Seramik Usta Öğreticisi Ayzin Yerman Adak, çamurun şekillendirilmesinden farklı dekorlama tekniklerinin uygulanmasına ve fırınlama aşamasına kadar seramiğin tüm üretim sürecini uygulamalı olarak gerçekleştirerek özgün formlar üretiyor. Özellikle kişiye özel tasarımlar, dekoratif ürünler, günlük kullanım eşyaları, kupa ve tabakların yanı sıra çeşitli özgün eserler üreten Adak, seramiğe olan yolculuğunu internet haber sitemize anlattı.
“Farklı seramik uygulamalarına kadar birçok konuda temel bir eğitim aldım”
İlk olarak seramiğe nasıl başladığı hakkında bilgi veren Adak, “Seramiğe olan yolculuğum aslında eğitimle başladı. Öncelikle Osmaniye Meslek Yüksekokulu’nda iki yıllık seramik eğitimi aldım. Bu süreçte çamurun şekillendirilmesinden sırlamaya, fırınlama tekniklerinden farklı seramik uygulamalarına kadar birçok konuda temel bir eğitim aldım. Ancak seramiğe olan ilgim ve merakım arttıkça, kendimi bu alanda daha fazla geliştirmek istediğimi fark ettim. Bunun üzerine yeniden güzel sanatlar sınavına hazırlanarak üniversite yolculuğuma devam ettim ve Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nü kazandım. Üniversitede aldığım eğitim, seramiğe yalnızca bir malzeme olarak değil; bir sanat, ifade biçimi ve tasarım alanı olarak bakmamı sağladı. Teknik bilgilerimin yanında sanat tarihi, tasarım, form, estetik ve farklı seramik teknikleri konusunda da kendimi geliştirme fırsatı buldum. Bugün geriye dönüp baktığımda, iki yıllık ilk eğitimimin benim için bir başlangıç, Çukurova Üniversitesi Seramik Bölümü’nün ise bu yolculuğu profesyonel anlamda şekillendiren önemli bir dönüm noktası olduğunu düşünüyorum” dedi.
Seramiğin zamanla kendisi için yalnızca bir meslek olmaktan çıktığını, kendini ifade ettiği ve üretmekten büyük keyif aldığı bir yaşam biçimine dönüştüğünü kaydeden Adak, her yeni çalışmada yeni bir şey öğrendiğini ve çamurun kendisine sunduğu sınırsız olanakları keşfetmeye devam ettiğini belirtti.
Kendi atölyesini açma fikrinin yıllar içinde, seramiğe olan tutkumun ve üretme isteğinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıktığını ifade eden Adak, “Eğitim hayatım boyunca seramiğin farklı alanlarını deneyimledikçe, sadece üretmek değil; kendi özgün işlerimi ortaya koymak, hayal ettiğim tasarımları özgürce hayata geçirmek ve bu sevgiyi başka insanlarla da paylaşmak istediğimi fark ettim. Bir noktadan sonra yalnızca kendi üretimimi yaptığım bir alanın bana yetmediğini hissettim. Seramiği seven insanların bir araya gelebileceği, birlikte üretebileceği, öğrenebileceği ve kendini ifade edebileceği sıcak bir ortam hayal etmeye başladım. Atölyeyi açarken benim için en önemli şeylerden biri de seramiği ulaşılabilir ve keyifli bir deneyim haline getirmekti. Çünkü çamurla çalışmanın insana verdiği o üretme, dokunma ve kendi elleriyle bir şey ortaya çıkarma duygusunun çok özel olduğuna inanıyorum. Bugün atölyem benim için sadece üretim yaptığım bir yer değil; fikirlerin şekillendiği, insanların yeni şeyler öğrendiği, birlikte üretmenin ve paylaşmanın mutluluğunun yaşandığı bir alan. Kısacası atölyemi açma kararım, seramiğe duyduğum sevginin yalnızca kendi işlerimde kalmasını istemememle başladı. Kendi dünyamı kurmak ve bu dünyayı başkalarıyla paylaşmak istedim” diye konuştu.
“Özgün eserler ortaya çıkmasını çok değerli buluyorum”
Seramiğin birçok farklı alanında üretim ve eğitim çalışmaları yaptığını, kendine özgün tasarımları üretmenin yanı sıra, seramiğe ilgi duyan çocuklar ve yetişkinler için çeşitli atölye ve workshoplar düzenlediğini kaydeden Adak, “Çamurun şekillendirilmesinden sırlamaya, farklı dekorlama tekniklerinden fırınlama aşamasına kadar seramiğin tüm üretim sürecini uygulamalı olarak çalışıyoruz. Özellikle kişiye özel tasarımlar, dekoratif ürünler, günlük kullanım eşyaları, kupa, tabak ve çeşitli özgün formlar üretmeyi seviyorum. Atölyemde aynı zamanda farklı seramik tekniklerini bir araya getirmeyi ve geleneksel teknikleri çağdaş tasarımlarla yorumlamayı önemsiyorum. Rölyef, sgraffito, farklı sır teknikleri ve yüzey dekorasyonları üzerinde çalışmalar yapıyorum. Bunun yanında çocukların yaratıcılıklarını keşfedebilecekleri, yetişkinlerin ise günlük hayatın yoğunluğundan uzaklaşıp üretmenin keyfini yaşayabilecekleri çalışmalar hazırlıyorum. Benim için atölyenin en güzel tarafı, ortaya çıkan ürün kadar üretim sürecinin kendisi. Herkesin kendi fikrini ve hayal gücünü katarak, elleriyle özgün bir eser ortaya çıkarmasını çok değerli buluyorum” şeklinde konuştu.

“Kişisel tasarımları geliştirmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz”
Seramik eğitimlerindeki derslerinin kişinin seviyesine ve ilgisine göre şekillendiğini belirten Adak, “Seramiğe hiç başlamamış olanlar için öncelikle çamuru tanıyarak temel şekillendirme teknikleriyle başlıyoruz. Daha deneyimli katılımcılarla ise farklı teknikleri, yüzey çalışmalarını ve kişisel tasarımları geliştirmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz. Derslerde çamurun şekillendirilmesi, kurutma, dekorlama, sırlama ve fırınlama gibi aşamaları adım adım öğreniyoruz. Katılımcılar kendi fikirlerinden yola çıkarak özgün ürünler tasarlayabiliyor. Ayrıca dönem dönem çocuklara yönelik seramik çalışmaları ve yetişkinler için özel workshoplar da düzenliyorum. Böylece herkes kendi yaşına, seviyesine ve ilgi alanına uygun bir çalışma deneyimi yaşayabiliyor. Benim için en güzel sonuç, derse gelen kişinin elinde kendi yaptığı bir ürünle ve ‘Bunu gerçekten ben yaptım’ duygusuyla atölyeden ayrılması” dedi.
Seramik öğrenmek isteyen kişilerinin herhangi bir deneyime sahip olması gerekmediğini ifade eden Adak, seramiğin, her yaştan ve her seviyeden insanın başlayabileceği bir alan olduğunun altını çizdi.
Sözlerine devam eden Adak, “Atölyeme ilk kez çamurla tanışacak kişileri de büyük bir keyifle kabul ediyorum. Derslerimize temel şekillendirme tekniklerinden başlayarak, kişinin kendi hızında ilerlemesini sağlıyoruz. Zamanla dekorlama, rölyef, sgraffito, sırlama gibi farklı teknikleri de deneyimleyerek kendi tarzını keşfetmesine yardımcı oluyorum. Bence seramikte en önemli şey daha önce bir şeyler bilmek değil; merak etmek, denemeye açık olmak ve üretmekten keyif almak. Hatta çoğu zaman hiçbir ön bilgisi olmayan kişilerin çamurla ilk kez buluştuğu an ve sonrasında ortaya çıkardıkları işler benim için en keyifli süreçlerden biri oluyor. Kısacası, ‘Ben daha önce hiç seramik yapmadım’ demek başlamak için bir engel değil. Aksine, seramikle tanışmak için güzel bir başlangıç noktası” dedi.
“Bir parça çamurla başlayın”
Son olarak seramikle ilgilenmek isteyenlere önerilerde bulunarak “Başlamak için kendinizi hazır hissetmeyi beklemeyin” şeklinde dikkat çeken Adak, “Çünkü seramik sadece teknik öğrenmekten ibaret değil; dokunmak, denemek, hata yapmak, yeniden şekillendirmek ve kendi hayal dünyanızı ortaya koymakla ilgili bir süreç. Çamurun başına geçtiğinizde aslında biraz da kendinizle baş başa kalıyorsunuz. ‘Benim elimden gelmez’, ‘Yetenekli değilim’ diye düşünmeyin. Seramikte zamanla eliniz gelişiyor, gözünüz formu ve oranı görmeye başlıyor. En önemlisi de kendi tarzınızı keşfediyorsunuz. Benim seramik yolculuğumda da eğitim, emek ve yıllar içinde edinilen deneyim çok önemli bir yere sahip. Hala her yeni çalışmada öğrenmeye ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Eğer içinizde seramiğe karşı bir merak varsa, o merakı ertelemeyin. Bir parça çamurla başlayın. Belki de ellerinizin şekillendirdiği o ilk parça, hayatınızda yepyeni ve çok keyifli bir yolculuğun başlangıcı olur” diyerek sözlerini tamamladı.



