Un, odun, tüp ve susam gibi temel girdilerde yaşanan yüksek artışlara dikkat çeken Ulusal “Mazot bahane, her şey şahane. Velhasıl rezil olan esnaf, işçi, emekçi” sözleriyle içinde bulundukları durumu özetledi.
"81'de burayı devraldık, devraldığımızdan beri devam ediyoruz"
Simitçi Ulusal “Şu anda 80-81'den beri biz Mersin'de bu işi yapıyoruz. Asma altı simit fırını olarak. Yaklaşık 46-47 senedir bu mesleği yapıyoruz. Ben zaten burada yetiştim. Şu anda da halen devam ediyor işlerimiz. 81'de burayı devraldık, devraldığımızdan beri devam ediyoruz. Bugüne kadar da geldik. Bugün de hala hizmetlere devam ediyoruz. Üretimimiz devam ediyor, simit işimiz devam ediyor. En iyisini, en kalitelisini müşteriye sunmaya çalışıyoruz. Temiz bir şekilde, hijyenik bir şekilde, en düzenli şekilde yapmaya çalışıyoruz. Ve bugüne kadar da gelebildik” dedi.
"15 TL’ye sattığımız simitten kazanmıyoruz"
Ulusal “Piyasanın altında simit vermemizin en büyük nedeni 1,5 seneden beri aldığımız zam, yani fiyat listesi halen geçerli. Çünkü niye? Valiliğin bize verdiği bir liste var. İçişleri Bakanlığı'ndan onaylanıyor, bu da neyden dolayı derseniz; simitlerimizin, ekmeğimizin, iç piyasamızın Türkiye'de şu anda TÜİK paketine konulması. TÜİK paketine konulunca şu anda enflasyonu ona göre hesaplıyorlar. Ve biz de mağdur oluyoruz. 15 TL’ye sattığımız simitten kazanmıyoruz, gelir elde edemiyoruz ama bu fiyata satmaya mecburuz. Şu anda onların mesela bize bu uyguladığı sistem yani bizim kazancımızı, işimizi, her şeyimizi aksatıyor. İki defadır valilikle görüşülüyor. İki, üç defadır derneğimiz, esnaf sanatçılar odası başkanlarımızla hepsi ile görüşüyorlar. Mesela bugün benim rızkımla, binlerce insan mesela simitçi olarak, fırıncı olarak etkileniyor. Neden etkileniyor? Bir defterdar, Mersin defterdarımız var, Sayın Valimiz ağzından çıkan iki kelimeyle bizim bütün kaderimizi etkiliyor. Yani defterdar benim sorunumu bilemez ki. Tabii onlar yaşamıyor bu durumları, bilmiyorlar ama oturduğu yerden herkes bir karar verebiliyor. İçişleri Bakanlığı vermiş ona bir yetki. Kendine göre kullanıyor. Şu anda durumumuz bu” ifadelerine yer verdi.

"İşçi 1,5 senedir bekliyor ki zam gelsin"
“1,5 sene ortalama 15-16 ay oldu simit fiyatlarımızı hiç değiştirmedik” diyen Ulusal “15 liralık fiyat halen geçerli. 17 liraya vermiş 2 lira zam. 1,5 sene içinde bana gelen enflasyona göre gelen zammı hesaplasınlar. Yani o malzeme bana aynı fiyata gelsin. Ben 1,5 sene daha 15 liradan veririm. Mesela işçi bir buçuk senedir bekliyor ki emekliler gibi, memur gibi, işçi gibi zam alacak ki, etkilenmemek için yaşantısında, evinde çoluğuna çocuğuna mesela ekmek götürüyor. Adam diyor ki bana zam yap. Ben nasıl zam yapayım? Zam yapamıyorum. Bayramdan sonra biz zam olsun mu olmasın mı tartışmasına girdik. Adam başlıyor mesela 200 lira. Bugün 6 kişi çalışıyor. 6 kişi günlük çalışıyor. Yani yevmiyeye mesela 200 lira zam yaptık. Dedik ki zam gelirse bir 200 daha yapalım. Ancak zam yapamıyoruz. Yani insanların alım gücü düşüyor ama benim zammım, insanların zammı durmuyor. Ben bu zammı yaptığımda unu mesela 540 liraya 620 liraya alıyordum. Şu anda olmuş bir milyar yüz, bir milyar yüz elli TL. Zam geliyor ama benim zammıma gelince bana iki lira zam veriliyor. Sanki bana yani fırıncıya sen parayı çok kazanıyorsun al sana sadaka der gibi veriliyor. İnsanların aklıyla dala geçiyorlar, emekleriyle dalga geçiyorlar” dedi.
"Devamlı gelen dostlarımız var"
Genelde bütün simitleri gün içerisinde satamıyoruz bazen kalabiliyor diye belirten Ulusal “Bizim satışımız tezgah üstünden. Biz zaten tezgahımızda çalışıyoruz. Mesela okullara fazla satışımız yok. Dışarıda fazla bir işimiz yok bizim. Bizim burada çevremiz var, müşterilerimiz var, yılların vermiş olduğu devamlı gelen dostlarımız var. Çalıştığımız belli yerlerimiz var yani. Biz fazla uzağa gitmiyoruz, kendi çevremizde, tezgahımızda müşterimize en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz” sözlerine yer verdi.
"En kötü şartlarda, 3-4 milyar zararım var”
Artan yemek fiyatlarından sonra vatandaşın simide yöneldiğini belirten Ulusal “Muhakkak, mağdur olan insanlar var. Ama şu anda insanlarımız simidi ne için yiyor? Bugün bir tantuni olmuş, üç yüz elli lira. Bak mesela marka olan yerler var. 320 lirayla 360 lira arası fiyat değişiyor. Biftek tantuni dediğim gibi 350-400 yani. Bir tantuni tavuk olmuş 160 ile 180 lira. Yani bugün adam ne yapsın? Çıkıyor emekçi adam, çıkıyor diyor ki ben gideyim 200 lira bir yemeğe vereceğime, 3 tane simit bir ayran alayım, karnımı doyurayım, en azından günümü geçiririm. Artık bunu bile alamayan insanlar var yani. Hani biz 15 TL'yi küçümsüyoruz ama onu bile alamayan insanlar var. İnsanlar yani böyle, bu şekilde geçinmeye çalışıyorlar. Örnek veriyorum ben kiracıyım mesela 12 milyardı kiram, 16,5 yapmış. Ben de tuttum, 16 milyar gönderdim kirasını. Adam bana mesaj çekiyor, diyor ki ‘500 lira nerede, gelecek sene böyle yaparsan olmaz’ diyor. Yaklaşık 7-8 sene oldu oturuyorum. Şu anda benim ortalama nereden baksan yine öylesi 2,5-3 milyar burada zararım var. Şu anki verilmeyen fiyatımdan dolayı. En kötü şartlarda, 3-4 milyar zararım var” dedi.

"En çok darbeyi bize odun vuruyor"
“Şu anda bize en çok darbe vuran ürün odundur” diyen Ulusal “ En kötü şartlarda odun 5,5 milyar TL civarında. O da portakal, limon ağacı veya şeftali, kiraz ağacı. Ama biz mesela ne kullanıyoruz? Biz burada kendi müşterimizde duman olmasın diye kullandığımız en iyi kaliteli 3 odunu; sandal ağacı, gürgen, meşe odununu kullanıyoruz. Ayrıca biz tüp kullanıyoruz mesela. Kazanımız kaynatılıyor. 24 saat çalıştığımız zaman kaynıyor. Bugün bir tüp olmuş. 1200 üzeri 1300. Belki daha fazla. Susam geliyor dünyanın malı. Çünkü susam Türkiye'mizde yok. Hep ihracat malı. Dolarla alınıp geliyor. Zam gelirse dolara diyor ki dolar yükseldi ve zam yapıyor. Zam durduğu zaman da dolarda mesela enflasyon durduğu zaman bu sefer de diyor ki ben dolarla almıştım. Yani fark etmiyor. Mazot bahane, her şey şahane. Velhasıl rezil olan esnaf, işçi, emekçi. Başka bir şey yok” diyerek sözlerini tamamladı.



