Mersin Milletvekili Kocamaz “Bugün 21 Nisan 2026 Salı günü. Haftalık Meclis maratonu başlıyor. Meclis’te ilk olarak Şanlıurfa, Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları ile kaybettiğimiz canlar konusunda özel bir oturum gerçekleştirilecek. Yaşanan her iki elim olay tüm yönleriyle masaya yatırılacak. Nedenleri, niçinleri ve alınması gereken önlemler tartışılacaktır” dedi.
"Giden canlarımız geri gelmeyecek"
Bu görüşmelerin giden canları, öğretmenleri ve öğrencileri geri getirmeyeceğini, en azından bundan sonraki süreçlerde daha dikkatli olmak açısından toplantının önemine değinen Kocamaz “Bu görüşmeler elbette giden canlarımızı, öğretmen ve öğrencilerimizi geri getirmeyecek. Bu toplantı, geç kalınmış ve telafisi mümkün olmayan hadiseler sonrasında yapılmış olsa da, yine de bundan sonra yaşanabilecek olası hadiseleri önleme adına önemli bir toplantı. Aslında sosyal medya terörü uzun süredir toplumumuzda dillendirilen bir konu idi. Maalesef toplum olarak öyle bir ihmalimiz, öyle bir hastalığımız var ki, bu tür elim olaylar yaşanmadan tedbir almak çokta aklımıza gelmiyor. Ancak, olaylar yaşandıktan sonra tedbir almayı düşünüyoruz. Hani derler ya, ‘bir musibet, bin nasihatten evladır’ diye. Aynen öyle. Allah’ım Milletimizi daha da beter olaylardan korusun. İnşallah bugün yapılacak görüşmeler neticesinde, iktidar gerekli ve yeterli tedbirlerle ilgili yasal düzenlemeleri, Muhalefet Partileri’nin görüşlerini de dikkate alarak Genel Kurul’a getirir” ifadelerinde bulundu.
"Tehlike Beşikte Başlıyor"
Gençlerin psikolojilerini bozan ve şiddete yönlendiren sosyal medyadaki tehlikeli oyunlar hakkında da konuşan Kocamaz “ Oyunlara karşı gerekli önlemler alınırsa bu tür hadiseler tekraren yaşanmaz. Ancak, her şeyi Devletten ya da Hükümetten beklemeden Ailelerimizin de üzerine düşeni yapmalı, daha çocuklar beşikte iken ellerine telefonları vererek, çocukları susturmaya çalışmamalıdır. Unutmayalım ki, sosyal medya ve internet bağımlılığı bu tür davranışlarla başlıyor. Çocukların ellerine verilen telefonlar dünya ile bağlantısını kesiyor. Sosyal medyada izlediği oyunlar, çocukları başka bir hayal dünyasına taşıyor. Şiddeti artırıyor. Çocukların farkına varmadan davranışlarını değiştiriyor. Çocuklar agresifleşiyor. Ebeveynler, farkına varmadan, kendi elleriyle evlatlarını tehlikeye atıyor. Aman dikkat. Bebek yaşlarda, çocukların seslerini kısmak amacıyla ellerine tutuşturulan ve ‘susturucu’ olarak kullanılan telefonların, bugün çocuklarımızı nasıl bir hale getirdiğine en kötü iki örneği hep birlikte gördük ve yaşadık. Buradan dersler çıkarmak, Devletin alacağı tedbirleri beklemeden, her anne ve babanın en öncelikli ve dikkat etmesi gereken görevi olmalıdır. Aksi taktirde, istenmeyen bir olayı yaşadıktan sonra, pişman olmanın, nedamet duymanın kimseye bir faydası olmaz” dedi.




