CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 2026 yılının ocak-temmuz dönemine ilişkin bütçe gerçekleşmelerini değerlendirdi. Hazine ve Maliye Bakanlığının 7 aylık dönemdeki 4 trilyon 917 milyar liralık kurumsal harcamasına, 1 trilyon 791 milyar liraya ulaşan faiz giderlerine ve vergi gelirlerindeki artışa dikkat çeken Kış, hükümetin “mali disiplin” ve “kamuda tasarruf” politikalarının bütçe rakamlarına yansımadığını söyledi.
Kış, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Güçlenen harcama disipliniyle mali alan sağladık” ve “Jeopolitik gelişmelerin olumsuz etkilerine rağmen mali disiplini koruyoruz” yönündeki açıklamalarını da değerlendirdi.
Her 100 liralık harcamanın 48 lirasına dikkat çekti
2026 Yılı Genel Bütçeli İdarelerin Bütçe Giderlerinin Kurumsal Sınıflandırılması Tablosu’na göre genel bütçeli idarelerin ocak-temmuz dönemindeki toplam harcaması 10 trilyon 289 milyar 317 milyon lira oldu. Hazine ve Maliye Bakanlığının kurumsal harcaması ise 4 trilyon 917 milyar 551 milyon liraya ulaştı.
Bu rakamlara dikkat çeken Kış, genel bütçeden yapılan harcamaların yaklaşık yarısının Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesi üzerinden gerçekleştiğini belirterek, “Mehmet Şimşek ‘Güçlenen harcama disiplini’ diyor ancak başında bulunduğu Bakanlığın harcaması hazirandan temmuza bir ayda yüzde 50 artıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı 7 ayda 4 trilyon 917 milyar lira harcıyor” dedi.
Bakanlığın 2026 yılı başlangıç ödeneğinin 8 trilyon 890 milyar 323 milyon lira olduğunu hatırlatan Kış, bu ödeneğin yüzde 55,3’ünün ilk 7 ayda kullanıldığını ifade etti. Hazine ve Maliye Bakanlığının temmuz ayı harcaması 866 milyar 377 milyon lira olurken, haziran ayında bu tutar 577 milyar 506 milyon lira olarak gerçekleşmişti.
“Faiz giderleri 1,8 trilyon liraya yaklaştı”
Merkezi yönetim bütçesinin ilk 7 ayda 1 trilyon 320 milyar 940 milyon lira açık verdiğini belirten Kış, bütçe giderlerinin 10 trilyon 520 milyar 682 milyon liraya ulaştığını kaydetti.
Aynı dönemde faiz giderlerinin 1 trilyon 791 milyar 13 milyon liraya yükseldiğini aktaran Kış, faiz giderlerindeki yıllık artışın yüzde 43,7 olduğunu söyledi. 2026 yılı için ayrılan toplam faiz ödeneğinin yüzde 65,3’ünün daha yılın ilk 7 ayında kullanıldığını belirten Kış, “Sayın Şimşek, 470 milyar liralık faiz dışı fazlayla övünüyor ancak 1 trilyon 791 milyar liralık faiz giderini ve 1 trilyon 321 milyar liralık bütçe açığını anlatmıyor” ifadelerini kullandı.
Faiz dışı bütçe dengesinin 470 milyar 73 milyon lira fazla verdiğini hatırlatan Kış, bu fazlanın faiz ödemeleri karşısında bütçe açığını önleyemediğini savundu.
“Toplanan her 100 liralık verginin yaklaşık 23 lirası faize gitti”
Kış, bütçe gelirleri içerisindeki vergi tahsilatına da dikkat çekti. Merkezi yönetim vergi gelirlerinin ilk 7 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37,3 artarak 7 trilyon 854 milyar 582 milyon liraya ulaştığını belirten Kış, faiz giderleriyle vergi gelirlerini karşılaştırdı.
Kış, “Mehmet Şimşek vatandaşa tasarruf çağrısı yaparken bütçeden her gün ortalama 8,4 milyar lira, her dakika yaklaşık 5,9 milyon lira faize gitti. Toplanan her 100 liralık verginin yaklaşık 23 lirası faiz giderlerine karşılık geliyor” dedi.
Faiz ödemelerinin ilk 7 aylık günlük ortalamasının yaklaşık 8,4 milyar lira olduğunu belirten Kış, saatlik ortalamanın 352 milyon, dakikalık ortalamanın ise yaklaşık 5,9 milyon lira olduğunu ifade etti.
“Gelir politikalarında etkinlik, daha fazla vergi toplamak oldu”
Vergi gelirlerindeki artışı Bakan Şimşek’in “gelir politikalarında artan etkinlik” ifadesiyle birlikte değerlendiren Kış, uygulanan politikaların yükünün vatandaşın üzerinde olduğunu öne sürdü.
Kış, “İktidarın ekonomi sözlüğünde vatandaştan daha fazla vergi toplamanın adı ‘gelir politikalarında etkinlik’, ücretleri ve emekli aylıklarını baskılamanın adı ‘dezenflasyon’, vatandaşın sofrasından kısmak ise ‘harcama disiplini’ oldu” diye konuştu.
Vergi yükünün yalnızca gelir vergisiyle sınırlı olmadığını belirten Kış, vatandaşların temel tüketim kalemleri üzerinden de vergi ödediğini ifade ederek, “Vatandaş markette, akaryakıtta, elektrikte, doğal gazda, faturada, aldığı her üründe vergi ödüyor. Ücretlinin vergisi daha maaşı eline geçmeden kesiliyor” dedi.
Kış’tan “4,9 trilyon lira” için soru
Hazine ve Maliye Bakanlığının 4 trilyon 917 milyar liralık kurumsal harcamasının farklı bütçe kalemlerini içerdiğine dikkat çeken Kış, söz konusu tutarın ayrıntılı olarak açıklanması gerektiğini söyledi.
Kış, “Yedi ayda Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden harcanan 4 trilyon 917 milyar liranın ne kadarı faiz ödemelerine, ne kadarı cari transferlere, ne kadarı sosyal güvenlik sistemine, ne kadarı kamu şirketlerine, ne kadarı garanti ve borç yükümlülüklerine ayrılmıştır?” sorusunu yöneltti.
Temmuz ayında Bakanlığın harcamasının haziran ayına göre yaklaşık yüzde 50 artmasına da dikkat çeken Kış, “Temmuz ayında Bakanlığın harcaması neden bir önceki aya göre yüzde 50 artmıştır? ‘Güçlenen harcama disiplini’ denilen dönemde faiz giderleri neden yüzde 43,7 yükselmiştir?” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’nin sorunu kaynak yokluğu değil”
Kamuda tasarruf tedbirlerinin uygulanma biçimini de eleştiren Kış, tasarrufun kamu çalışanları ve vatandaş üzerindeki etkilerine karşılık faiz ödemelerinde aynı yaklaşımın görülmediğini savundu.
Kış, “Kamuda tasarruf denildi; kamu emekçisinin servisine, vatandaşın alacağı hizmete, tamamlanması gereken yatırıma, çiftçinin desteğine ve sosyal harcamalara kısıtlama getirildi. Ancak aynı tasarruf anlayışını faiz ödemelerinde, kamu-özel iş birliği projelerinin garanti yüklerinde, kamudaki ayrıcalıklarda ve israf düzeninde göremiyoruz” dedi.
Bütçe rakamlarının Türkiye’nin kaynak sorunu yaşadığını değil, kaynakların kullanım biçiminin tartışılması gerektiğini gösterdiğini belirten Kış, sözlerini şöyle tamamladı:
“Rakamlar açıkça gösteriyor: Türkiye’nin sorunu kaynak yokluğu değildir. Sorun, kaynağın kimden toplandığı ve kimler için harcandığıdır. İktidar, bütçeyi vatandaştan topluyor; faize, borca ve yanlış ekonomi politikalarının yarattığı maliyetlere harcıyor. Emekliye, işçiye, çiftçiye ve dar gelirliye ise sabır tavsiye ediyor.”
Kış, “Mehmet Şimşek’in kemer sıkma politikası Hazine’ye değil, milletin boğazına uygulanıyor” değerlendirmesinde bulundu.





