Mersin Çarşı'da küçük bir işletmede esnaflık yapan Esra Özer bir yandan da kemoterapi alarak kanserle mücadele ediyor. 7 yıldır tantuni ustası olan Özer; 2024 yılında kanser olduktan sonra eski işini kaybettiğini, dönem dönem işsiz kaldığını, zor dönemlerden geçtiğini belirterek önce meme kanseri teşhisi koyulduğunu sonra beyne de sıçradığını ve 4. evre agresif kanser türü olduğunu söyledi.

"Hastalıktan sonra geri döndüğümde eski iş yerim almadı"

Dostlarının desteğiyle bu işletmeyi kurduğunu belirten Özer şunları söyledi: "Kemoterapi gördüm ve sonrasında yaralarım iyileşmedi. Doktorum kanserin küçülmeye gittiğini söyledi ama hala devam ediyor maalesef, ne olacağı belli olmayan bir süreç içerisindeyim. Hastalıkla bu işi bir arada götürmek çok zor oluyor, kapatmak zorunda kaldığım zamanlar oluyor, kemoterapi gördüğüm zamanlarda çok yorgun ve bitkin hissediyorum. uyutuyorlar ve sonrasında kendine gelmek zor oluyor. Usta çalıştırmaya kalksam gücün yetmiyor, ekonomik olarak karşılayamıyorum. Bu işletmeyi zaten dostlarımın desteğiyle kurabildim, yeni bir işletmeyiz. daha önce de bir işletmede çalışıyordum ama bu hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi sürecinde kısa bir ayrılığım oldu. Geri döndüğümde almadılar."

Whatsapp Image 2026 04 20 At 18.16.55-1

Yaşam koşularının zorluğundan bahseden Esra Özer hastalığının yanı sıra bir kadın olarak da yaşadığı zorluklara değindi. Özer, "Kadınsınız her şeyden önce! Ne kadar çok ayakta durmak istemeseniz de ayakta durmak zorunda olduğunuz bir hayatınız var. Yaşam koşulları zor: Ev kirası ödüyorsunuz, elektrik, su var. Her şeyi bir yana geçtim, insanların size bakış açısı değişiyor. Kadınsın, eksiksin! Değilim, Değilim! ben bunu kabul etmiyorum. Ve ona inat yürüyorum, benim kavuşmayı beklediğim 2 tane evladım var. Boşanma sürecinden geçtim ve çocuklarımla görüşmemi istemiyorlar. Boşanmam bile suç olarak algılanıyor" ifadelerini kullandı.

Meslek adamları birliği yeni üyeleriyle güç tazeledi
Meslek adamları birliği yeni üyeleriyle güç tazeledi
İçeriği Görüntüle

"Yaşamak istiyorsan paran varsa yaşa"

7 senedir tantuni ustası olan Özer müşterilerinin ve hemcinslerinin desteğinin önemine değinerek, "Bütün birikimim hastaneye gidiyor ve gitmek zorunda. Evet, devlet kemoterapi masraflarını karşılıyor ama onun dışındakiler? Ben karşılıyorum! Devlet hastanesi 4. evre kanser hastası için sana gün vermiyor, randevu vermiyor! Diyorlar ki, 'Yaşamak istiyorsan paran varsa yaşa, yoksa yaşama' Üstelik benimki çok geç kalınmış, agresif kanser türü diye geçiyor. Müşterilerimin desteği benim için çok kıymetli. İnsanların desteğini gördükten sonra, ben demek ki hala çalışabiliyormuşum, diye düşündüm. Instagram'dan görüp gelmiş müşterilerim "Bir kadın olarak seninle çok gurur duyuyorum" dediklerinde çok mutlu oluyorum. Korkmayın ya! Ben her kadın bunu yapsın istiyorum, hayatta hiçbir şeyden korkmayın diyorum." dedi.

Whatsapp Image 2026 04 20 At 18.16.57

"Bu bir bulaşıcı hastalık değildir"

Sağlık açısından çalışmasının yasak olduğunu ve dinlenip istirahat etmesi gerektiğini vurgulayan Özer, insanların ön yargılı yaklaşımlarından da yakındı: "Dışarıda maske takmam gerekiyor. Ama insanlarımız bunu da yanlış anlıyor. Maske taktığım zaman insanlar benden onlara bir şey bulaşacağını sanıyor. Biz bulaşıcı hastalık taşımıyoruz! Biz kendimizi sizden koruyoruz. İnsanlar bu konuda çok önyargılı, size karşı bakışı değişiyor."

Kaynak: Refik Arıtürk