Mersin Marina’da plastik şişe, ambalaj ve evsel atıkların yanı sıra kimyasal sızıntıların deniz yüzeyinde ve dipte birikmesine ilişkin görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından DEVA Partili Mehmet Emin Ekmen harekete geçti. Ekmen, marina içerisindeki çevre sorununu TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesiyle Bakanlık gündemine taşıdı.Ekmen, Mersin’in Doğu Akdeniz’in önemli ticaret, lojistik ve turizm merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, kentin kıyı uzunluğu ve deniz ekosistemiyle de önemli bir doğal değere sahip olduğunu belirtti.Mersin Marina’nın kentin prestijli yaşam ve turizm alanlarından biri olduğunu ifade eden Ekmen, kamuoyuna yansıyan görüntülerin marina havzasındaki kirliliğin boyutunu ortaya koyduğunu söyledi.
“Deniz ekosistemi ve biyoçeşitlilik tehdit altında”
Ekmen, marina havzasındaki kirliliğin yalnızca görsel bir sorun olmadığını belirterek, deniz suyu kalitesinin bozulması ve biyoçeşitliliğin zarar görmesi riskine dikkat çekti.Marina çevresinde yaşanan kirliliğin bölge esnafını ve vatandaşları da olumsuz etkilediğini ifade eden Ekmen, çevre sorununa karşı Bakanlığın daha etkin bir denetim mekanizması yürütmesi gerektiğini vurguladı.
“Bakanlık acilen devreye girmeli”
Mersin Marina’da dalgıçlar aracılığıyla tonlarca katı atığın denizden çıkarılmasının sorunun boyutunu gösterdiğini belirten Ekmen, liman içindeki çevre güvenliğinin ve halk sağlığının korunması için Bakanlığın acilen devreye girmesi gerektiğini söyledi.Ekmen, “Mersin Marina’sından dalgıçlar vasıtasıyla tonlarca katı atığın çıkarılması ve deniz yüzeyinin atık tabakasıyla kaplanması, Bakanlık düzeyindeki denetimlerin yetersizliğini göstermektedir” ifadelerini kullandı.
Bakanlığa dört kritik soru
Ekmen, Bakan Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, Mersin Marina’daki kirliliğin boyutunun ve sorumlularının belirlenmesine yönelik dört başlıkta soru yöneltti. Önergede, Bakanlığın Mersin İl Müdürlüğü ekiplerince 2026 yılı içerisinde marina bölgesinde resmi çevre denetimi, su kalitesi ölçümü veya fiziksel inceleme yapıp yapmadığı soruldu. Yapıldıysa sonuçların kamuoyuyla paylaşılması istendi. Ekmen ayrıca marina içerisindeki deniz yüzeyi ve dip kirliliğinin temizlenmesi amacıyla, temizlik faaliyetlerinin sürekli ve zorunlu hale getirilmesini sağlayacak koordineli bir Acil Deniz Eylem başlatılıp başlatılmayacağını Bakan Kurum’a sordu.
Soru önergesinde, Mersin Marina’yı işleten firmanın 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili deniz kirliliği mevzuatı kapsamında atık kabul tesislerini tam kapasite işletip işletmediği de gündeme getirildi. Yatların sintine ve atık su boşaltım süreçlerinin “Mavi Kart” sistemi üzerinden usulüne uygun şekilde denetlenip denetlenmediğini soran Ekmen, son üç yılda işletmeye uygulanan idari para cezalarının toplam tutarının açıklanmasını istedi.Ekmen son olarak, marina kıyı şeridinde biriken katı atıkların ekolojik tahribatını ve deniz tabanında oluşabilecek oksijensizleşme riskini önlemek amacıyla Bakanlığın hangi kalıcı ve yapısal önlemleri alacağını sordu.
Ekmen, deniz turizmi ve kent ekonomisi açısından büyük önem taşıyan Mersin Marina’daki çevre sorununun geçici temizlik çalışmalarıyla sınırlı kalmaması, kalıcı ve etkin denetim mekanizmalarıyla ele alınması gerektiğini belirtti.




