30 günlük oruç sürecinin ardından Bayram geldi. Tatlı ve şekerli yiyeceklerin tüketimi ise, özellikle oruç sonrası vücutta ani kan şekeri dalgalanmaları, hazımsızlık ve yorgunluk gibi sorunlara yol açabileceği için merak konusu oldu. Bu konuda uyarıda bulunan Diyetisyen Betül Taşdirek, tatlıların porsiyon kontrollü ve dengeli şekilde tüketilmesinin önemine dikkat çekti.

Whatsapp Image 2026 03 19 At 13.40.21

"Unlu mamullerin aşırı tüketimi, hazımsızlık ve yorgunluğa yol açabilir”"

“Bayramda şekerli ve unlu mamullerin aşırı tüketimi, yemek sonrası hazımsızlık ve yorgunluğa yol açabilir” uyarısında bulunan Diyetisyen Betül Taşdirek, porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Diyetisyen Taşdirek “Ramazandan sonrası daha doğrusu belli bir müddet açlık sonrasında vücudumuzda hücrelerin glikoz alım kapasitesi artar. Bayramda kontrolsüz basit karbonhidrat olarak şekerli tatlılar beyaz unlu mamüller veya porsiyon kontrolü olmadan besinler tüketmek kısa vadede postprandial somnolans yani yemek sonrası uyku hali , kan şekerinde ani dalgalanmalar , yorgunluk ve hazımsızlıkla sonuçlanabilir uzun vadede ise vücudumuzda adipoz dokunun artışına neden olabilir zaten İslamiyet'te acıkmadan yemek yememek ya da doymadan kalkmak gibi öneriler aslında modern tıpta yerini leptin ve ghrelin hormonlarının dengesini koruma ilkesinin temeli olarak bırakmıştı” ifadelerine yer verdi.

Tatlı ve şekerli gıdaların sağlık üzerindeki etkileri

Tatlı ve şekerli gıdaların sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çeken Diyetisyen Taşdirek, “Yüksek basit şeker miktarına sahip tatlılar aynı zamanda yüksek glisemik indekse de sahiptir ve tüketildiğinde vücutta akut şeker yüklemesi ile damarlarda trigliserit seviyelerini çok hızlı yükselterek damar basıncının yükselmesine neden olur tabi ki bu durumdan sadece damarlar etkilenmez biliyorsunuz ki vücudumuzda birçok unsur birbirine bağlı çalışır damarlarda oluşan dengesizlik bütün organizmalara sirayet ederek metabolik bozukluklara kapı aralar. Diyabet hipertansiyon kardiyovasküler hastalıklar ve pkos gibi kadın hastalıkları insulin temelinde rahatsızlıklar olduğu için hastalıkların tetiklenmesi yadsınamaz olur” dedi.

Kronik hastalıklara sahip bireylerde beslenmenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Diyetisyen Taşdirek, kişiye özel beslenme planlarının sağlık üzerindeki etkilerine de dikkat çekti. Diyetisyen Taşdirek “Beslenme planı hastalığa özel değil kişiye özel planlanmalıdır. Kronik hastalıkları bulunan bireyler için porsiyon kontrolü yani ölçülendirme çok önemlidir. Bir diyetisyen olarak herkese hitap edebilmesi adına insülin direncine bağlı gelişen rahatsızlıklarda stratejik bir öneride bulunacak olursam tatlı türevleri tüketirken yanında süt grubu bulundurmak kan şekerinin ani yükselmesini engelleyerek kronik rahatsızlıkları olanlar için önemli bir adım oluşturacaktır” ifadelerine yer verdi.

Tutuklanan Sendikacı Mehmet Türkmen’e destek
Tutuklanan Sendikacı Mehmet Türkmen’e destek
İçeriği Görüntüle

69B8F5E26A554F24E6886781

"Kademeli ve porsiyon kontrollü tüketim sağlıklı bir bayram için şart"

Oruç sonrası vücudun enerji depolama moduna geçtiğine dikkat çeken ve bayramda şeker tüketiminin kontrollü olmasının önemini vurgulayan Diyetisyen Taşdirek “Belirli bir müddet açlık yani oruçtan sonra vücut enerjiyi depolama moduna geçer. Bayramda yüksek şeker tüketimi ile ani şeker yükselmesi insanda insülin şokuna ardından da acıkma hissi ile daha fazla yeme isteğine neden olabilir. Doğru olan uygulama şeker tüketimini kademeli olarak yükseltmektir Güne direkt çok yüksek şeker yüklemesi ile başlamak hem mideyi yorar hem de az önce saydığımız birçok komplikasyonu meydana getirebilir” dedi.

Diyetisyen Taşdirek, bayram kahvaltısının serpme değil “seçme” tarzında olması gerektiğini belirterek, karbonhidrat, protein, yağ ve liften oluşan dört temel besin grubunun dengeli şekilde tüketilmesini önerdi. Diyetisyen Taşdirek, özellikle işlenmiş et ve türevlerinden mümkün olduğunca kaçınılması gerektiğini, zira oruç sonrası bağırsak mikrobiyotasındaki epitel dokuların ağır yükü tolere etmekte zorlanabileceğini ve bunun hem bağırsakta hem de midede sindirim bozukluklarına yol açabileceğini de vurguladı.

Bayramda tatlı tüketiminde denge ve ölçünün önemine dikkat çeken Diyetisyen, kademeli ve porsiyon kontrollü tüketimin sağlıklı bir bayram için şart olduğunu belirtti. Diyetisyen Taşdirek “ Dengelemek ölçü ile meydana gelir bayramda tatlı tüketiminin kademeli olarak arttırılması gerektiğini az önce vurgulamıştık fakat denge nasıl olur derseniz tatlı tüketilecekse eğer porsiyon miktarına uygun tüketilmelidir bunun yanında mutlaka süt ayran yoğurt gibi kalsiyum ve protein kaynağı tüketilmelidir. Ayrıca bol su tüketimiyle toksinlerin vücuttan atımı da kolaylaştırılabilir. Dengeleme sanatı tüm bu önerilerin uygulanması ile gerçekleşir” dedi.

"Vücudumuza aşırı yüklenerek israfa dönüştürmeyelim"

Diyetisyen Taşdirek, çocuklarda sağlıklı beslenme alışkanlıklarının küçük yaşta kazanılması gerektiğine de dikkat çekti. “Ağaç yaş iken eğilir: Çocuklar küçüklükte gördüklerini büyüdüklerinde de kendi çocuklarına uygularlar” diyen Diyetisyen Taşdirek“ Ağaç yaş iken eğilir. Hangi konu olursa olsun çocuklar küçüklükte ne görürse büyüdüğünde de onu uygular ya da küçüklükte değil hayatının hangi döneminde ebeveyni ona ne verirse kendi çocuklarına da onu verir. Bu yüzden genellikle önce ebeveynin doğru bir örnek teşkil etmesine önem vermeliyiz. Daha sonra çocukları ele alacaksak aşırı şeker tüketimi çocuklarda hem ağız sağlığı ile ilgili problemlere yol açabiliyor hem de iştahsızlığa neden olabiliyor uzun vadede hiperaktivite gibi konsantre bozukluklarına da yol açabiliyor bunun için aileler bayramlarda özellikle çocuklara ya da günlük hayatta ödül olarak şekerleme yerine kuru meyve veya kuru yemiş gibi alternatifler sunmalıdır. Hiç mi şeker tüketmemeliler derseniz tabii ki tüketecekler fakat sizin koyduğunuz sınırlandırma ile daha sağlıklı hale gelecektir bu şekilde kültürü sağlıklı halde yaşatmayı göz önünde bulundurmanız önemle bizler tarafından rica olunur” sözlerine yer verdi.

Bayramda ikramlıkların geri çevrilmeden küçük porsiyonlar halinde tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen “ Misafirlikte önerim göz hakkı kadar yani ikramlıklardan her birinden tadımlık alarak ev sahibine teşekkür ederek sünnet olan ikramı geri çevirmeme nezaketini porsiyon küçülterek yerine getirmektir” dedi.

Alanında uzman Diyetisyen Betül Taşdirek ”Biyolojik bir arınma sürecinin finali olan bayramı, vücudumuza aşırı yüklenerek bir israfa dönüştürmeyelim. Lütfen yaptığımız her şeyi bilinçli bir tüketici olarak yapmaya özen gösterelim. Geçen 30 günlük arınmanın ve bu arınmayı ruhen bedenen sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmenin sonucunda bayram sevinciyle dolup yaşamanın huzuruna varıp şükretmeyi unutmamayı herkese tavsiye ederim" ifadeleriyle kendi görüşünü belirtti.

Kaynak: Gamze Demir