Kentlerin sadece beton ve çelikten ibaret olmadığını vurgulayan Mimarlar Odası, yerel yönetimlerin kararlarının kentte yaşayan herkesin yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini belirtti. Açıklamada, mimarlık mesleğinin kamusal sorumluluğu çerçevesinde, kent planlaması ve belediye uygulamalarında yaşanan sorunlar detaylı şekilde ele alındı.

Whatsapp Image 2026 03 11 At 14.30.09

"Açıklamayı yapmaktaki amacımız; kentimizin geleceği için sorunları açık bir şekilde ifade etmektir"

Kentlerin sadece beton ve çelikten ibaret olmadığını vurgulayan Mimarlar Odası Başkanı Özkan “Kentler yalnızca beton, çelik ve yapıların bir araya gelmesiyle oluşan fiziksel alanlar değildir. Kentler; ortak yaşam kültürünün, toplumsal dayanışmanın, kamusal sorumluluğun ve ortak aklın ürünüdür. Bu nedenle kent yönetimi yalnızca teknik bir yönetim meselesi değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur. Yerel yönetimlerin aldığı her karar; kentte yaşayan insanların yaşam kalitesini, kent kimliğini, ekonomik faaliyetleri ve gelecekte kurulacak yaşam düzenini doğrudan etkilemektedir. TMMOB Mimarlar Odası Mersin Şubesi olarak mimarlık mesleğinin kamusal sorumluluğunun bilinciyle, kentimizin planlı, sağlıklı ve nitelikli gelişimi için yıllardır görüş, öneri ve eleştirilerimizi kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyoruz. Kent yönetiminin doğru ve sağlıklı işlemesi ancak eleştirinin ve önerinin bir arada var olabildiği demokratik bir ortamla mümkündür. Son dönemde kentimizde imar uygulamalarından planlama süreçlerine, kurumlar arası iletişimden kent estetik kurulu kararlarına kadar birçok alanda yaşanan sorunların hem meslektaşlarımız hem de kentliler açısından ciddi belirsizlikler ve mağduriyetler yarattığını üzülerek gözlemliyoruz. Bu açıklamayı yapmaktaki amacımız herhangi bir kurum ya da kişi üzerinden polemik yaratmak değil; kentimizin geleceği için sorunları açık bir şekilde ifade ederek ortak bir çözüm zemini oluşmasına katkı sunmaktır” dedi.

"Yenişehir Belediyesi’nde ise imar birimlerine giriş için parmak izi uygulaması kabul edilemez"

Mersin’de kent estetiği ve belediye uygulamalarına yönelik yaşanan sorunlara dikkat çeken Başkan Özkan yaşadıkları problemleri ana başlıklar altında paylaştı. Özkan “Sosyal belediyecilik yalnızca sosyal yardım politikalarıyla sınırlı bir kavram değildir. Aynı zamanda kent yönetiminde adalet, eşitlik, şeffaflık ve katılımcılık ilkelerinin hayata geçirilmesi anlamına gelir. Kentte yaşayan her bireyin eşit hizmet alabilmesi, karar süreçlerinin öngörülebilir olması ve kamusal kaynakların adil biçimde kullanılması sosyal belediyeciliğin temel ilkeleridir. Bu anlayış aynı zamanda kent yönetiminin yalnızca idari bir faaliyet olmadığını, toplumun tüm kesimlerinin katılımını gerektiren bir süreç olduğunu ortaya koyar. Bu nedenle mimarların, şehir plancılarının, mühendislerin, akademik çevrelerin ve meslek odalarının görüşlerinin dikkate alınması büyük önem taşımaktadır. Meslek odaları yalnızca eleştiren kurumlar değil; aynı zamanda kentlerin daha nitelikli gelişmesi için bilgi ve birikim sunan Anayasanın 135. Maddesinde tanımlanmış kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıdır. Bu nedenle kent yönetiminde meslek odalarının görüşlerinin dikkate alınması bir tercih değil, sağlıklı bir kent yönetiminin önemli bir unsurudur. Ancak ilçe belediyelerimizden, Yenişehir Belediyesi’nde ise imar birimlerine giriş için parmak izi uygulaması gibi yöntemlerin devreye alınması meslek camiamız açısından kabul edilemez bir durumdur. Kamu hizmeti veren imar birimlerinin kapalı bir yapıya dönüştürülmesi, mimarların kamu kurumlarına erişiminin randevu ve benzeri sınırlamalarla zorlaştırılması, hatta biyometrik uygulamalarla kontrol altına alınması; meslek insanlarının çalışma koşullarını ağırlaştırmakta, kamu hizmetinin doğasına aykırı bir durum oluşturmaktadır” ifadelerine yer verdi.

"Aylarca sonuçlandırılmayan projeler, kentte üretim süreçlerini yavaşlatıyor"

Mimarlar kamusal bir hizmetin yürütülmesinde doğrudan rol alan meslek insanlarıdır. Meslek insanlarının kamu kurumlarına erişimini zorlaştıran, bürokratik engeller oluşturan ve mesleki faaliyetleri kısıtlayan bu tür uygulamaların kabul edilmesi mümkün değildir diyen Özkan Belediyedeki Farklı ve Uzun Süreli İmar Uygulamaları hakkında da konuştu. Özkan “ Kentimizde son dönemde imar uygulamalarında ortaya çıkan farklı yorumlar ve uzun sürelere yayılan işlem süreçleri hem meslektaşlarımız hem de vatandaşlarımız açısından ciddi sorunlar yaratmaktadır. Benzer nitelikteki projelerin farklı şekillerde değerlendirilmesi uygulama birliğini ortadan kaldırmakta; bu durum hem meslek insanlarını hem de yatırım yapmak isteyen vatandaşları belirsizlik içinde bırakmaktadır. İmar uygulamalarında yaşanan bu farklılıklar yalnızca teknik bir sorun değil, aynı zamanda kent yönetimine duyulan güveni zedeleyen ciddi bir yönetim problemidir. Son dönemde belediyelerde yürütülen imar ve proje onay süreçlerinin olağan dışı şekilde uzaması da önemli bir sorun haline gelmiştir. Projelerin aylarca, hatta bazı durumlarda daha uzun süreler boyunca sonuçlandırılmadan bekletilmesi meslek camiamız açısından ciddi bir mağduriyet yaratmaktadır. Aylarca sonuçlandırılmayan projeler; ,mimarların mesleki faaliyetlerini sekteye uğratmakta, yatırım süreçlerini durdurmakta, kent ekonomisinde belirsizlik yaratmakta, kentte üretim süreçlerinin yavaşlamasına neden olmaktadır” dedi.

Whatsapp Image 2026 03 11 At 14.30.11

Başkan Özkan "Projelerin teknik gerekçelerden çok idari süreçlerin yavaşlığı veya belirsiz yorumlar nedeniyle bekletilmesi kabul edilebilir değildir. Kamu adına yürütülen bu süreçlerin makul süreler içinde sonuçlandırılması idarenin temel sorumluluğudur. Kent yönetiminde karşılaşılan önemli sorunlardan biri de kurumlar arasındaki iletişim ve koordinasyon eksikliğidir. Farklı kamu kurumları arasında yeterli iletişim sağlanamadığında projeler gereksiz yere beklemekte, süreçler defalarca yeniden değerlendirilmekte ve bürokratik işlemler içinden çıkılması zor bir hale gelmektedir. Bu durum yalnızca mimarları değil; yatırım yapmak isteyen vatandaşları, mülk sahiplerini, kent ekonomisini, kentsel gelişim süreçlerini doğrudan etkilemektedir. Sağlıklı bir kent yönetimi ancak kurumlar arasında güçlü bir koordinasyon, açık iletişim ve ortak bir çalışma kültürü ile mümkündür. Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan Proje Denetleme Kurulu uygulaması sonrasında kentimizde proje onay süreçlerinin önemli ölçüde belirsizlik ve karmaşa içine girdiği gözlemlenmektedir. Kurulun uygulamaya girmesiyle birlikte proje değerlendirme süreçleri öngörülebilirliğini yitirmiş, şeffaflıktan uzak ve meslek insanları açısından ciddi soru işaretleri barındıran bir yapıya dönüşmüştür. Bugün mimarlar açısından en temel sorulardan biri şudur: Mimarlar yürürlükteki planlara ve yönetmeliklere uygun projeler üretmekle yükümlüdür. Ancak planlama kararlarında ortaya çıkan belirsizlikler, yönetmelik yorumlarındaki farklılıklar ve uygulamadaki değişkenlikler nedeniyle yaşanan sorunların sorumluluğunun meslek insanlarına yöneltilmesi kabul edilemez" dedi.

"Kent yönetiminde yaşanan sorunlar görmezden gelinmemeli"

Mersin Büyükşehir Belediyesinin imar denetim süreçlerine de değinen Özkan “ Mersin Büyükşehir Belediyesinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında 2004 yılından bu yana imar uygulamaları üzerinde denetim yetkisi bulunmaktadır. Ancak söz konusu denetim yetkisinin fiilen 2024 yılı itibariyle kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Denetime konu edilen ve bir kısmı yargı süreçlerine taşınan yapıların ruhsat tarihleri incelendiğinde, bu yapıların önemli bir bölümünün 2021, 2022 ve 2023 yıllarında ruhsatlandırıldığı ve inşaat süreçlerine başlandığı anlaşılmaktadır. Bu durum, söz konusu yapıların ruhsatlandırıldığı veya inşaatlarının başlangıç aşamalarında değil de; yapıların önemli ölçüde ilerlediği, bazı durumlarda geri dönülmesi güç seviyelere ulaştığı, kat irtifaklarının kurulduğu ve hem Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hem de yabancı uyruklu kişiler tarafından satışlarının gerçekleştirildiği bir aşamadan sonra denetim konusu yapılmasının gerekçelerini meslek camiamız açısından anlaşılması güç hale getirmektedir. Bu durum yalnızca mimarları değil; yatırım yapmak isteyen vatandaşları, mülk sahiplerini, kent ekonomisini, kentsel gelişim süreçlerini, ilçe belediyelerinin iş ve işleyişini doğrudan etkileyen ciddi bir belirsizlik ve mağduriyet alanı oluşturmaktadır. Kent yönetiminde yaşanan sorunların görmezden gelinmesi ve meslek insanlarının yaşadığı mağduriyetlerin yok sayılması da kabul edilebilir değildir. TMMOB Mimarlar Odası Mersin Şubesi olarak bir kez daha vurgulamak isteriz ki mimarlar bu kentin karşısında değil, yanında duran meslek insanlarıdır diyen Başkan Özkan “Bu doğrultuda; imar ve planlama süreçlerinde şeffaflığın sağlanmasını, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesini, kent estetik kurullarının görev ve yetki sınırlarının açık ve hukuka uygun biçimde uygulanmasını, teknik proje incelemelerinin gerekmesi halinde bunun Mimarlar Odası ile iş birliği içinde yürütülmesini, proje onay süreçlerinin makul süreler içinde sonuçlandırılmasını talep ediyoruz. Kentimizin sağlıklı gelişimi, mimarlık mesleğinin saygınlığı ve kamu yararı için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğimizi; meslektaşlarımızın yaşadığı sorunların çözülünceye kadar takipçisi olacağımızı ve bu doğrultuda diyalog ve ortak akıl çağrımızı yinelediğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” ifadelerinde bulundu.

Başkan Seçer ve Meral Seçer, şehit aileleri, gaziler ve gazi yakınları ile iftar sofrasında buluştu
Başkan Seçer ve Meral Seçer, şehit aileleri, gaziler ve gazi yakınları ile iftar sofrasında buluştu
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Gamze Demir