Kahramanmaraş merkezli depremlerin büyük yıkıma uğrattığı Hatay’da, binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bine yakın insan hayatını kaybetti. Asrın felaketine Antakya ilçesi Saraykent Mahallesi’nde yakalanan 7 yaşındaki Zeynep Koyun, depremde annesini, babasını ve 4 kardeşini kaybetti. Depremin enkazından kurtulurken sağ bacağını kaybeden 7 yaşındaki Zeynep, ailesini kaybettikten sonra amcası Hasan Koyun’un ailesiyle birlikte hayata tutunmaya çalışıyor. Kentte depremi yaşayanlara umut olan ve Hatay Valiliği koordinasyonunda birçok kurumun iş birliğiyle kurulan Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi tarafından sağ bacağını kaybeden Zeynep’e, yüksek teknolojili Protez Ortez Üretim ve Rehabilitasyon Ünitesi’nde kendisine özel olarak tasarımlı protez yapılarak hayallerine adımlar atmaya devam ediyor. Depremin ardından amcası ailesiyle birlikte Zeynep’e koruyucu aile oldu. Zeynep, amcasına ’baba’ amcasının eşine de ’anne’ diyerek sesleniyor. Depremden sonra ağabeyinin emanetine gözü gibi bakan amca Hasan Koyun, koruyucu aileliği insanların yapması gerektiğini söyledi.

"Burada babamla ve annemle kalıyorum"
Amcası ve eşini kendi ebeveyni yerine koyan Zeynep Koyun, "Ben büyüyünce avukat olmak istiyorum. Burada babamla ve annemle kalıyorum. Oyunlar oynuyoruz. Saklambaç ve yakalamaca oynuyoruz. Okula gidiyorum ve bir şeyler öğreniyorum. Vali amcayı çok seviyorum. Ben Vali amcanın evine gittim, o da benim evime gelsin" dedi.
"Zeynep şu an ben ve eşime, ’anne, baba’ diyor"
Depremin ardından yeğeni Zeynep’e koruyucu aile olarak bakmaya başladıklarını ve kendi çocuklarıyla birlikte büyüttüklerini söyleyen amca Hasan Koyun, "Zeynep’in amcasıyım. 6 kişilik ailesinden sadece Zeynep’imiz kaldı. 6 Şubat depreminde enkazının altında kalıp diğer kardeşleriyle babasını ve annesini kaybetti. O enkazda tek Zeynep’imiz kaldı ve 52 saat enkaz altından çıkarttık. Birkaç ay hastane sürecinde sağ bacağını ampute etmek zorunda kaldık. Bacağı kangren olup kalbe zarar veriyordu. Depremden sonra hep bizimle beraber oldu. Zeynep bizim kızımız, burada okula gidiyor, kardeşleriyle oyun oynuyor ve bize adapte oldu. Annesini ve babasını sormuyor. Bizi annesi, babası diye biliyor. Biz de bu süreci ona anlatmamaya çalışıyoruz. Sırf etkilenmesin diye bütün doktorlar ve danışmanlarımız bunu bize bildiriyor. Biz de elimizden geleni yapıyoruz. O da bizim emanetimiz olacak. Zeynep yaşadığımız sürece bizim evladımız kalacak. Artık 18 yaşına geldikten sonra kendi yolunu çizecek. Zeynep çok hiperaktif bir çocuk, yerinde duramıyor, sürekli oyun oynuyor bacağından dolayı biraz geri kalsa da durmuyor. Çocuklarımla abi kardeş oldular. Bu da Zeynep ablamız ve bizimle yaşıyor. Zeynep şu an ben ve eşime, ’anne, baba’ diyor. Biz çocuklarımızdan geri bırakmıyoruz. Hepsine neyse Zeynep’e de aynı şefkati ve sevgiyi göstermeye çalışıyoruz. Koruyucu aile çok iyi bir sistemdir. Çocuklarımız ortamda büyürken hem aile şefkatinin içinde hem de aile olarak biliyor. Psikolojik olarak da çocuklarımız daha rahat oluyor. Herkesin böyle çocukların evlat edinilmesine çok güzel gözle bakmalarını istiyorum" ifadelerini kullandı.




