Mersin'de Mimoza Kadın Derneği üyesi Şehriban Şeker, kayıp Gülistan Doku ile Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ilişkin Mezopotamya Ajansı'na (MA) verdiği röportaj nedeniyle Mersin 15'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde bir süredir yargılanıyordu. Bugün karar duruşması görülen davada Şehriban Şeker, beraat etti.

4343435

Öte yandan duruşma öncesi Mersin Kadın Platformu üyeleri, Mersin Adliyesi önünde açıklama yaptı. Kadınlar adına açıklama yapan Zübeyde Akpınar, kadınların mücadelesinin yargılanamayacağını belirterek, "Bugün burada, yalnızca bir feminist kadın aktivistin yargılanmasına karşı değil, kadınların yaşam hakkını tehdit eden, gerçeği cezalandıran, cezasızlığı kural haline getiren erkek devlet zihniyetine karşı bir aradayız. Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku. Bu iki isim, bu ülkede kadınların nasıl kaybolduğunu, nasıl korunmadığını, nasıl unutturulmak istendiğini gözler önüne seren açık dosyalardır. Yıllardır bu dosyalarda etkin, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmemiştir. Devlet, yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.
Buna rağmen bugün, bu gerçekleri dile getiren arkadaşımız; bir röportajda kamu adına soru sorduğu, erkek şiddetini ve devlet sorumluluğunu işaret ettiği için yargılanmaktadır. Bu durum bize bir kez daha göstermektedir ki burada yargılanan bir söz değil, kadınların adalet talebidir" dedi.

546346346346

"Kadın Cinayetleri ve Şiddet, Bireysel Sapmalar Değildir"

Bu davanın Anayasa'nın 26. maddesiyle güvence altına alınmış ifade özgürlüğü ihlali olduğunu belirten Akpınar, "Bu dava, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesine aykırıdır. Bu dava, devletin yaşam hakkını koruma yönündeki pozitif yükümlülüğünü yerine getirememesinin üstünü örtme çabasıdır. Devletin görevi; gerçeği dile getiren kadınları susturmak değil,
kadınların kaybolduğu, öldürüldüğü, şüpheli biçimde yaşamdan koparıldığı dosyalarda etkin soruşturma yürütmektir. Ancak görüyoruz ki; yargı, erkek şiddetini görünmez kılan bir mekanizma olarak işletilmekte; buna itiraz eden feminist kadınlar hedef haline getirilmektedir. Kadın cinayetleri ve şiddet, bireysel sapmalar değildir. Bunlar, erkek egemen devlet aklının sistematik sonucudur. Bu akıl failleri cesaretlendiren, kadınların beyanını değersizleştiren, koruma kararlarını etkisizleştiren ve cezasızlığı kurumsallaştıran bir zihniyettir. Bugün burada şunu çok net görüyoruz. Faili değil, eleştireni yargılayan, şiddeti değil, şiddeti teşhir eden sözü suç sayan, adaleti değil, itaati esas alan bir düzenle karşı karşıyayız. Bu nedenle bu dava yalnızca bir kişiye açılmış değildir. Bu dava, feminist mücadeleye açılmıştır. Bu dava, susmazsan yargılanırsın mesajıdır. Ama biz buradayız ve bu mesajı kabul etmiyoruz. Buradan soruyoruz: Rojin Kabaiş‘e ne oldu? Gülistan Doku nerede? Bu sorular neden hala yanıtsız? Neden yıllardır hesap veren yok? Bu soruları sormak suç değildir" şeklinde konuştu.

Avukat Serdar Öktem'e Silahlı Saldırının Görüntüleri Ortaya Çıktı
Avukat Serdar Öktem'e Silahlı Saldırının Görüntüleri Ortaya Çıktı
İçeriği Görüntüle

7547547547

"Kadınların Sözü Suç Değildir"

Bu soruların sorulmasının hukukun, adaletin ve yaşam hakkının gereği olduğuna vurgu yapan Akpınar, "Ve bu sorular sorulmaya devam edecektir. Asıl yargılanması gerekenler, kadınların yaşam hakkını korumayanlar, etkin soruşturma yürütmeyenler, erkek şiddetini görmezden gelenler, cezasızlığı sistem haline getirenlerdir. Bu davadan vazgeçilmelidir. Kadınların sözü suç değildir.
Feminist mücadele yargılanamaz. Erkek devletin cezasızlık rejimini kabul etmiyoruz. Rojin için buradayız. Gülistan için buradayız.
Yaşam hakkı elinden alınan, kaybedilen, susturulmak istenen tüm kadınlar için buradayız. Ve buradan bir kez daha söylüyoruz.
Gerçek yargılanamaz. Kadınlar susmaz. Feminist mücadele durdurulamaz" diye konuştu.

Muhabir: Koray Ünlü