Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer “Her zaman söylüyoruz. Kolay işi herkes yapar, kolay görevi herkes yapar, kolay süreçleri herkes yönetir. Önemli olan risk yönetmek. Evelallah risk yönetimini, kriz yönetimini, nasıl aşılacağını, nasıl yönetileceğini, nasıl refaha çıkılacağını, nasıl başarılı olacağını bilecek kadar bu parti bize bu deneyimi kazandırdı. Partimize teşekkür ediyorum” dedi.

Başkan Seçer, partisinin geleneğini ve Mersin’deki gücünü değerlendirirken şunları da söyledi “Partimiz her zaman, her dönemde cumhuriyetin, demokrasinin, millet iradesinin savunucusu olmuştur. 1950 seçimlerinde seçimi kaybettiğinde Cumhuriyet Halk Partisi dönemin Cumhurbaşkanı Sayın İnönü çantasını aldı, Çankaya yokuşundan inerek Çankaya'yı yeni iktidara teslim etti. Biz böyle bir gelenekten, demokrasiyi sindirmiş, içselleştirmiş bir gelenekten geliyoruz. Doğru, Mersin'de çok güçlüyüz, onu söyleyeyim. Yani bunlar retorikte söylenen birinci partiyiz, çok güçlüyüz, memnuniyet oranımız yüksek değil. Objektif rakamlara dayalı. Artık teknoloji dünyası, bilim dünyası, toplumun ne düşündüğünü, kimin tercihinin ne olduğunu ya da taleplerinin ne olduğunu sizin önünüze koyuyor.”

Ekran Görüntüsü 2026 03 19 170058

"Yan gelip yatıp, adaylık başvurusu geldiğinde sahaya da çıkmadık"

Başkan Seçer, belediyecilik anlayışlarını anlatırken, hizmetleri planlarken rastgele kararlar almadıklarını vurguladı. Seçer “Biz de zaten belediye başkanlığını böyle yapıyoruz. Saldım çayıra, Mevla'm kayıra. Şuraya yol yapalım, şuraya kültür merkezi yapalım, şuraya spor alanı yapalım. Böyle değil. Hangi bölge ne istiyor, ne yapıyor, nerede neyden memnunlar, nerede değiller bunlara bakıyoruz. Aklın yolu bir. Zaten akılla, bilimledir. Atatürk'ün dediği gibi, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." İlmi takip ettiğimiz için yüzde kırk beşlerden yüzde altmışlara çıktık. Hiç kendimizi kandırmadık. Genel geçer siyaseti şu köşeye bıraktık. Milletvekili olalım, belediye başkanı olalım. Hadi rakibimizin bileğini bükelim, kural dışı davranalım, ona çamur atalım. Böyle bir şey yapmadık. Yan gelip yatıp, adaylık başvurusu geldiğinde sahaya da çıkmadık. Hep içinde olduk. Belledik, siyaseti bildik, öğrendik. On üç ilçe, on altı bin kilometre kare alan. Hangi noktada kim yaşar, hangi köyün özelliği nedir? Orada Mehmet Ağa kimdir, Ayşe Kadın kimdir? Bunları bilerek siyaset yaptığınız zaman kentinize de hakimiyetiniz olur. Kentiniz de size saygı duyar. İstedikleri kadar çamur atsınlar, kent sizi sahiplenir” sözlerine yer verdi.

"Milletten Korkanlar Kaybedecek!"
"Milletten Korkanlar Kaybedecek!"
İçeriği Görüntüle

"Yarın seçim olsa, Cumhuriyet Halk Partisi burada yedi milletvekili çıkarır"

“Halkın güvenini kazanmak, hizmeti planlayarak ve sahada aktif olarak çalışmakla mümkündür” diye belirten Başkan Seçer “Bakın ocak ayı Mersin anketlerini söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi yarın seçim olsa, burada yedi milletvekili çıkarır. Seçimlere giderken de aynı yöntemle, aynı çalışma yapan arkadaşlar bana dedi ki, ‘Beş milletvekili çıkartırız. Koşullar seçime kadar lehimize bir tık daha gelirse bile altıyı çıkarabiliriz’ Nitekim öyle oldu. Bakın görün. İnşallah Allah bizi yanıltmayacak. Ama çalışmaya devam edeceğiz. Böyle değil, daha da arttırarak, inadına daha da arttırarak devam edeceğiz. Hep beraber” dedi. Belediyelerimiz bizim en büyük güvencemiz, en büyük gücümüz. Bir hikaye yazmazsanız size kimse dönüp bakmaz. Hala kırk yıllık, elli yıllık klişeleşmiş sözlerle insanları etkilemeye çalışırsanız komik duruma düşersiniz. Çağ ilerliyor, çocuklarınız gelişiyor. Hepimizin çocukları var. Allah hepsini bağışlasın. Onlar bizden daha iyi eğitim alıyor” dedi.

"Halkın gönlüne girmişiz"

“Partimiz güçlü. Partimize her ne kadar çamur atsalar da, her ne kadar dağıtmak isteseler de, mazisi yüzyıllara dayanan bir çınar, köklü bir çınar ve asil bir partidir” diyen Başkan Seçer “Partimiz, ulusal kurtuluş mücadelesini yönetmiş, kazanmış, cumhuriyetle taçlandırmış, cumhuriyeti kurumlarıyla taçlandırmıştır. Böyle bir gelenekten geliyoruz. Onun için özgüvenimiz çok yüksek. Dün kurulduk, bugün iktidar olduk. Yarın ne olacağı belli olmayan bir parti değiliz biz. Dünümüz belli, bugünümüz de belli, yarınımız da belli. Ramazan boyunca sizlerin de katıldığı iftar programları oldu. İlçe belediyeleri de yaptı, Büyükşehir yaptı. Her gün de bir iftardaydık. Ya Büyükşehir'in, ya ilçe belediyesinin, ya bir kurumun ya şehitlere, gazilere verilen yemekler. Ama Ramazan boyunca evde yemek yemedik, iftar açmadık. Hep dışarıda. Bunların çoğunda sizler de vardınız, değil mi? Görenleri kıskandırıyordu. Neden? Oradaki vatandaşlarımız partinin devreye girmesiyle çağrılan partililer mi, yoksa partimizin davetiyle o sofraya gelen vatandaş mı? Sade vatandaş mı? Bunu söyleyin bana. Şimdi bu rahatsızlık veriyor. Çünkü zapt edemiyorlar, durduramıyorlar. Mut'ta da gördük. Tarsus'ta da gördük. Çamlıyayla'da da gördük. Anamur'da da gördük. Biz doğru işler yapmışız. Halkın gönlüne girmişiz. Halkın derdiyle dertlenmişiz. Halk bize teşekkür ediyor” ifadelerine yer verdi.

Kaynak: Gamze Demir