Klinik Psikolog Cemile Yıldırım, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) tembellik olmadığını vurgulayarak, ailelere erken tanı ve doğru yaklaşım konusunda kritik uyarılarda bulundu.
Çocukluk döneminde sıkça karşılaşılan ve sadece akademik başarıyı değil, sosyal ilişkiler ile günlük yaşam becerilerini de derinden etkileyen DEHB, günümüzde en çok tartışılan nörogelişimsel durumların başında geliyor. Klinik Psikolog Cemile Yıldırım, dikkat süresinde kısalık, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ile karakterize olan bu durum hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Tembellik değil, dikkat yönetimi sorunu
DEHB’li çocukların genellikle isteksiz veya tembel olarak etiketlendiğine dikkat çeken Yıldırım, durumun aslında bir kapasite yönetimi sorunu olduğunu belirterek, "Çocuklar çoğu zaman verilen işi yapmak ister ancak dikkatlerini yönetmekte zorlanırlar. Bu çocuklar, dikkatlerini uzun süre sürdüremedikleri için yönergeleri kaçırabilir, sık sık hayallere dalabilir ya da başladıkları işi tamamlamakta güçlük yaşayabilirler" dedi.
En yaygın belirtiler arasında; unutkanlık, eşyalarını kaybetme, yerinde duramama, sürekli söz kesme, sabırsızlık ve görevleri yarım bırakma yer aldığını ifade eden Yıldırım, “Dijital çağın en büyük risklerinden biri olan kontrolsüz ekran kullanımı, DEHB belirtilerini daha da ağırlaştırabiliyor. Yıldırım, hızlı uyaranlara alışan çocukların ders gibi durağan süreçlerde daha çabuk sıkıldığını ifade ederek, ekran süresinin sınırlandırılmasının ve içeriklerin seçici olmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Aileler için stratejik öneriler
DEHB ile başa çıkmada ailelerin tutumunun belirleyici olduğunu söyleyen Klinik Psikolog Cemile Yıldırım, Çocuğunuza kısa ve anlaşılır yönergeler verin. Günlük rutinler oluşturarak belirsizliği ortadan kaldırın. Çalışma alanlarındaki dikkat dağıtıcı unsurları minimuma indirin. Çocuğun doğal hareket ihtiyacını karşılayabileceği aktiviteler planlayın” tavsiyelerinde bulundu.
Tanı koyma yetkisi sadece uzmanlarda
Çevreden gelen yorumlarla çocuklara "etiket" yapıştırılmasının tehlikelerine değinen Yıldırım, kesin tanı sürecine dair ise, "DEHB tanısı; yalnızca çocuk ve ergen psikiyatristleri tarafından, detaylı değerlendirme ve gözlem sonucunda konulabilir. Bireysel gözlemlerle tanı koymak yanlıştır. Şüphe durumunda mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" uyarılarında bulundu.





