İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte sağlık alanında yalnızca daha uzun yaşamak değil, yaşlılık döneminin nasıl geçirileceği de tartışılıyor. Bu tartışmanın öne çıkan kavramlarından biri olan “longevity”, yaşam süresini uzatmanın yanı sıra kişinin ilerleyen yaşlarda fiziksel ve zihinsel işlevlerini mümkün olduğunca koruyarak, bağımsız ve kaliteli bir yaşam sürmesini hedefleyen yaklaşımı ifade ediyor. Son yıllarda giderek daha fazla gündeme gelen longevity yaklaşımını değerlendiren Dermatoloji Uzmanı Dr. Ulaş Güvenç, sağlıklı yaşlanmanın yalnızca dış görünüşü korumaktan ibaret olmadığını belirterek, uyku düzeninden beslenmeye, fiziksel aktiviteden günlük yaşam alışkanlıklarına kadar birçok unsurun birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

“Uyku, beynimizin kendini resetlediği bir süreç”
Sağlıklı yaşlanmanın temel taşlarından birinin uyku olduğunu belirten Dr. Güvenç, uykunun yalnızca dinlenme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Beyni sürekli çalışan bir bilgisayara benzeten Güvenç, uyku sırasında beynin toparlanma ve işlevlerini düzenleme sürecine girdiğini belirterek şöyle konuştu: “Uyku da beynimizin arada bir stand-by’a alındığı çok önemli. Ve sadece dinlenme değil ya da gerçekten tam bir kapama değil. Ama beynin kendini resetlediği bir süreç.”
Uyku kalitesinin kişinin gün içerisindeki zihinsel performansına da yansıdığını ifade eden Güvenç, “Biz bu süreci ne kadar kaliteli yaşarsak, ne kadar doğru yaşarsak bilgisayar o kadar kaliteli çalışır. Yani o kadar iyi odaklanırız, o kadar iyi düşünürüz, o kadar zeki oluruz. O kadar hızlı karar veririz” dedi. Güvenç, bu nedenle uykunun yalnızca kaç saat sürdüğüne bakılarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
“Karanlıkta uyuyacağız, ekranı kapatacağız”
Uyku kalitesinde çevresel koşulların da belirleyici olduğunu söyleyen Güvenç, özellikle uyku öncesinde ekran kullanımının bırakılmasını ve yatak odasının karanlık tutulmasını önerdi.
“İdeale uyumadan bir saat önce mavi ekrandan uzak duralım, bilgisayarları atalım bir yerlere ve uykuyu da karanlık bir ortamda yapalım” diyen Güvenç, televizyon veya telefon karşısında uyumanın da doğru olmadığını söyleyerek uyku öncesi için önerilerini şu sözlerle sıraladı:
“Uyumadan bir saat önce telefonunuzu kapatın. Sesi azaltın. Karanlık ortamınızı sağlayın. Yatağınıza geçin ve güzelce uyuyun.” Uyku süresinin kişiden kişiye değişebileceğini belirten Güvenç, düzenliliğin ise özellikle önemli olduğunu vurguladı. “Yattığım saat ve kalktığım saat mümkün mertebe hep aynı oluyor” diyen Güvenç, kendisinin de düzenli uyku saatlerine ve karanlık bir ortamda uyumaya dikkat ettiğini söyledi. Güvenç, uyku öncesinde elektronik cihazlar yerine fiziksel kitap okunmasını da önererek, “Uyumadan önce de kitap okumanızı tavsiye ediyorum” dedi.
“Rahat, sakin, boş bir mideyle uyumaya çalışalım”
Longevity yaklaşımının bir diğer önemli başlığının beslenme olduğunu belirten Güvenç, özellikle akşam öğünlerinin miktarı ve saatine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Bununla beraber akşam yemeklerinde başlangıç, ara sıcak, ekmek, ana yemek ve tatlının peş peşe tüketilmesinin farkında olmadan fazla yemeye yol açabildiğine dikkat çekerek ağır ve geç saatlerde tamamlanan öğünlerin uyku sürecini de olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Dr. Ulaş Güvenç “Zaten ana yemek gelene kadar doymuş oluyorsunuz. Ana yemeği de yerseniz, hele de üstüne bir tatlı ya da bir şey yerseniz, zaten onu sindirmek çok zor. Sekizden sonra mümkünse bir şey yiyemeyelim. Rahat, sakin, boş bir mideyle, karanlık ve huzurlu bir ortamda uyumaya çalışalım.”
“Şekerden uzak duralım”
Beslenmede özellikle şeker tüketimine dikkat çeken Güvenç, fazla şekerin vücut açısından olumlu olmadığını belirterek “Şeker kesinlikle vücutta fazlası olumlu olan bir şey değil. Enerji veriyor, başka. Fazlası başka bir şey yapmıyor. Özellikle 30’lu yaşlardan sonra şeker tüketimine daha fazla dikkat edilmesi gerek. Yüksek kan şekeri ve diyabetin böbrek, göz ve karaciğer başta olmak üzere çeşitli organlarda sorunlara yol açabilir, şeker tüketiminin sınırlandırılması gerekir" dedi.
“Akşamları proteinle başlayın”
Öğünlerin içeriği kadar tüketim sırasının da önemli olduğunu belirten Dr.Ulaş Güvenç, özellikle akşam yemeklerinde protein ağırlıklı bir başlangıç yapılmasını önerdi. “Akşamları proteinle başlayın yemeğinize. Ondan sonra diğer eşlikçileri zaten karbonhidrat ve yağ almamaya çalışın. Diğer eşlikçileri de minimalize edin. Beslenme alışkanlıklarının uyku ve hareket düzeninden bağımsız düşünülemez Longevity kavramının çok daha geniş bir alanı kapsıyor" dedi.
“Longevity devasa bir konu”
Longevity’nin yalnızca uyku düzeninden ibaret olmadığını belirten Güvenç, kavramın egzersizden beslenmeye, ilaç ve takviye kullanımından günlük yaşam alışkanlıklarına kadar uzandığını söyleyerek “Longevity kavramı sadece uyku düzenlemesi değil, bunun antrenman şekli, harekete, hareketli olmaya bakış açısı, beslenmeye bakış açısı, ilaçlara ve supplementlere bakış açısı her biri farklı farklı farklı bir sürü başlık altında günlerce konuşabileceğimiz bir konu.” sözleriyle kavramın önemini vurguladı.
Hedef: Hayatın sonuna kadar fonksiyonel kalabilmek
Longevity’nin asıl hedefinin yalnızca yaşam süresini uzatmak değil, kişinin ilerleyen yaşlarda da günlük yaşamını mümkün olduğunca bağımsız sürdürebilmesi. Yürümenin, koşmanın ve kişinin kendi ihtiyaçlarını kendi başına karşılayabilmesi olduğunu ifade eden Güvenç
“Kaliteli yaşlanmak için ve hayatımızın sonuna kadar fonksiyonlarımızı yerine getirebilmemiz için, buna yürüme, koşma, kendi işini kendi başına halletme dahil, longevity kavramını iyi bilmemiz, iyi uygulamamız ve kendimizi bu işin profesyonellerine emanet etmemiz gerekiyor" dedi.
Güvenç Longevity yaklaşımının önümüzdeki yıllarda sağlık alanında daha fazla konuşulacağını belirterek sözlerini tamamladı.


