Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE) ve Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal, Doğu Akdeniz bölgesini etkisi altına alan plastik atık krizine ilişkin ortak bir bildiri yayımladı. Açıklamada, bölgenin deniz, kıyı, tarım ve canlı yaşamının büyük bir ekolojik tehdit altında olduğu vurgulandı.
"Mersin Limanı’ndan tüm bölgeye yayılıyor"
Çin'in 2018 yılındaki yasak kararının ardından Türkiye'nin Avrupa plastik atıklarının ana adreslerinden biri haline geldiği ifade edildi. İthal edilen atıkların Mersin Limanı üzerinden tüm Doğu Akdeniz'e dağıtıldığı, kontrolsüz depolama ve yakma işlemleri nedeniyle yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının, nehirlerin, kıyıların ve havanın ağır biçimde kirlendiği aktarıldı.
"Mikroplastikler toprakta ve gıdalarda"
Sorunun yalnızca bir atık yönetimi meselesi olmaktan çıktığı belirtilen bildiride "İthal atıklardan kaynaklanan mikroplastik ve nanoplastikler artık sadece denizde değil; toprakta, sulama suyunda, gıdalarda ve canlı organizmalarda karşımıza çıkmaktadır. Doğu Akdeniz tam anlamıyla bir plastik atık krizi yaşamaktadır" denildi.
"Plastik kirliliği iklim krizini tetikliyor"
Plastik üretiminin fosil yakıtlara dayalı olduğu hatırlatılan açıklamada; ham madde çıkarımından nakliyeye, atık bertarafından yakma süreçlerine kadar her aşamada sera gazı emisyonu oluştuğu kaydedildi. Zaten kuraklık, yüksek sıcaklık ve orman yangınlarıyla mücadele eden Doğu Akdeniz'de atık yakmanın iklim krizini derinleştirdiği ifade edildi.
"Çevresel adaletsizliğe karşı mücadele sürecek"
Avrupa ülkelerinin kendi atık yükünü başka coğrafyalara aktarmasının kabul edilemez bir çevresel adaletsizlik olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Hilal ve DAÇE temsilcileri, Çukurova’nın tarım topraklarının ve Akdeniz’in plastik deposu yapılmasına karşı hukuki ve demokratik mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.




