CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. 15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yıl dönümüne ilişkin Özel, "10 yıl önce bu milletin ve Meclis'in iradesine darbe yapılmak istendi. Hepiniz şahitsiniz; o gün bu Meclis kapalıydı ve bu Meclis'in açılmasını öneren, açıldıktan sonra da Ankara'da olup gelebilen milletvekilleriyle birlikte sabaha kadar darbeye karşı direnen, Meclis'i açtığımız için de hedef haline gelip bombardıman altında kalan milletvekillerinden birisiyim. O gün Meclis'in açılması fikrine sahip milletvekiliyim; AK Parti'li mevkidaşlarımızı, yöneticilerini arayıp, 'Bu demokrasiye karşı yapılan bir darbedir. Biz seçilmişlerin arkasındayız. Meclis açılsın, Meclis'i teslim etmeyelim' diyen kişiyim. 10 yıl geçmesine rağmen bugün olsa yine aynı tutumda olurum. O gün çok çeşitli tartışmalar yürüyordu, çok tartışıldı; 'Tiyatro değil kanlı bir darbe' diyen bir kişiyim. O günden bugüne de fikrim hiç değişmedi, hiçbir tutarsızlığım yok. Bu açıdan da tarihin doğru tarafında olmanın kıvancı içindeyim. Şehitleri rahmetle, gazileri hürmetle anıyorum. O gün Meclis'te şöyle bir hava vardı; artık anlaşıldı sadakate değil, liyakate bakmak gerekiyormuş. Cumhuriyetin, kuvvetler ayrılığının, birilerini alnı secdeye vardığı için bir yerlere getirmenin yanlışlığı anlaşıldı, 'Kim olursa olsun ama liyakatli olsun' dendi. Bir anda AK Parti İl Başkanlıklarına Atatürk resimleri asıldı, hızla büyük posterler arandı ve bulundu. Bizlerden istendi; illerimizde AK Parti İl Başkanlıkları büyük Atatürk posterlerini CHP'lilerden istediler. 'Laiklik' vurguları yapıldı, 'Bundan sonra bu yanlışlar yapılmayacak, demokrasinin değeri anlaşıldı' dendi. Ancak 10 yılın sonunda ne var; FETÖ'nün ordu, yargı, emniyet, diyanet olmak üzere tüm yapılanmalar ele alındı; ama FETÖ'nün siyasi ayağına gelince iş durdu" ifadelerini kullandı.

"15 Temmuz gecesi biz gözümüzü kırpmadan seçilmişlerin arkasında durduk"

15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı raporu ve partisinin karşı raporunda yer alan soruları hatırlatan Özel, dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan'ın komisyon toplantılarına katılmadığını hatırlattı. Özel, "Bizim raporumuzda adeta darbenin yapılmasının beklendiğine dair ve darbe sonuçlarından istifade edildiğine dair şüpheler yazıldı ve bunlara cevap verilmediği halde darbe ile yüzleşilemeyeceğini; çünkü 'istihbaratı değerlendirmeyenler ülkeyi yönetmeye devam mı edecekler?' soruları vardı. Bu sorular parti olarak değil, kişiler üzerinden soruluyordu. Çünkü o istihbarattan haberi olup gereğini yapmayanlar Genelkurmay Başkanı, MİT'in başında durmaya devam mı edeceklerdi? Şimdi birisi Milli Savunma Komisyonu Başkanı, birisi ise Dışişleri Bakanı. Komisyon raporu hiç basılamadı, bu çok önemli ve şüpheli bir durumdur. Bunun yanında üzüntümü de ifade etmem lazım; darbe iktidara yapılır. İktidar darbe yapıldığında ya teslim olur ya direnir, ondan beklenen direnmesidir ama darbe olduğunda herkes döner muhalefete bakar, ana muhalefetin gözünün içine bakar. 15 Temmuz gecesi biz gözümüzü kırpmadan seçilmişlerin arkasında durduk. O gün darbeye muhatap olan iktidar; sokakta ve Meclis'te bizleri demokrasiden yana gördüler ve darbe birlikte savuşturuldu. O gün saldırılan şey sandık ve seçilmişlerdi. Darbe başarılı olsaydı Fetullah Gülen, Humeyni gibi Ankara'ya inecek ve devletin başına bir seçilmiş yerine atanmış birisi gelecekti. Biz bununla mücadele ettik" diye konuştu.

"19 Mart'a da ilk günde 'darbe' dedim"

Özel, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in tutuklandığını hatırlattı ve soruşturmada yer alan iddiaların ifadeye çağrılmayı dahi gerektirmediğini kaydetti. Özel, "Bu ülkenin Cumhurbaşkanının bir sözü var, 'İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır' diyor. Türkiye'yi kazanacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve cumhurbaşkanı adayımız tutuklandı. Ben 15 Temmuz'a ilk anda 'darbe' dedim ve buna bütün AK Parti'li arkadaşlar şahit. 19 Mart'a da ilk günde 'darbe' dedim. 15 Temmuz'da darbenin muhatabı olanlar, 19 Mart sonrası darbe sürecinin nasıl faili oluyorlar, nasıl susuyorlar? 15 Temmuz'da onlara darbe yapılırken; birlikte direndiklerimize, partimizin seçilmişlerine, partimizin genel başkanına, partimizin kurumsal kimliğine yapılan darbeye, Türkiye'de siyasi partiler düzenini ortadan kaldıran butlan sürecine nasıl susuyorlar, nasıl yön veriyorlar, nasıl bundan medet umuyorlar?" dedi.

Deniz Baykal'ın eşi Olcay Baykal hayatını kaybetti
Deniz Baykal'ın eşi Olcay Baykal hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

Teesüflerini sundu

Darbe gecesindeki tutumunun partisinin tutumu olduğunu ve o gece Bakırköy Belediye Başkanının evinde olan dönemin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu savunduğunu vurgulayan Özel, "Şimdi AK Parti yapılan bir seçimi ve üst üstte aldığımız 4 mazbatayı yok sayıp bizi görevden uzaklaştırdı ve Kemal Bey'i göreve getirdi. Sayın Erdoğan'ın butlan kararından 20 gün önce söylediği gibi, 'İnşallah pek yakında milletimize yakışır bir ana muhalefet partisine sahip olacağız' dediğini de hatırlatırım. Teessüf ederim. 15 Temmuz darbesinde, 'Seni alnından öpeceğim' deyip, bugün butlanı seyreden AK Parti'nin içerisindeki herkese teessüf ederim" değerlendirmesinde bulundu.

"Kemal bey'in hafızası zayıf kalmış"

Özel, 'Kemal Kılıçdaroğlu bugün sizin FETÖ tarafından desteklendiğinizi ifade etti' sorusu üzerine şu ifadeleri kullandı:"Yıllarca bu soruyu bana AK Parti’liler, AK Parti’li grup başkanvekilleri, AK Parti’li siyasetçiler, ‘Yurt dışındaki FETÖ’cülerin Kemal Bey’i desteklediklerine ne diyorsunuz?’ diye sordu. Biz de dedik ki, 'Onların hükumetle derdi var diye muhalefetin yaptığı bir dosyaya destek veriyorlarsa bu FETÖ’cülük anlamına gelmez.' Şimdi Kemal Bey kendisine çokça yapılan bu haksızlığı bana yapmaktan medet mi umuyormuş? O zaman şöyle bir şey olur; bunun ilk dalgasının nasıl geri püskürdüğünü hatırlamak lazım. Cevabı dönemin Genelkurmay Başkanından, Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk gibi kumpas davalarının mağdurlarından, ölenlerin yakınlarından, Ali Tatar‘ın abisi Ahmet Tatar‘ın Kumpas-Der, İlker Başbuğ’dan geldi. ‘FETÖ‘ ye karşı yanımızda dimdik duran, o günlerde bir tek yanımızda olan Özgür Özel’e kimse FETÖ yakıştırması yapamaz’ demişlerdi. Ayrıca Kemal Bey sağ olsun, ‘Hukuka uymayacak mıyız, mahkemeleri dinlemeyecek miyiz, mahkemeleri yok mu sayacağız?’ diyor. Ben Hulusi Akar’a demiştim ki, ‘Sana silah arkadaşların hakkını helal etmiyor. Sana silah arkadaşların hakkını helal etmeden öldüler. Sen FETÖ’ nün önünü açan, yolları temizleyip ona otobanı açan insansın.’ Bana dava açmıştı. 7 yıl önce 500 bin lira, tarihinin en büyük tazminat davası. Biz o davayı kazandık. Davayı kazanan avukat Hüseyin Can Güner. Hulusi Akar döneminde görev yapan 254 amiral, general, albay lehime tanıklık yapmak için mahkemeye dilekçe verdiler. O yüzden kime ‘FETÖ’ nün tarafındasın. FETÖ’ cüler seni destekliyor’ derken herkesin ayağını denk alması lazım. Hep o savunuları biz buralarda güçlü yaptığımız için, Kemal Bey’in o kası ve hafızası zayıf kalmış. O yönüyle herhalde buna verilecek cevabın bu olduğunu unuttu ki böyle bir imada bulunmuş."

Kaynak: DHA