CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerini değerlendirdi. Kış, Türkiye'de vatandaşın artık gelirini değil, borcunu yönetmeye çalıştığını belirterek, "İktidar ekonomiyi büyüttüğünü söylüyor ama büyüyen tek şey vatandaşın bankalara olan borcu." dedi.
6,7 trilyon liralık geçim borcu
BDDK'nın son verilerine göre vatandaşın;
· Bireysel kredi kartı borcu 3 trilyon 279 milyar liraya,
· İhtiyaç kredisi borcu 2 trilyon 544 milyar liraya,
· Kredili mevduat (eksi hesap) borcu 910 milyar liraya yükseldi.
Böylece vatandaşın yalnızca kredi kartı, ihtiyaç kredisi ve eksi hesaptan oluşan toplam borcu 6 trilyon 677 milyar liraya ulaştı.
"Bu rakam finansal bir veri değildir. Bu rakam, milyonlarca hanenin ay sonunu borçla getirdiğinin resmidir."
Kredi kartı artık alışveriş için değil, yaşamak için kullanılıyor
Kredi kartı borcunun 2 trilyon 44 milyar lirasının taksitsiz olması, vatandaşın artık uzun vadeli alışveriş değil, günlük yaşamını finanse ettiğini gösteriyor.
TCMB'nin kartlı harcama verileri de bunu doğruluyor.
Son verilere göre kart harcamalarında;
· Market ve alışveriş merkezleri: 129,8 milyar TL
· Benzin ve yakıt istasyonları: 43 milyar TL
· Çeşitli gıda harcamaları: 42 milyar TL
ile ilk sıralarda yer aldı.
"Bu tablo çok şey anlatıyor. Vatandaş kredi kartıyla televizyon almıyor; ekmek alıyor. Tatil planlamıyor; deposunu doldurmaya çalışıyor. Lüks tüketmiyor; mutfağını çevirmeye çalışıyor. Türkiye'de kredi kartı artık alışveriş kartı değil, geçim kartıdır."
337 milyar liralık alarm
Borç büyürken ödenemeyen borç da hızla artıyor.
BDDK verilerine göre vatandaşın tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarında takibe düşen borcu 337 milyar liraya ulaştı.
Bu borcun;
· 178,8 milyar lirasını kredi kartları,
· 156,2 milyar lirasını ise ihtiyaç kredileri oluşturuyor.
"337 milyar liralık takipteki alacak demek; yüz binlerce ailenin icra tehdidi altında yaşaması demektir. Bugün bankaların takip listesine giren, dün ay sonunu getirmeye çalışan vatandaşlarımızdır."
Maaş cebe girmeden bankaya gidiyor
910 milyar lirayı aşan eksi hesap kullanımının, gelir yetersizliğinin en açık göstergesi olduğunu belirten Kış, şunları söyledi:
"Maaş yatıyor, vatandaş önce bankaya borcunu ödüyor. Sonra kredi kartını kapatıyor. Ay bitmeden yeniden karta yükleniyor, yeniden eksi hesaba giriyor. Bu bir ekonomik döngü değil; borç sarmalıdır."
"Ekonomi büyümüyor, borç büyüyor"
Kış, iktidarın ekonomik başarı söylemlerinin sahadaki gerçekle örtüşmediğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bugün Türkiye'de büyüyen üretim değil, borçtur. Artan refah değil, kredi kartı ekstresidir. Güçlenen aile bütçesi değil, bankaların alacak hanesidir. Vatandaş artık geleceğini planlamıyor; bir sonraki kredi kartı son ödeme tarihini hesaplıyor. Bu tablo sürdürülebilir değildir. İnsanların bankaların parasına değil, kendi emeğinin karşılığına güvenerek yaşayabildiği bir Türkiye'yi kurmak zorundayız.”




