Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Mersin Şubesi, Türkiye’de ekonomik koşullar ve derinleşen yoksulluğun çocukların günlük yaşamını ve eğitim hakkını etkilediğini belirterek kamusal eğitimin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Çocuk yoksulluğunun yalnızca hane içindeki tüketimin azalması anlamına gelmediğini vurgulayan sendika, beslenmeden temiz suya, eğitim materyallerinden ulaşım giderlerine kadar pek çok alandaki ekonomik güçlüklerin çocukların eğitim yaşamını etkilediğine dikkat çekti.

Mersin Eğitimsen Açıklam

Yoksulluk eğitim eşitsizliğine dönüşüyor

Eğitim Sen Mersin Şubesi açıklamasında, ücretlerin erimesi ve temel ihtiyaçların maliyetinin artmasının en fazla çocukları etkilediğini ifade etti. Yoksulluğun çocuklar açısından okula aç gitmek, yeterli ve dengeli beslenememek, temiz içme suyuna ulaşamamak, kırtasiye ve eğitim materyallerini alamamak, ulaşım giderlerini karşılayamamak ve kültür, sanat ve spor etkinliklerinden uzak kalmak gibi sonuçlar doğurduğu belirtildi.

Ekonomik eşitsizliklerin okulun kapısında sona ermediğini kaydeden sendika, bu eşitsizliklerin sınıflara taşınarak eğitim eşitsizliğine dönüştüğünü savundu. Açıklamada, bir tarafta özel ders, yabancı dil, teknoloji, kültür, sanat ve spor olanaklarına erişebilen çocuklar bulunurken diğer tarafta okula aç gelen ve eğitim masrafları nedeniyle temel ihtiyaçlarından vazgeçmek zorunda kalan çocukların bulunduğu ifade edildi.

Çimsa ÇBK Mersin’in Avrupa maç programı belli oldu
Çimsa ÇBK Mersin’in Avrupa maç programı belli oldu
İçeriği Görüntüle

“Bir çocuk okula aç gidiyorsa bu, kamunun sorumluluğudur”

Çocuk yoksulluğunun derinleştiği koşullarda bütün öğrencilere okullarda ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli en az bir öğün sıcak yemek ile içilebilir temiz su sağlanması gerektiğini belirten Eğitim Sen Mersin Şubesi, bunun bir yardım ya da lütuf değil, çocuk, eğitim ve sağlık hakkının gereği olduğunu vurguladı. Sendika, çocukların okula aç gelmesinin olağanlaştırılamayacağını ve öğrencilerin okulda içeceği suyun ailelerin ekonomik gücüne bırakılmaması gerektiğini ifade etti.

Eğitim dışında kalan çocuklara dikkat çekildi

Açıklamada, zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen eğitim sisteminin dışında kalan çocuklara da dikkat çekildi. Yalnızca okula kayıtlı çocukların sayısına değil, eğitimden kopan çocukların kim olduğuna ve kopuş nedenlerine de bakılması gerektiği belirtildi. Yoksulluk, çocuk işçiliği, mevsimlik tarım işçiliği, göç, bakım yükümlülükleri, erken yaşta evlilikler, bölgesel eşitsizlikler, engelli çocukların karşılaştığı erişilebilirlik sorunları ve eğitimin ailelerin üzerine yüklenen maliyetlerinin çocukların eğitim hakkını tehdit ettiği ifade edildi.

Kız çocuklarının eğitimden uzaklaşmasına yol açabilecek ekonomik ve toplumsal koşullara karşı özel kamusal politikalar geliştirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, kız çocuklarının eğitim hakkının yoksulluk, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ailelerin ekonomik koşullarına bırakılamayacağı kaydedildi.

“Yoksul çocuğun geleceği ucuz iş gücü olmak değildir”

Eğitim Sen Mersin Şubesi, ekonomik koşullar nedeniyle çocukların erken yaşlarda çalışma yaşamına yönlendirilmesine de karşı çıktı. Açıklamada özellikle Mesleki Eğitim Merkezleri’ne (MESEM) dikkat çekilerek eğitim ile çocuk emeği arasındaki sınırın giderek belirsizleştiği savunuldu. Ailesinin ekonomik koşulları nedeniyle çalışmak zorunda kalan bir çocuğun durumunun “mesleki yönelim” veya “özgür tercih” olarak sunulamayacağı belirtilen açıklamada, varlıklı ailelerin çocuklarının akademik eğitime ve üniversiteye yöneldiği, emekçi ve yoksul ailelerin çocuklarının ise erken yaşlarda iş gücü piyasasına yönlendirildiği bir sistemin sınıfsal eşitsizlikleri ortadan kaldırmayacağı ifade edildi.

Sendika, mesleki eğitime değil çocuk işçiliğine karşı olduğunu belirterek mesleki eğitimin ucuz çocuk emeğine değil, bilimsel ve pedagojik ilkelere dayanması ve öğrencilerin genel ve akademik eğitim hakkını güvence altına alması gerektiğini vurguladı.

Mersin’de okullar arasındaki farklılıklara dikkat çekildi

Açıklamada Mersin özelinde de okullar arasındaki eşitsizliklere dikkat çekildi. Devlet okulları arasında fiziki altyapı, sınıf mevcutları, öğretmen ihtiyacı, laboratuvar ve kütüphaneler ile spor, sanat ve teknolojik altyapı açısından ciddi farklılıklar bulunduğu ifade edildi. Çocukların hangi nitelikte eğitim alacağının ailelerinin gelir düzeyi ya da yaşadığı mahalle tarafından belirlenmemesi gerektiğini belirten Eğitim Sen Mersin Şubesi, kamusal eğitimin toplumsal eşitsizlikleri yeniden üretmek yerine azaltması gerektiğini savundu. Bu kapsamda kamu kaynaklarının, dezavantajlı bölgelerde bulunan okullar başta olmak üzere okullar arasındaki eşitsizlikleri giderecek biçimde kullanılması gerektiği belirtildi.

“Kaynak var; mesele kaynağın kim için kullanıldığı”

Okulların beslenme, temizlik, personel, fiziki altyapı ve eğitim materyali ihtiyaçları gündeme geldiğinde “bütçe yetersizliği” gerekçesiyle karşılaşıldığını belirten sendika, bu yaklaşımı kabul etmediğini açıkladı. Çocukların eğitiminin gider, beslenmesinin maliyet ve kamusal eğitimin tasarruf alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Eğitim Sen Mersin Şubesi, kamu kaynaklarının önceliğinin çocuklar ve onların geleceği olması gerektiğini ifade etti.

Taleplerini sıraladılar

Eğitim Sen Mersin Şubesi, açıklamasının sonunda taleplerini sıraladı. Sendika;

* Tüm öğrencilere okullarda her gün en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli sıcak yemek verilmesini ve ücretsiz, güvenli içme suyuna erişimin sağlanmasını,
* Eğitim dışında kalan çocukların yeniden eğitime kazandırılması için sosyal ve ekonomik destek programlarının uygulanmasını,
* Kız çocuklarının eğitimden kopmasına yol açan eşitsizliklere karşı özel politikalar geliştirilmesini,
* Tüm eğitim kurumlarının engelli öğrenciler açısından fiziksel, dijital ve pedagojik olarak erişilebilir hale getirilmesini,
* Okullar ve bölgeler arasındaki eşitsizliklerin giderilmesini ve kamu kaynaklarının dezavantajlı okullara öncelik verilerek adil biçimde dağıtılmasını,
* MESEM başta olmak üzere çocuk emeğini ucuz iş gücüne dönüştüren uygulamalara son verilmesini ve mesleki eğitimin çocuk işçiliğinin aracı olmaktan çıkarılmasını istedi.

Sendika ayrıca tüm çocuklar için parasız, bilimsel, laik, demokratik, eşitlikçi, kamusal ve ana dilinde eğitim hakkını savunduğunu belirtti.

Eğitim Sen Mersin Şubesi, açıklamasını “Yoksulluk kader değildir. Eşitsizlik kaçınılmaz değildir. Çocuk işçiliği kabul edilemez” ifadeleriyle tamamlayarak çocukların aşından, suyundan, eğitiminden ve geleceğinden tasarruf edilemeyeceği mesajını verdi.

Muhabir: Emek Ezgi Kıdış