Türkiye’nin Akdeniz sahil şeridinde tarımsal üretimin geleceği, iklim değişikliği ve üretim maliyetleriyle birlikte yeniden şekilleniyor. Özellikle Antalya, Mersin ve Adana’da narenciye üretiminin yanında tropikal meyvelere yönelik ilginin arttığı belirtilirken, uzmanlar bu değişimin narenciyenin tamamen ortadan kalkmasından ziyade üretim deseninin çeşitlenmesine yol açacağı görüşünde. Ziraat Uzmanı Soner Cengiz’e göre çiftçilerin yeni ürünlere yönelmesindeki en önemli etkenlerin başında ekonomik getiri geliyor. Narenciyede son yıllarda yaşanan fiyat dalgalanmaları, gübre ve zirai ilaç başta olmak üzere artan girdi maliyetleri üreticinin karlılığını baskılarken, avokado, mango, ejder meyvesi, pasiflora ve papaya gibi ürünler yüksek satış fiyatları ve artan pazar talebiyle alternatif oluşturuyor.
Ilımanlaşan kışlar üretim alanını genişletiyor
İklim değişikliğinin de bu dönüşümü destekleyen unsurlardan biri olduğunu belirten Cengiz, Akdeniz Havzası’nda kışların geçmişe kıyasla daha ılıman seyretmesinin bazı tropikal türlerin yetiştirilebildiği alanları genişlettiğine dikkat çekti. Özellikle geçmişte ağırlıklı olarak örtü altında yetiştirilebilen bazı türlerin, uygun mikroklima koşullarına sahip bölgelerde açık alanda da üretilebilmesi çiftçilerin alternatif ürünlere ilgisini artırıyor. Avrupa ve Rusya pazarlarında tropikal ve egzotik meyvelere yönelik talebin artmasının da Türkiye açısından önemli bir fırsat yarattığını ifade eden Cengiz, Akdeniz Bölgesi’nin coğrafi konumu ve lojistik avantajları sayesinde taze ürün ihracatında rekabetçi bir konuma sahip olabileceğini kaydetti.
Narenciye tamamen ortadan kalkmayacak
Ancak tropikal meyvelerdeki yükselişin narenciyenin yerini tamamen alacağı düşünülmüyor. Cengiz, tropikal üretimin önünde önemli maliyet ve iklim risklerinin bulunduğuna işaret etti. Özellikle örtü altı üretim gerektiren türlerde başlangıç yatırımının narenciye bahçesine kıyasla daha yüksek olabildiğini belirten Cengiz, Akdeniz’de kışların ılımanlaşmasına rağmen kısa süreli ve ani don olaylarının tropikal ürünler açısından ciddi kayıplara yol açabileceğini söyledi. Su tüketiminin de gelecekte belirleyici faktörlerden biri olacağına dikkat çeken Cengiz, avokado ve muz gibi bazı tropikal ürünlerin yüksek su ihtiyacının kuraklık riskinin arttığı Akdeniz Havzası’nda üretim planlamasının dikkatle yapılmasını gerektirdiğini vurguladı.
“Tek üründen karma üretime geçiş olacak”
Türkiye’nin narenciye sektöründe yıllar içerisinde oluşturduğu paketleme, işleme, depolama ve ihracat altyapısının da mevcut üretim yapısının tamamen ortadan kalkmasını güçleştirdiğini belirten Cengiz, bu nedenle gelecekte narenciye ile tropikal meyvelerin aynı üretim havzasında birlikte var olacağını ifade etti. Cengiz, önümüzdeki 5-10 yıllık dönemde özellikle Akdeniz’in kıyı kesimlerinde bazı narenciye bahçelerinin avokado, mango ve ejder meyvesi gibi ürünlere dönüştürülmesinin daha sık görülebileceğini belirterek, tarımda asıl değişimin tek tip üretimden katma değeri yüksek ve çeşitlendirilmiş üretim modeline geçiş şeklinde yaşanacağını söyledi.

