AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında AK Parti Konya İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısına katıldı. Toplantıda konuşan Efkan Ala, Terörsüz Türkiye ve sivil anayasa hedefi konularında değerlendirmelerde bulundu. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un çok partili hayata geçildiğinden bu yana ilk kez bu kadar yüksek bir oyla kabul edildiğini ifade eden Ala, “Türkiye içerisinde diyalog anlayışıyla yola çıktığımız içindir ki Milli Dayanışma Yasamız Meclis’ten 467 milletvekilinin onayıyla geçti. Çok partili hayata geçtiğimizden beri ilk defa bir yasa bu kadar yüksek bir oy oranıyla, milletvekilimizin onayıyla yasalaşıyor. Cumhurbaşkanımız da onayladı ve yayınladı. Bu da Türkiye'nin siyasetinin sorun çözme kapasitesini ortaya koyar. Bu da AK Parti'nin 25 yıldır yaptığı siyaseti nasıl merkeze aldığının somut göstergesidir. Meclis açılınca da Meclis’te de bir komisyon kuracağız. İzleme komisyonu kurulacak ve bu silah bırakma sürecini bütün bu mekanizmaları, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında. 4 ayrı kurulu kuruldu. Onlar faaliyete geçti. Şimdi de Meclis’te bir izleme kurulu milletvekillerimizden diğer partilerin de oluşturduğu milletvekillerimizden bir kurul oluşacak. Türkiye Büyük Millet Meclisi adına bunlar da gidişatı izleyecekler ve yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu.
‘Orta gelir grubunun aşağısından aldık, üst gelir grubuna çıkardık’
Türkiye’yi en kalkınmış 10 ülke arasına koymak için çalışmalar yapacaklarını ifade eden Efkan Ala, “Türkiye'nin önümüzdeki dönem için ortaya koyduğu vizyonun adıdır Türkiye Yüzyılı. Türkiye'yi orta gelir grubundan onun aşağısından aldık. Şimdi üst gelir grubuna çıkardık. Üst gelir grubunda da kalıcı olarak varlığımızı sürdürmek ve nihayetinde dünyanın en gelişmiş, en kalkınmış 10 ülkesi arasına sokmak için Türkiye'yi yeni reform programları ortaya koyacağız. Yaptık hazırlıklarını işte bunun adı Türkiye Yüzyılı. Biz yaptıklarımızı anlatarak güven sağlarız. Ama yapacaklarımızı anlatarak milletimize umut veririz. O umuda güvenir millet çünkü biz söylediklerimizi yaptık. Yapamayacaklarımız da söylemedik. O bakımdan yolumuza böyle devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de o temel hedefimiz olan dünyanın en gelişmiş, en kalkınmış 10 ülkesi arasına girmek için demokrasimizin de ekonomimizin de sosyal yapımızın da her açıdan bütün varlığımızın kendisine katkı sunması, çoğaltması, üretmesi bunların hepsini bir arada yapması lazım. Bunun çabası içerisindeyiz. Şimdi sorunlarını çözerek yoluna devam eden bir toplum. Ekonomide de elbette şimdi sorunlar da var. Ama ekonomide 235 milyar dolardan alıp bugün 1,6 trilyon dolara çıkaran bu kadrodur. Dünyada trilyon dolarlık ülkeler arasına sokan ve Türkiye'yi üst gelir grubuna çıkaran bu kadro, bu anlayıştır, bu yönetimdir. Hiç merak etmeyin. Bugünkü sorunlar da çözüp yoluna devam edecek” diye konuştu.
‘Yeni anayasaya ihtiyaç var’
Yeni anayasa için Meclis’te çalışmaların başlayacağını açıklayan Ala, şöyle devam etti:
“Yaptıklarımızı geri dönmemek üzere garanti altına alan, haklar, özgürlükler, demokrasi konusunda, ekonomi konusunda ve yapacaklarımız konusunda da Türkiye'nin gençlerini, Türkiye'nin beyinlerini fırsatlarla buluşturacak olan politikamızı ortaya koymak için de yeni bir anayasaya ihtiyacımız var diyoruz ve bunu başından beri dile getiriyoruz. Şimdi o Meclis’te oluşan siyasetin sorun çözme kapasitesini biz inşallah önümüzdeki dönemde katılımcı, özgürlükçü bir anayasa konusunda da görmek istiyoruz. Hak ve özgürlükleri garanti altına alan, gençlerin önündeki fırsatlarla buluşmasını sağlayacak olan, toplumun dayanışmasını mümkün kılacak olan, refah altına alacak olan, işleyen, şeffaf, hesap verebilen bir devlet yapısının da takip edilmesini sağlayacak olan sivil anayasa. Bu halen daha Türkiye'nin 80 darbesinden sonra ruhuyla birlikte bugüne kadar devam eden, onlarca kez değiştirdik ama değiştirdikçe değiştirilmesi gereken madde sayısı artıyor. Çünkü bütün olarak problem, bütün olarak millet iradesini kuşatma altına alma anlayışıyla yapılmış, vesayet odaklarına daha çok güvenen, milletin iradesine güvenmeyen bir anlayışla yapılmış anayasa. Şimdi bunlardan tamamen kurtulmanın ve millet iradesini devlet idaresine tam hakim kılacak bir anayasa yapmanın artık zamanı geldi de geçiyor.”




