Emekli aylıklarının artırılmasına ilişkin kanun görüşmelerinin gece 02.30’da yapılmasını eleştirerek sözlerine başlayan Ekmen, “Gece saat iki buçuk. Hep birlikte çalışıyoruz çünkü 7’nci maddenin gündüz, TRT yayın yaparken tartışılması istenmiyor. Bu gece burada yapılan tartışmalar, medyaya elbette yansıyacak. Bu madde, İşsizlik Fonu’ndan işverenlere, yani patronlara para transferiyle ilgilidir. İşsizlik Fonu, işçinin brüt ücretinden yapılan kesintilerle devlete emanet ettiği bir kaynaktır. Bu emanet, zamanı geldiğinde işçiye destek olarak geri ödenmek üzere devletin namusuna teslim edilmiştir. Söz konusu maddede açıkça yazıyor: İşçi başına 1.270 lira ve üstelik tüm işverenlere ödenecek. Emanete ihanet ne demektir, açın Google’ı hadisi şeriflere bakın” dedi.
Fondan işverene şartsız transfer
Ekmen, “İşsizlik Fonu’nda, işçilerin brüt ücretlerinden aktarılan kaynağı daha önce MESEM’lere yönlendirdiniz, bugün ise doğrudan işverene aktarıyorsunuz. Belki bazı arkadaşlar maddeyi okumamış olabilir ama kanun metni son derece net. Hiçbir ön şart ya da denetleyici mekanizma olmaksızın bu paranın doğrudan işverene aktarılması, emanete hıyanet değil de nedir? Bize bunun cevabını verin” diyerek AK Partili milletvekillerine seslendi.
Devlet, İşsizlik Fonu’ndaki kaynağa muhtaç hale gelmiş
DEVA Partili Ekmen’in konuşması sırasında AK Partili Hasan Çilez ve Eyyüp Kadir İnan’ın sataşmaları üzerine kürsüden yanıt veren Ekmen, “Neye, niçin kızıyorsunuz? Grup başkanvekiliniz çıksın ve desin ki: ‘Hatip yalan söylüyor. 8’inci maddede işverene herhangi bir kaynak transferi yoktur ve bu madde İşsizlik Fonu’yla ilgili değildir.’ O zaman ben de buraya çıkayım; sabaha kadar, TRT canlı yayını başlayana kadar sizden defalarca özür dileyeyim. İşverene yapılacak kaynak transferiyle ilgili hiçbir ön şart yok. Şu olabilir: İşveren denetlenir, gerçekten zor durumda olup olmadığı tespit edilir. Gerekçede ‘istihdamı korumak’ deniyor; peki istihdam, büyük patronlara para aktararak mı korunur, yoksa belirli şartlar altında zorluk yaşayan işverenin desteklenmesiyle mi? Faizciye parayı hazineden veriyorsunuz; patronlara gelince neden İşsizlik Fonu’nu kullanıyorsunuz? Bu fon; hepimizin evlatlarının, gençlerinin, amcalarının, dayılarının zor günler için biriktirdiği para değil mi? Bir işçi ‘İşsizlik Fonu’ndan yararlanmak istiyorum’ dediğinde son üç yılda 600 gün prim ödeme şartı aranıyor. Peki, bu parayı işverene aktarırken herhangi bir şart koşuyor musunuz? Hayır. Bunun adı, işsizin kara gün için biriktirdiği ve devletin namusuna emanet ettiği paranın patronlara transferi değil de nedir? Bunun cevabını verin. Devlet, İşsizlik Fonu’ndaki bu kaynağa muhtaç hale gelmişse, bu durum devletin içine düştüğü vahim tabloyu ortaya koyuyor” dedi.
Emekliler her alanda sizin ifadenizle negatif büyüme yaşıyor
Ekonomideki “negatif büyüme” kavramına göndermede bulunup, emeklilerin yıllar içinde yoksullaştığına değinen Ekmen, “Emekli maaşını çok geriye gitmeden 2020 yılıyla karşılaştıralım. TÜİK verilerine göre 2020 yılında 214 kilogram pirinç alabilen bir emekli bugün 143 kilogram alabiliyor; %33,2’lik negatif büyüme söz konusu. Yine TÜİK verilerine göre, 2020’de 33 litre zeytinyağı alabilen emekli bugün 28 litre alabiliyor; bunda da %15,2’lik bir negatif büyüme var. Dünyanın en pahalı dana eti Türkiye’de. 2020 yılında 38 kilo dana eti alabilen emekli bugün 31 kilo alabiliyor, yani %18,4 negatif büyüme var” dedi.
Garibanların oyuyla geldiniz, garibanların parasını işverene transfer ediyorsunuz
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in sözlerini eleştiren Ekmen, “Sayın Özlem Zengin çok doğru bir cümle söyledi: ‘Biz garibanların oyuyla buraya geldik.’ Emekliyi ‘gariban’ olarak tanımlamanız ayrı bir konu ama emekli başımızın tacı olması gerekirken Genel Kurul kürsüsünde bu şekilde anılması da ayrıca düşündürücüdür. Garibanların oyuyla geldiniz, garibanların parasını işverene transfer ediyorsunuz; bu ayıp da size yeter” diyerek iktidar partili milletvekillerine tepki gösterdi.




