DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, İstanbul’da Elih Batman Dernekleri Federasyonu tarafından düzenlenen dayanışma pikniğine katıldı. Batmanlıların dayanışma kültürünün önemine vurgu yapan Ekmen, farklı kimliklerin bir arada yaşamasının toplumsal bir değer olduğunu belirtti. Konuşmasında Türkiye’de yürütülen barış sürecine de değinen Ekmen, silahlı mücadelenin sona ermesinin ardından demokratikleşme sürecinin hız kazanması gerektiğini ifade etti.

“Batmanlıların dayanışması önemli bir miras”

Batmanlıların yıllardır sürdürdüğü dayanışma kültürünün önemli bir toplumsal miras olduğunu belirten Ekmen, İstanbul’a gelen Batmanlıların hem çalışarak hem de kültürlerini yaşatarak önemli bir değer oluşturduğunu söyledi.

Ekmen, “40 yıldan önce de gelenler var ama gelenlerin birçoğu 90'lı yıllarda ve kötü hatıralarla buraya geldiler. Burada hem çalışarak hem çaba göstererek hem de kültürlerini ayakta tutarak bugüne kadar çok önemli bir mirası taşıdılar. Başta dernek faaliyetleri olmak üzere halkımızın dayanışması, birliği, beraberliği ve kültürünü yaşatmak için emek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi.

“Batman, farklı kimliklerin barış içinde yaşadığı bir memlekettir”

Batman’ın farklı kültürlerin bir arada yaşadığı şehirlerden biri olduğunu ifade eden Ekmen, kentte Kürt, Arap ve Türklerin barış ve dayanışma içerisinde yaşadığını belirtti.

Ekmen, “Batman bizim memleketimizdir. Orada Kürdüyle, Arabıyla, Türküyle çok çeşitli kültürler barış ve dayanışma içerisinde yaşıyor. Buraya gelen her hemşehrimiz de bizim için Batman’dan bir örnektir. Yeni gelenlere el uzatmak, dayanışmayı büyütmek Batmanlıların en önemli değerlerinden biridir” ifadelerini kullandı.

“Barış süreci, Türkiye’nin yeni cenazeler almaması sürecidir”

Konuşmasında Türkiye’de yürütülen barış sürecine de değinen Ekmen, sürecin temel amacının yıllardır devam eden çatışmaların sona ermesi ve yeni cenazelerin gelmemesi olduğunu söyledi.

Özel: "Yeni Parti iktidar partisidir"
Özel: "Yeni Parti iktidar partisidir"
İçeriği Görüntüle

Ekmen, “Belki nasıl isimlendirileceği tartışılabilir ama galiba en doğrusu buna barış süreci demektir. Çünkü çözüm başka bir gündemdir. Bu barış süreci; 40 yıldır gençlerimizin cenazelerini annelerinin ve babalarının kucaklarına bırakan bu sorunu sona erdirmek, illegaliteden legaliteye geçişin, silahlı mücadeleden siyasi ve demokratik mücadeleye geçişin, ölmenin, öldürmenin ve Türkiye'nin 81 iline yeni cenazelerin gitmemesinin sürecidir” dedi.

“Hiç kimsenin bu süreci sürüncemede bırakmaya hakkı yoktur”

Barış sürecinin geniş bir toplumsal ve siyasal destekle yürütüldüğünü savunan Ekmen, sürecin sabote edilmemesi gerektiğini belirtti.

Ekmen, “Bugüne kadar ben bir milletvekili olarak, partim DEVA Partisi olarak ve Meclisteki yedi siyasi parti grubunun altısının bu sürece destek verdiğini gördüm. Bu kadar büyük bir destekten sonra çok açık söylüyorum; hiç kimsenin ama hiç kimsenin böyle kutlu, böyle mübarek bir süreci ne sürüncemede bırakmaya ne de sabote etmeye hakkı yoktur” diye konuştu.

Silahların bırakılması ihtimaline ilişkin Meclis’teki desteğe de değinen Ekmen, “Silahların bırakılması ihtimaline Mecliste yaklaşık yüzde 80 oranında destek verildi. Milletvekillerinin temsil ettikleri oy oranlarına baktığımızda bu destek yaklaşık yüzde 90'a ulaşıyor” ifadelerini kullandı.

“Barış süreci ayrı, çözüm süreci ayrıdır”

Silah bırakılmasının tek başına bütün sorunları çözmeyeceğini dile getiren Ekmen, barış süreci ile çözüm sürecinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ekmen, “Örgüt bu gece bütün unsurlarıyla silahı bıraktığını herkesi ikna edecek şekilde ortaya koyduğunda mesele çözülmüş olmuyor. O yüzden barış süreci ayrı, çözüm süreci ayrıdır. Çözüm; Türkiye'nin demokratikleşmesidir. Türkiye'nin bütün renkleriyle, bütün unsurlarıyla, inananıyla inanmayanıyla, Müslümanıyla gayrimüslimiyle gerçek anlamda çoğulcu, demokratik ve özgürlükçü bir devlet olmasıdır” dedi.

Demokratikleşme çağrısı

Türkiye’nin demokratikleşmesi gerektiğini vurgulayan Ekmen, siyasi rekabetin demokratik yollarla yürütülmesi ve hukuk devleti ilkelerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ekmen, “İktidarı eleştirenin sabah erkenden gözaltına alınmamasıdır. Herkesin düşüncesini korkmadan ifade edebilmesidir. Siyasi rekabetin devlet gücüyle değil, seçmenin oyuna talip olunarak yapılmasıdır. Seçmenin oy verdiği milletvekillerinin ve belediye başkanlarının onun rızası dışında transfer edilmemesidir. Yapılan yargılamaların hukuk mevzuatına uygun şekilde yürütülmesidir” değerlendirmesinde bulundu.

“Kürtçe de Arapça da yaşatılması gereken dillerimizdir”

Kültürel haklara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ekmen, dilin kültürlerin yaşatılmasındaki önemine dikkat çekti.

Ekmen, “Bir kültürü yaşatan şey öncelikle dildir. Kürtçe de Arapça da bütün diller gibi Allah'ın ayetlerinden biridir. Bu dilleri yaşatmak, geliştirmek ve bir sonraki nesillere aktarmak yalnızca hukuki ve siyasi değil, aynı zamanda insani ve vicdani bir sorumluluğumuzdur” dedi.

“Türkiye hukuk, özgürlük, adalet ve demokrasiyle güçlenecektir”

Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekmen, silahlı mücadelenin sona ermesinin demokratikleşme konusunda yeni bir dönemin önünü açabileceğini söyledi.

Ekmen, “40 yıldır devletin otoriterleşmesine karşı ileri sürülen silahlı mücadele ortadan kalktığında, devletin demokratikleşmemesine ilişkin bahaneler de ortadan kalkacaktır. O zaman herkes kendi inandığı zeminde hukuki dönüşüm ve demokratikleşme için mücadele edecektir. Temennimiz önce barış sürecinin başarıyla tamamlanması, ardından da Türkiye'nin gerçek anlamda hukuk, özgürlük, adalet ve demokrasi içerisinde bir ülkeye dönüşmesidir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi