Bugün Mersin Üniversitesi Yenişehir Kampüsü yanındaki Posta İşleme Merkezi önünde bir araya gelen KESK Haber-Sen 8 No'lu Şube üyeleri, duruma tepki gösterdi. Üyeler adına açıklama yapan Şube Başkanı Musa Özdemir, sürgünün ilkel, çağdışı ve insanlık suçu olduğunu belirterek, "Bugün burada bir haksızlığa, bir hukuksuzluğa ve açık bir sendikal ayrımcılığa karşı sesimizi yükseltmek için toplandık. PTT Genel Müdürlüğü’nün Mersin’de uyguladığı sürgün politikası hukukla, vicdanla ve kamu yönetimi anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Mersin’de yürütülen sözde soruşturma bahane edilerek, dosyanın ne sanığı ne de tanığı olan 3 arkadaşımız haksız ve hukuksuz biçimde sürgüne gönderilmiştir. Soruyoruz: Suç isnadı olmayan insanlar neden yerlerinden ediliyor? Soruşturmayla ilgisi olmayan emekçiler neden cezalandırılıyor? Bu bir idari tasarruf değildir! Bu açık bir cezalandırmadır!
Bu bir gözdağıdır! Soruşturma sağlıklı yürütülmemiştir. Bu süreçte objektiflik yoktur. Bu süreçte eşitlik yoktur. Yürütülen Soruşturmanın öznesi dahi olmayan arkadaşlarımızın bu soruşturma bahanesiyle sürgün edilmeleri Kabul edilebilir bir durum değildir. Bu, masumiyet karinesinin ihlalidir. Bu, hukuk devleti ilkesinin çiğnenmesidir. Sürgün edilen arkadaşlarımız Haber-Sen ve Güven Haber-Sen üyesidir. Sendikal tercihleri üzerinden cezalandırılmışlardır" dedi.

5346346734745

"Sürgüne gönderilen arkadaşlarımızın yanındayız"

Mersin’deki PTT emekçileri olarak farklı sendikalara üye olsalar da farklı görüşlere sahip olsalar da sendikal ayrım yapmadan bir arada olduklarını vurgulayan Özdemir, "Sürgüne gönderilen arkadaşlarımızın yanındayız ve arkasındayız. Sendikal tercih suç değildir. Sendikal kimlik cezalandırma gerekçesi olamaz. Anayasa sendika hakkını güvence altına almıştır. Hiç kimse sendikal kimliği nedeniyle sürgüne gönderilemez. Aile yılından söz edenler bugün çalışanların ailelerini birbirinden koparmaktadır. Sürgün yalnızca üç kamu emekçisine uygulanmamıştır. Eşleri ve çocukları da fiilen sürgün edilmiştir. Bu kararlarla aile bütünlüğü zedelenmiştir, çocukların eğitim düzeni bozulmuştur. Eşlerin çalışma ve sosyal yaşam hakları etkilenmiştir. Sürgün yalnızca yer değişikliği değildir. Ekonomik baskıdır. Psikolojik yıldırmadır. İnsan onuruna aykırı bir uygulamadır. Kamu emekçileri kamusal hizmetin asli unsurudur. Cezalandırılacak değil, hakları korunacak emekçilerdir. Kamu kurumları tarafsız olmak zorundadır. Ancak yaşanan süreç, takdir yetkisinin keyfiliğe dönüştüğünü göstermektedir. Bu anlayış çalışma barışını bozar. Bu anlayış kamu hizmetini zedeler. Bu anlayış hukuku aşındırır. Bir kez daha altını kalın harflerle çiziyoruz: PTT Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu bu uygulama sürgündür. Bu uygulama sendikal ayrımcılıktır. Bu uygulama hukuksuzdur" ifadelerini kullandı.

"Sendikal ayrımcılık uygulamalarına son verilmelidir"

Taleplerini de açıklayan Özdemir, "PTT Genel Müdürlüğü’ne sesleniyoruz: Sürgün kararları derhal iptal edilmelidir. Arkadaşlarımız eski görev yerlerine iade edilmelidir. Sendikal ayrımcılık uygulamalarına son verilmelidir. Hukuka ve anayasal güvencelere uygun bir süreç işletilmelidir. Sürgün kararları iptal edilene kadar tüm hukuki ve sendikal haklarımızı sonuna kadar kullanacağız. Hiç kimse örgütlü kamu emekçilerini sürgünle susturamaz. Hiç kimse anayasal haklarımızı fiilen ortadan kaldıramaz. Bizi sürgünle sindiremezsiniz. Baskıyla susturamazsınız. Emeğin onurunu savunmaya devam edeceğiz. Tüm emekçileri ve kamuoyunu bu hukuksuzluğa karşı dayanışmaya çağırıyoruz" şeklinde konuştu.

Ramazan ayında siber dolandırıcılara dikkat
Ramazan ayında siber dolandırıcılara dikkat
İçeriği Görüntüle

Dayanışma ile. KESK HABER-SEN 8 NOLU ŞUBE

Muhabir: Koray Ünlü