Dinçer’in Meclis Başkanlığı’na sunduğu önergede, yaşamını yitiren emeklinin yıllarca prim ödeyerek hak ettiği maaşla kira, fatura ve gıda giderlerini karşılayamadığı, bu nedenle dinlenmesi gereken yaşta yeniden ağır işlerde çalışmak zorunda kaldığı vurgulandı. Önergede, artan hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve temel ihtiyaçlara gelen zamların emeklileri yeniden işgücüne ittiği kaydedildi.

Dinçer, emekliliğin bir lütuf değil, yılların emeğinin karşılığı olduğunu belirterek, bugün birçok emekli için bu dönemin dinlenme ve insanca yaşam evresi olmaktan çıktığını, doğrudan bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü ifade etti.

Önergelerde, yeniden çalışmak zorunda kalan emeklilerin çoğu zaman en ağır, en riskli ve en güvencesiz alanlarda istihdam edildiğine dikkat çekildi. Yaşın ilerlemesi, sağlık sorunlarının artması ve reflekslerin zayıflamasına rağmen emeklilerin madenlerde, inşaatlarda ve taş ocaklarında çalışmak zorunda bırakıldığına işaret edildi. Dinçer, bunun bireysel bir tercih değil, ekonomik zorunluluk olduğunu belirtti.

Talat Dinçer, konuyla ilgili olarak TBMM Başkanlığı’na meclis araştırma komisyonu kurulması talebi sundu. Araştırma önergesinde, emeklileri yeniden çalışmaya mecbur bırakan ekonomik tablonun tüm yönleriyle incelenmesi gerektiği ifade edildi.

MHP’li Topsakal: Güvenlik olmadan paranın kıymeti yoktur
MHP’li Topsakal: Güvenlik olmadan paranın kıymeti yoktur
İçeriği Görüntüle

Ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde de son beş yılda çalışırken iş kazasında hayatını kaybeden emekli sayısı, iş kazası sonucu sakat kalan emekli sayısı ve geçim sıkıntısı nedeniyle yeniden çalışmak zorunda kalan emeklilere ilişkin verileri sordu.

Dinçer’in Bakanlığa yönelttiği sorular arasında şu başlıklar öne çıktı: Son beş yılda iş kazasında hayatını kaybeden emekli sayısı, geçim sıkıntısı nedeniyle yeniden ağır işlerde çalışmak zorunda kalan emeklilerin sayısı, iş kazası sonucu sakat kalan emeklilerin toplamı ve hak ettiği maaşla geçinemediği için yeniden çalışmak zorunda bırakılan emeklilere ilişkin resmi veriler. Dinçer ayrıca, “Emeklilik huzur dönemi olması gerekirken neden hayatta kalma mücadelesine dönüştü?” sorusunu da gündeme taşıdı.

Dinçer, emeklilerin yıllarca prim ödemesine rağmen kira, fatura ve temel ihtiyaçlar karşısında çaresiz bırakıldığını savunarak, mevcut ekonomik tablonun daha kaç emeklinin yaşamına mal olacağını sordu.

Kaynak: Haber Merkezi