak, gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğudur. Kadının olduğu her yerde arkamızda güçlü bir başkan, güçlü bir kentimiz var” diyerek, kadınların emeğini görünür kılan ve her alanda destekleyen Büyükşehir’e teşekkür etti.

İlkokul çağından bu yana yıllardır iğne oyası yaptığını söyleyen Dilek Işık Ürgün, “Annemlerden, büyüklerimizden öğrendim. Eskiden iğne oyası Çamlıyayla’nın geçim kaynağıydı. Orada kış aylarında iş olmuyordu, kadınlar iğne oyası ile evin geçimini sağlıyordu. Şimdi ise birer hobiye ve terapiye dönüştü. Ama bizler yine de üretimde varız. El emeği ürünlerimizi Büyükşehir Belediye Başkanımız sayesinde stantlarda satabiliyoruz, kazanca çevirebiliyoruz ve mutluyuz” dedi. Her oyada kadınların hayal dünyasının bir yansıması olduğunu söyleyen Ürgün, “Ürünlerimizi iğneyle, iplikle buluşturup doğadan esinlenerek, duygularımızı yansıtarak bunu yapmak bizi de bir sanatçı yapıyor. Biz de sanatın bir yerinde varız. Renklere uyum sağlayabilmek çok önemli. İşlediğimiz motiflere duygularımızı yansıtıyoruz. Ben Vahap Seçer Başkanımıza desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz. Bizim sesimiz ve yüzümüz oldunuz” ifadelerine yer verdi.

Elife Meydan’ın yarım asırlık emeği Büyükşehir ile değerlendi

Tarsus İğne Oyası yapan ve bununla ev ekonomisine katkı sağlayan Elife Meydan, annesinden 50 yıl önce öğrendiğini ve 50 yıldır iğne ve iplikle birçok çeşit motife hayat verdiğini söyledi. yarım asırlık emeğinin Büyükşehir sayesinde değerlendiğini ifade eden Meydan, “Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı stantlarda satış yapıyorum. Tarsus Festivali oluyor, orada çok güzel tanıtımlar ve satışlar yaptık” dedi. İğne oyası yapmanın terapi gibi geldiğini belirten Meydan, “İğne oyası eğlenceli bir aktivite. İş yapıp oturduğumda hemen iğne oyasını elime alıyorum. Beni dinlendiriyor ve motive ediyor. Farklı ürünler çıkardığında çok mutlu oluyorsun” diye konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi