cukurovagazetesi.com haber sitesine fizyoterapinin önemi hakkında açıklamalarda bulunan Fizyoterapist Alican Uysal, fizyoterapinin yalnızca sakatlık sonrası başvurulan bir alan olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Uysal, sporcuların performanslarını sürdürülebilir hale getirmek ve sakatlık risklerini azaltmak için düzenli fiziksel değerlendirme, koruyucu egzersizler ve doğru antrenman planlamasının önemine dikkat çekerek, spor fizyoterapisiyle ilgili sorularımızı yanıtladı.
Sporcular açısından fizyoterapinin önemi nedir?
Fizyoterapiyi yalnızca sporcu sakatlandıktan sonra başvurulan bir alan olarak görmemek gerekiyor. Günümüzde spor fizyoterapisinin önemli amaçlarından biri, sporcunun performansını sürdürülebilir hale getirmek ve sakatlık risklerini mümkün olduğunca azaltmaktır. Sporcunun kuvvetini, hareket kapasitesini, denge ve koordinasyonunu, eklem hareket açıklığını ve branşa özgü ihtiyaçlarını değerlendirerek kişiye özel bir program oluşturuyoruz. Sakatlık meydana geldiğinde ise sporcunun güvenli ve kontrollü şekilde spora dönmesini sağlamak fizyoterapinin önemli görevlerinden biri.
Sporcuların “önemsiz” gördüğü hangi ağrılar aslında ciddi bir sakatlığın habercisi olabilir?
Özellikle tekrarlayan ve antrenman sonrasında sürekli ortaya çıkan ağrılar kesinlikle göz ardı edilmemeli. Diz, bel, kasık, omuz, aşil tendonu veya hamstring bölgesindeki ağrıların sürekli “bir şey olmaz” denilerek ertelenmesi ilerleyen dönemde daha ciddi problemlere zemin hazırlayabilir. Elbette her ağrı ciddi bir sakatlık anlamına gelmez. Ancak ağrı tekrarlıyorsa, giderek artıyorsa, sporcunun hareket şeklini değiştiriyorsa veya performansını etkiliyorsa mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Ağrı, vücudun bize verdiği önemli bir uyarıdır.

Doğru fizyoterapi, sporcunun performansını ne kadar değiştirebilir?
Bunu herkes için geçerli tek bir oranla ifade etmek doğru olmaz. Çünkü her sporcunun fiziksel kapasitesi, branşı, antrenman düzeyi ve geçmiş sakatlıkları farklıdır. Ancak doğru değerlendirme sonucunda tespit edilen kuvvet eksiklikleri, hareket kısıtlılıkları veya kas dengesizlikleri üzerine çalışmak sporcunun hareket kalitesini ve fiziksel kapasitesini geliştirebilir. Buradaki temel hedef yalnızca daha güçlü olmak değil; gücü doğru zamanda, doğru hareket içerisinde ve kontrollü şekilde kullanabilmektir. Bu nedenle fizyoterapi, performansın sürdürülebilirliği açısından önemli bir destek sağlar.
Profesyonel sporcuların yanı sıra amatör sporcuların da düzenli fizyoterapi desteği alması gerekir mi?
Kesinlikle faydalı olabilir. Hatta amatör sporcuların zaman zaman profesyonel sporculardan daha fazla desteğe ihtiyaç duyabildiğini söyleyebiliriz. Çünkü profesyonel sporcuların arkasında antrenör, fizyoterapist, doktor ve performans ekibinden oluşan bir sistem bulunuyor. Amatör sporcu ise çoğu zaman antrenmanını kendi planlıyor ve vücudundaki problemlerin farkına varmakta zorlanabiliyor. Düzenli değerlendirme sayesinde kişinin zayıf noktaları belirlenebilir ve sakatlık oluşmadan önce önlem alınabilir.
Sporcunun performansını artırmak ile sakatlık riskini azaltmak arasında nasıl bir denge kurulmalı?
Performans ve sakatlık riskini birbirinden ayrı düşünmemek gerekiyor. Bir sporcunun performansını artırmak için kapasitesinin üzerine çıkması gerekebilir ancak bu yüklenmenin planlı ve kademeli olması şart. Vücudun toparlanma kapasitesini göz ardı ederek sürekli daha fazla antrenman yapmak performansı artırmak yerine sakatlık riskini yükseltebilir. Bizim için önemli olan sporcunun bugün iyi performans göstermesinin yanında bunu aylar ve yıllar boyunca sürdürebilmesi. Sürdürülebilir performans, sağlıklı bir sporcuyla mümkündür.
Bir sporcunun fiziksel durumunu değerlendirirken hangi kriterlere bakıyorsunuz?
Öncelikle sporcunun yaptığı branşı ve o branşın fiziksel gerekliliklerini anlamamız gerekiyor. Daha sonra kuvvet, dayanıklılık, eklem hareket açıklığı, denge, koordinasyon, esneklik, hareket kalitesi ve kasların çalışma düzeni gibi birçok parametreyi değerlendiriyoruz. Geçmişte yaşadığı sakatlıklar da bizim için oldukça önemli. Çünkü daha önce sakatlanmış bir bölgenin yeniden değerlendirilmesi, sporcunun gelecekteki performansı açısından yol gösterici olabilir. Değerlendirmeyi yalnızca tek bir kas veya eklem üzerinden değil, sporcunun bütün hareket sistemi üzerinden yapmak gerekiyor.
Sakatlık sonrası spora dönüşte en büyük hata nedir?
En sık karşılaştığımız hatalardan biri, ağrı azaldığında sporcunun tamamen iyileştiğini düşünmesi. Oysa ağrının ortadan kalkması sporcunun eski kuvvetine, dayanıklılığına ve hareket kapasitesine tamamen döndüğü anlamına gelmez. Spora dönüş bir süreçtir. Önce temel hareketler ve kuvvet yeniden kazanılır, ardından branşa özgü hareketlere geçilir ve yük kademeli olarak artırılır. Sporcunun sahaya dönmesi ile spora tam olarak hazır hale gelmesi aynı şey değildir.
Sporcular sakatlanmadan önce fizyoterapiste gitmeli mi?
Evet, özellikle düzenli ve yüksek yoğunlukta spor yapan kişilerin koruyucu değerlendirmelerden faydalanmasını önemli buluyorum. Nasıl ki bir araçta problem oluşmadan bakım yapılıyorsa, sporcunun vücudu için de benzer bir yaklaşım düşünülebilir. Amaç mutlaka bir problem bulmak değil; sporcunun mevcut kapasitesini belirlemek, varsa risk oluşturabilecek noktaları tespit etmek ve bunları geliştirmektir. Fizyoterapinin koruyucu yönü de en az tedavi edici yönü kadar değerlidir.
Ağrıya rağmen spora devam etmek hangi durumlarda ciddi sorunlara yol açabilir?
Burada ağrının niteliği çok önemli. Hafif bir kas yorgunluğu ile hareket sırasında ortaya çıkan, giderek artan veya sporcunun hareketini değiştiren bir ağrıyı aynı değerlendirmemek gerekir. Özellikle şişlik, belirgin kuvvet kaybı, hareket kısıtlılığı, ani başlayan şiddetli ağrı veya performansta belirgin düşüş varsa spora devam etmek yerine değerlendirme yapılması daha doğru olur. Ağrı kesici kullanarak ağrıyı bastırıp spora devam etmek de problemi çözmez; yalnızca vücudun verdiği uyarıyı geçici olarak maskeleyebilir.

Sporcuların en çok yaptığı ve sakatlık riskini artıran hatalar neler?
En sık gördüğümüz hataların başında antrenman yükünü bir anda artırmak geliyor. Bunun yanında yetersiz ısınma, toparlanmaya yeterince zaman ayırmamak, uykuyu ihmal etmek, ağrıları sürekli ertelemek ve yalnızca performansa odaklanıp koruyucu egzersizleri ihmal etmek de önemli. Bir diğer konu ise sporcunun yalnızca kendi branşındaki hareketleri yapması. Bazı destekleyici kuvvet ve mobilite çalışmalarının programa dahil edilmesi, sporcunun fiziksel kapasitesini daha dengeli hale getirebilir.
Isınma ve esneme çalışmalarının sakatlıkların önlenmesindeki rolü nedir?
Antrenman öncesi ısınma, vücudu yapılacak aktiviteye hazırlamak açısından oldukça önemli. Ancak ısınmayı sadece birkaç dakika koşmak veya statik esneme yapmak şeklinde düşünmemek gerekiyor. Branşa ve yapılacak antrenmana uygun aktivasyon, mobilizasyon ve kontrollü hareketler tercih edilmeli. Esneme de kişinin ihtiyacına göre planlanmalı. Yani tek bir ısınma veya esneme protokolünün bütün sporcular için aynı şekilde uygulanması doğru değil. Program sporcunun branşına ve fiziksel ihtiyaçlarına göre şekillendirilmeli.
Antrenman öncesi ve sonrasında sporcular nelere dikkat etmeli?
Antrenman öncesinde yeterli ısınma, aktivasyon ve hidrasyon önemli. Antrenman sonrasında ise toparlanma sürecine önem verilmesi gerekiyor. Yeterli uyku, doğru beslenme, sıvı alımı ve antrenman yükünün kontrol edilmesi bu sürecin temel parçaları. Sporcunun bir sonraki antrenmana yalnızca zihinsel olarak değil, fiziksel olarak da hazır olması gerekiyor. Çünkü gelişim yalnızca antrenman sırasında değil, toparlanma döneminde de gerçekleşiyor.
Amatör sporcuların profesyonellerden öğrenmesi gereken en önemli sakatlık önleme alışkanlığı nedir?
Bence en önemli alışkanlık, ağrıyı normalleştirmemek ve vücudun verdiği sinyalleri dikkate almak. Profesyonel sporcuların önemli bir bölümü yalnızca antrenmana değil, toparlanmaya, koruyucu egzersizlere ve fiziksel değerlendirmelere de zaman ayırıyor. Amatör sporcular da “Ben profesyonel değilim, bana bir şey olmaz” düşüncesinden uzaklaşmalı. Çünkü sakatlık profesyonel ya da amatör diye ayrım yapmıyor. Düzenli spor yapıyorsak vücudumuzu tanımak, kapasitemizi bilmek ve gerektiğinde destek almak sporun sağlıklı şekilde devam etmesi için çok önemli.




