Ak Parti Türkiye Yüzyılı buluşmaları kapsamında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, Mersin’de partililerle buluştu. Suphi Öner Öğretmenevinde ki buluşmaya AK Parti Mersin Milletvekilleri Nurettin Nebati, Ali Kıratlı, Hasan Ufuk Çakır da katıldı.
Toplantıda ilk sözü alarak Ramazan ayından bu yana yaklaşık, 140 bin üyeyi ziyaret ettiklerini belirten AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir, "AK Partimiz son 24 yılda da Mersin'imize devasa yatırımların hizmetleri kazandırıyor.
Türkiye'nin vizyon projelerinden biri olarak Akdeniz sahil yolu projesinden tutun, Türkiye'nin ilk şehir hastanesine kadar hepisini kentimize kazandırıyor. Türkiye'nin en büyük dördüncü barajı olan Pamuk Basajı artık su tuttu. Türkiye'nin en modern havalimanlarından biri olan Çukurova Bölgesel Havalimanı Mersin’de. Daha geçtiğimiz ay açılışını gerçekleştirdiğimiz Çeşmeli-Kızkalesi yolumuzu açtık. Mezitli Devlet Hastanesi açılış için gün sayıyor. Gaziantep'e kadar uzanan hızlı tren hattı bitme aşamasında. Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi olan Akkuyu Nükleer Santral Projesi enerji verme aşamasına geldi" diye konuştu.
Mersin Milletvekili Nurettin Nebati ise Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde her türlü devasa isteğin karşılandığı, tamamlandığı ve gene her türlü ihtiyacın belli bir projeler çerçevesi içerisinde, planlama içerisinde yerine getirildiği bir süreci hep birlikte yaşıyoruz. Ve görüldüğü üzere AK Parti herhangi bir krizle karşı karşıya kaldığında krizleri, sorunları, sorumluları örtmek yerine, görmezliğe gelme yerine her türlü tedbiri alarak ve adeta hiç kimseye yaptığının kendisine kar kalmayacağını ifade ederek ve uygulayarak kararlılığını ortaya koyuyor.
AK Parti iktidarı, AK Parti'nin geleneği, AK Parti seçmeni, AK Parti'ye gönül verenler ve Sayın Cumhurbaşkanımızı destekleyenler şunu son olaylarda olduğu üzere çok net olarak gördü. Genel Başkanımız yanlış yapan yanlışını kar olarak bir yere götüremez ifadesini uygulamaya koydu. Son bir buçuk yıldır birtakım partilerde meydana gelen her türlü olmuş şimdi bu artışta kötü istismarı görmezden gelen bir yapıya karşı biz Türkiye'de beklenen bir duruşu sergilemek lazım. Şu son olaydaki AK Parti'nin ve ilgililerin ortaya koymuş olduğu tavır bile AK Partinin neden başarılı olduğunu göstermektedir" dedi.
Mersin'in Türkiye Yüzyılının en önemli şehirlerinin başında geldiğine vurgu yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman da, "Ticaret merkezi olması, taşımacılığın merkezi olması, tarımın en önemli şehri olması, turizm potansiyeli, denizi, yaylaları ve adı alamadığımız pek çok imkanıyla gerçekten Mersin Türkiye'nin Açık Hava Müzesidir. Herkesin Mersin'i gelip görmesi lazım. Sahilleriyle, yaylalarıyla hem kültür turizminin, hem inanç turizminin, hem deniz turizminin, hem tabiat turizminin en önemli şehirlerinden bir tanesidir. Biz AK Partiyiz. İsmi gibi Ak bir partiyiz. AK Parti tarihin doğru tarafında olan bir partidir. Cumhurbaşkanımız her zaman söylüyor, söylemeye devam ediyor. AK Parti krizlerle mücadele ederek bu noktaya gelmiştir. Bugün karşılaştığı kriz geçmişte karşılaştığı krizlerin yanında çok lokal bir krizdir. AK Parti kurulduğunda Genel Başkanımız Cumhurbaşkanımız siyasi yasaklıydı. Siyasi hayatı bitti diye manşetler atılmıştı. Muhtar bile olamaz denilmişti. Ama Cumhurbaşkanımız bu krizi siyaset yaparak demokrasinin içerisinde kalarak çözmüştür. 2005 Danıştay saldırısı hükümetimize karşı yapılmış olan bir kumpasdı. 2007'de e-muhtıra yaşandı. Türk demokrasi tarihinde ilk defa bir parti kendisine verilen muhtıraya karşı bir demokrasi muhtırası vererek bu krizi aştı. 2008'de AK Parti hakkında parti kapatma davası açıldı. AK Parti bu krizi de açtı. Yetmedi PKK terör örgütünü sahaya sürdüler. Yetmedi Gezi Parkı olaylarını tertiplediler. Yetmedi 17-25 Aralık hukuk görünümlü kumpas meselesi başladı. Yetmedi Covid süreci başladı. Yetmedi tankları, F-16'ları Aziz Milletimizin üzerine saldılar. FETÖ'cüler darbe girişiminde bulundular. Yani özetle şunu ifade etmek istiyoruz. AK Parti zaten krizlerle mücadele ederek bu noktaya gelmiştir. Ve dolayısıyla bu fon meselesini de aynı krizlerin devamıdır. Biz bunu da aşacağız. Çünkü AK Parti üç Y ile kurulmuştur. Yasaklarla mücadele etmek, sessiz devrimler başarmıştır. Yoksullukla mücadele etmek. Türkiye'de kişi başına düşen milli geliri 20.000 dolara getirmiştir. Yeter mi yetmez? İnşallah 30 bin dolara çıkartmamız lazım. Ve yolsuzlukla mücadele için kurulmuştur. AK Parti kurulduğunda sahip olduğu değerlere bugün de sahiptir. Daha fazla sahip çıkacaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Ve dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, haramla, helali birbirine karıştıranla biz yol yürümeyiz. Kendi nefsini, kendi şahsi ikbalini, kendi kariyerini, partimizin Cumhur İttifakı'nın ve davamızın üzerinde görenlerle yol yürümeyiz.
Hiç kimse dünyaya örnek olacak, bölgemize örnek olacak, İslam dünyasına örnek olacak Olacak, rol, model olacak. AK Parti davasını kirletmeye hakkı yoktur. Lekelenmesine asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Hep söylüyoruz. Hataya düşen, yanlışa düşen hiç kimse AK Parti'nin üstünde değildir. Hiç kimse Türkiye'nin, milletimizin üstünde değildir. Hiç kimse Cumhurbaşkanımızın üzerinde değildir. Bunu Mersin'den bir kez biz teşkilatımızın emeğini, teşkilatımızın hukukunu asla ama asla zayi olmasına, yok olmasına müsaade etmeyiz. AK bir partiyiz ve bu konuda çok önemli adımlar atılmıştır. Atılmaya devam etmektedir. Değerli arkadaşlar, bugün AK Parti'nin bir siyasi mottosu var. Biz masada değil, sahada siyaset yaparız ve her zaman olduğu gibi milletimizin yanındayız ve yanında durmaya devam edeceğiz. Çünkü AK Parti tarihin doğru tarafındadır. Emeklinin problemini biliyoruz. Emeklinin problemi bizim problemimizdir. Dar gelirli vatandaşlarımızın problemini biliyoruz. Dar gelirli vatandaşımızın problemi bizim problemimizdir. Hani diyorlar ya bazen AK Parti sokaktan koptu, halktan koptu. Ya AK Parti'nin kendisi halktır zaten. AK Parti zaten hep sokaktadır ve sokakta durmaya devam etmektedir. Narenciye üreticisinin sorunu biliyoruz. Narenciye üreticisinin sorunu bizim sorunumuzdur. İşçinin sorunu bizim sorunumuzdur. Çiftçinin sorunu bizim sorunumuzdur. Ev hanımlarının problemi bizim sorunumuzdur. Dolayısıyla biz AK Parti'yiz ve inşallah 2. 25 yılda Türkiye'yi küresel bir devlet haline getireceğiz. Ve Türkiye'yi dünyanın en gelişmiş 10 ülkesinden birisi haline getireceğiz. 2001 yılında kurulduğumuzda da bize itiraz etmişlerdi. Anlamamışlardı. Tanımak istememişlerdi. 2005 yılında 2023 planından bahsettiğimizde herkes buna dudak bükmüştü. Ama şimdi 2026 yılındayız. Bugün de 2023 hedefinden bahsediyoruz. Onun için çok çalışmamız lazım. Sözlerime son verirken şu prensibi hatırlatmak istiyorum. Cumhurbaşkanımıza biz her zaman dünya lideri diyoruz. Dünya mazlumlarının umudu diyoruz. Ama bence halkımıza daha doğru anlatmamız lazım. Onun için Tayyip Erdoğan'ı tanımak lazım ki tanıtalım. Anlamak lazım ki anlatalım ve Cumhurbaşkanımızın "Siyaseti biz millet için yapıyoruz." sözünü "Bu görevler gelip geçicidir. Biz koltukta oturmak için değil gerçekleştirmek için siyaset yapıyoruz." sözünü bir kez daha hatırlatmak isterim" ifadelerini kullandı.


