Burhanettin Kocamaz, yerel bir televizyonda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kocamaz, dünyanın hiçbir yerinde bu kadar uzun süren enflasyon sorununu göremeyeceklerini belirterek, “8 yıldır enflasyon sorunuyla karşı karşıyayız. Biz 2001 krizini yaşadık, o enflasyonu biz 1,5 yılda atlattık. Ancak şu anda bu tek adam sistemi yüzünden maalesef tüm dünya enflasyonu atlatırken, biz halen onunla uğraşıyoruz. Dünyada en yüksek enflasyon yaşayan ülkelerden biriyiz. Dolayısıyla Türkiye iyi yönetilmiyor. Biz bu milleti, bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Onun içinde var gücümüzle çalışıyoruz. İnşallah gelecekte Türkiye’yi İYİ Parti yönetecek” dedi.
"Suriye'nin Kuzeyi Türkiye'nin Başını Ağrıtmaya Devam Ediyor"
Terörsüz Türkiye ile ilgili de konuşan Kocamaz, “Biliyorsunuz bu bölge dünyanın en sıcak bölgesi. Bir taraftan İsrail’in alan genişletme çalışmaları nedeniyle Gazze’de çok büyük soykırımları var. Diğer taraftan emperyalist güçlerin bu bölgede kurulmasını hayal ettikleri bir büyük Kürdistan olayı var. Amerika Irak’ı işgal etti. Bu işgali yaptığında ‘biz Irak’a demokrasi götüreceğiz.’ Ancak halen o demokrasi Irak’a gelmedi ama oraya bir çentik attılar. Nedir bu çentik? İşte Kuzey Irak bölgesinde otoman bir devletçik oluşturdular. Ondan sonra bunu güney Kürdistan diye adlandırdılar. Tabi bunların altında bir şifre. Yani güneyi olan bir yerin, birde kuzeyi olacak. Kuzeyi nedir Türkiye’deki güneydoğu bölgesi. Bunun yanında aynen Türkiye’deki PKK gibi İran’da da PJAK örgütü var. Burayı onunla bütünleştirecekler. Bir bölümünü Suriye ile bütünleştirecekler. Yani 4 bölümden oluşan bir büyük Kürdistan hayalini düşünüyorlar. Bu bölgedeki piyonları da kullanıyorlar. Türkiye’nin başına 40 küsür yıldır bela ettiler. Bugün geldiğimiz noktada maalesef Türkiye’de bunlara yıllardır çanak tuttu. Habur’dan peşmergeleri getirdiler, yedirdiler, içirdiler hatta yargılamaları çadırda yaptılar ve hepsini beraat ettirdiler ve ondan sonra Suriye’ye geçirdiler. Şimdi pazılın parçalarını bir araya getirdiğimiz zaman diyoruz ki bunların hepsi bilinçli mi yapıldı acaba? O bölge yani Suriye’nin kuzeyindeki bölge Türkiye’nin başına bela oldu. Türkiye kendi sınırlarını koruyabilmek için Suriye’nin kuzeyine bir sürü askeri harekat yaptı. Çok sayıda askerimiz şehit oldu. Bu bölge Türkiye’nin başını ağrıttı, ağrıtmaya da devam ediyor. Orada terör örgütünün yan dallarıyla kurdukları bir devletçikle hem Türkiye’ye hem Suriye’nin başını ağrıtmaya devam ediyorlar. Biz hiçbir zaman teröristlerle masaya oturulmasına sıcak bakmadık, bakmayacağız. Çünkü taviz, tavizi getirir. Siz terör örgütüyle masaya oturursanız, onlarla koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni eşit hale getirirseniz, bu problemleri çözme şansınız ortadan kalkar. Siz sona gelmiş, bitmiş bir terör örgütünü ‘Terörsüz Türkiye’ kılıfıyla millete sunarak, onları yeniden dirilttiler. Yani bir katil, bir terör örgütünün ele başı, bir bebek katilinin adı okunmazken, yeniden diriltildi, sanki Kürt vatandaşlarımızın tek temsilcisi gibi gösterilmeye başlandı. Bunu kabul etmek mümkün değildir” diye konuştu.
"Her Geçen Gün Yeni Yeni Suçlar Ortaya Çıkmaya Başladı"
Kadın cinayetleri konusuna da değinen Kocamaz, “Türkiye’de bir kere güven diye bir şey yok. İnsanlar artık çocuklarını sokağa göndermekten korkuyor. Özellikle kadınlar çok korkuyor. Çünkü başına ne geleceğini hiç kimse bilmiyor. Her geçen gün yeni yeni suçlar ortaya çıkmaya başladı. Bahis çeteleri, uyuşturucu çeteleri ortaya çıkmaya başladı. Bu yaşanan hadiselerin çoğu geçim sıkıntısından kaynaklanıyor. Gençlerin geçim sıkıntısı olmasa uyuşturucu batağına sürüklenmez. Çünkü bunlar yumuşak karın. Bu tür uyuşturucu baronları gençlere çengel atıyor, onları uyuşturucuya alıştırıyor, daha sonra da hem onu kurye olarak hem de mafyatik cinayetlerde kullanıyor. Uyuşturucu yaşı ilkokul yaşlarına kadar indi. Şu an işin içinden çıkamıyorlar. Mersin Limanı sanki uyuşturucunun merkezi gibi oldu. Burada yakalanan uyuşturucu Türkiye genelinde yakalananı katlar duruma geldi. Diğer taraftan kadın cinayetleri arttı. Birçok kadını eşleri öldürüyor. Neden cinayetler oluyor. Evin içinde huzur yok. Çünkü yine maddi imkansızlıklar ön plana çıkıyor. Dolayısıyla kendilerini geçindiremedikleri için bu tür cinayetler ortaya çıkıyor. Kadınların bir kısmı devlete sığınıyor, beni koruyun diyor ancak yine devlet onları koruyamıyor. Ben belediye başkanıyken Türkiye’de ilk belediye bünyesinde kadın sığınma evini ben açtım. Ancak maalesef devlet güven vermezse, devlet vatandaşına sahip çıkmazsa, devlet vatandaşının karnını doyuracak kadar bir maaş vermezse yada insanlara iş sahası açamazsa bu tür hadiseler bundan sonra da devam eder.




