Adli tatilin başlaması dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, adli tatilin yargı mensuplarının dinlenme hakkı açısından önemli olduğunu ancak vatandaşın adalet arayışının devam ettiğini belirtti.
Ekmen, "Adli tatil, yargı mensuplarının dinlenme hakkı açısından elbette önemlidir. Ancak vatandaş açısından adalet arayışı tatile çıkmıyor. Davası yıllardır sonuçlanmayan, duruşma günü aylar sonrasına verilen, kesinleşmiş kararının uygulanmasını bekleyen insanlar için adli tatil, zaten uzun olan bekleyişin daha da uzaması anlamına geliyor. Asıl mesele adli tatil değil; makul sürede yargılanma hakkının sağlanamaması, dosya yükünün giderek artması ve yargıya duyulan güvenin zedelenmesidir. Geciken adalet, adalet olmaktan çıkmaktadır." ifadelerini kullandı.
"Adalet, takvime göre değil hukuka göre işlemelidir"
Adli tatilin, yargının yapısal sorunlarının ele alınması için fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Ekmen, "Adalet hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi, mahkemelerin iş yükünün azaltılması, yargılama sürelerinin kısaltılması ve vatandaşın adalete erişiminin kolaylaştırılması için kapsamlı reformlara ihtiyaç vardır. Adalet, takvime göre değil hukuka göre işlemelidir. Türkiye'nin ihtiyacı, vatandaşın yargıya güvenle başvurabildiği ve hakkına zamanında kavuşabildiği bir hukuk düzenidir." dedi.
HMGS sonuçlarını değerlendirdi
Açıklamasında Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) sonuçlarına da değinen Ekmen, hukuk eğitiminin niteliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ekmen, "2547 sayılı Kanun'a eklenmesi gerektiğini düşündüğüm bir konu, HMGS giriş sınavlarıyla ilgilidir. Bu sistem yeni uygulanmaya başlandı. Yapılan dört sınava bakıldığında başarı oranı yüzde 42 ile başlamış, ardından yüzde 23'e gerilemiş, son olarak 2026 Nisan sınavında ise yaklaşık yüzde 30-35 seviyesinde gerçekleşmiştir. Eğer öğrencilerimiz dört sınavda da ortalama yüzde 30 civarında başarılı olabiliyorsa ya sınavın içeriğinde ciddi bir problem vardır ya da hukuk fakültelerindeki eğitim çökmüş durumdadır. Ben daha çok ikinci ihtimalin doğru olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.
Özel üniversitelerde açılan hukuk fakültelerine de değinen Ekmen, "Maalesef özel üniversitelere tanınan hukuk fakültesi açma hakkıyla bu fakülteler adeta finansman aracı haline getirildi. Bir profesör diplomasıyla fakülte açıldı, yüz binlerce liraya öğrenci kabul edildi ve uzun süre herhangi bir başarı barajı uygulanmadı. Geçen yıl kontenjanların azaltılması yönünde bazı adımlar atıldı, bunlar olumlu. Ancak mevcut tablo, hukuk eğitiminin niteliğinin yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor." ifadelerini kullandı.
"HMGS şartı staj sonunda aranmalı"
HMGS uygulamasına ilişkin önerisini de paylaşan Ekmen, mevcut sistemin genç hukukçular açısından zaman kaybına neden olduğunu savundu.
Ekmen, "İlgili maddede avukatlık stajına başlamak için HMGS'de başarılı olma şartı aranıyor. Oysa bizim önerimiz şudur: Gençlerin ayları ve yılları boşa geçmektedir. Bugün görüyoruz ki mezun öğrencilerin yaklaşık üçte ikisi bu sınavı geçememektedir. Hatta bazı üniversitelerde mezun olan elli öğrenciden yalnızca bir ya da iki tanesi sınava girmektedir. Bu nedenle önerimiz; HMGS başarı şartının staja başlarken değil, avukatlık stajı tamamlanırken aranmasıdır. Bu düzenleme ya madde ihdasıyla bu teklife eklenmeli ya da Millî Eğitim Komisyonu'nda görüşülmekte olan kanun teklifine dahil edilmelidir. Bu sınavı önemsiyoruz ve zamanla dengeli bir yapıya kavuşacağına inanıyoruz. Ancak öğrencilerin mağduriyet yaşamaması adına gerekli esnekliğin kanunla sağlanması büyük önem taşımaktadır." dedi.




